Ana içeriğe geç
Sözlük

olabilmek ile cümle

olabilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.Но у вас есть шанс стать лучше.
Ama daha iyi olabilmek için bir şansınız olacak.レベルアップすることは、幸せの原動力です。
Ama işimizde başarılı olabilmek için bu bir parçasıdır ve öyle de yaptık.аплодисменты Я был здесь-
Ama işimizde başarılı olabilmek için bu bir parçasıdır ve öyle de yaptık.森の奥で数日かけて 将軍や武装した仲間と話しました 攻撃的で反抗的な人たちでした それでも成果を上げることができました
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.그러나 제가 그 말에 걸맞게 성장하기까지 거의 10년이 걸렸습니다.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.20歳になる頃には 私は海軍の 爆発物処理ダイバーでした
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Ale dorośnięcie do tych słów zajęło mi prawie 10 lat.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Ale trvalo mi téměř desetiletí, než jsem vyrostl do těchto slov.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Dar mi-au trebuit aproape zece ani ca să ajung aşa.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.De majdnem tíz év kellett, hogy e szavakba belenőjek.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Doch es dauerte fast ein Jahrzehnt, bis ich in diese Worte hineinwuchs.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Maar het koste me bijna tien jaar om in die woorden te groeien.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Ma ci sono voluti quasi 10 anni prima che io mi identificassi in quelle parole.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Mais il m'a fallu presque dix ans pour que je le devienne.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Men det tog mig nästan ett decennium att växa ikapp de orden.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Nhưng phải mất gần một thập kỉ tôi mới thực sự làm được điều đó.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Tapi perlu hampir satu dasawarsa bagi saya untuk benar-benar menyerap kata-kata itu.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Αλλά θα μου έπερνε σχεδόν μια δεκαετία για να μεγαλώσω με αυτά τα λόγια.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Дорости до цих слів зайняло в мене майже десятиріччя.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Но ми трябваше почти десетилетие, да израстна в тези думи.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.Но мне понадобилось десятилетие, чтобы понять, что́ на самом деле означают эти слова.
Ancak bu kelimeleri olabilmek benden hemen hemen bir on yıl aldı.אבל עבר כמעט עשור שנים עד שיכולתי לעמוד מאחורי מלים אלה.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.A to, co nás všechny spojuje, je mnohem silnější než to, co nás rozděluje.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Den selben Wunsch über uns selbst hinauszuwachsen, und besser zu werden.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.De wens om boven onszelf uit te stijgen en beter te worden.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Et ce que nous avons en commun est bien plus grand que nos différences.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.지금의 우리를 넘어서서 더 잘되고자 하는 같은 희망도 갖고 있습니다.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Lo stesso desiderio di elevarci, e diventare migliori.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Ugyanúgy szeretnénk túlnőni magunkon, és jobbá válni.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Ước muốn chung để phát triển lên và trở thành người tốt hơn.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Wszyscy chcemy przekraczać samych siebie i stawać się lepszymi ludźmi.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Y lo que nos enlaza a todos es mucho más grande que lo que nos separa.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Την ίδια επιθυμία να ξεπεράσουμε τους εαυτούς μας και να γίνουμε καλύτεροι.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.И това, което ни свързва, е много по-силно от това, което ни разделя.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.Одинаковое желание - подняться выше своего я и стать лучше.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.בחמישה ביוני, יום איכות הסביבה,
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.الرغبة ذاتها بالترفع عن أنفسنا ، وأن نصبح أفضل.
Ayni temenniyi paylasiyoruz; ilerlemek ve daha iyi olabilmek.同じ望みを持っている
Batæ Avrupa Ÿlkelerinde internet sayfa-sæ tasaræmæ, yaratæmæ ve idamesi oldukîa pahalæya mal olabilmektedir.Povezovanje lahko vkljuイuje sreイanja, usklaje-vanje dejavnosti in doloイanje prednosti.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.여기서 우리가 다섯 마리째 토끼를 가지려면 딸기 100개를 포기해야 하는 거죠.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.A museli bychom se vzdát 100 bobulí, abychom získali pátého králíka.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.lecz aby to zrobić, musielibyśmy wyrzec się 100 jagód. Aby dostać piątego królika.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.Тогава трябва да се откажем от 100 боровинки, за да имаме този заек.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.A mente faz o melhor que pode para organizar para conferir algum tipo de coerência nisto.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Az agy megteszi a tőle telhetőt hogy a legjobban összerendezze és összefüggésbe hozza ezeket.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Der Verstand tut sein bestes, das alles zu organisieren und in irgend einen Zusammenhang zu bringen.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Het brein doet zijn best om te organiseren, om het een zekere samenhang te geven.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Hjärnan gör sitt bästa för att organisera och skapa någon form av sammanhang av det.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.뇌는 이런 현상으로 논리적으로 설명하기 위해 노력하고 논리를 찾으려고 합니다.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.La mente fa del suo meglio per organizzare, e dare una qualche coerenza a tutto ciò.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.La mente se esfuerza por organizar, y para dar algún tipo de coherencia a esto.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.L'esprit fait de son mieux pour l'organiser, et donner une sorte de cohérence à tout cela.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Mieli pyrkii järjestelemään pirstaleita ja luomaan jonkinlaista johdonmukaisuutta.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Mintea face tot posibilul să o organizeze, şi să îi dea o oarece coerenţă.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Sindet gør sit bedste for at organisere og give en form for sammenhæng i dette.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Trí óc cố gắng hết sức để giữ trật tự, và tạo ra sự mạch lạc.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Το μυαλό κάνει ότι καλύτερο να οργανώσει και να δώσει κάποια συνεκτικότητα σε αυτό.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Ваш разум пытается сделать все возможное, чтобы связать все это воедино.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.Умът прави всичко възможно да се организира и да придаде на това някаква свързаност.
Beynimiz organize olabilmek, ve buna bir uyum getirmek için elinden geleni yapıyor.המוח עושה את מיטבו כדי לארגן, למצוא איזשהו סוג של עקביות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod