olabildiğince ile cümle
olabildiğince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Hanno lo stesso cervello, e lo stesso EEG. E ora sono inseparabili.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Ils ont le même cerveau, et le même EEG. Ils sont actuellement aussi proches qu'on peut l'être
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.그들은 똑같은 뇌와 뇌파검사 결과를 받았습니다. 정신병질자들과 상당히 가깝습니다.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Mają taki sam mózg i takie same EEG. Bliżej być nie mogą.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Měli stejný mozek, stejné EEG. A teď k tomu mají co nejblíže.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Mereka memiliki otak yang sama, EEG yang sama. Dan sekarang mereka sangat dekat.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Sie haben das gleiche Gehirn, und das gleiche EEG. Sie sind einander so ähnlich, wie man nur sein kann.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Ugyanolyan az agyuk és az EEG-jük. És most úgy szeretik egymást, amennyire csak lehet.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Ze hebben dezelfde hersenen, en dezelfde EEG. Nu zijn ze de beste vrienden.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Έχουν τον ίδιο εγκέφαλο, τα ίδια εγκεφαλογραφήματα. Και τώρα είναι όσο πιο κοντά γίνεται
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Имат еднакви мозъци и еднаква електроенцефалограма. И сега са по-близки от всякога.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.У них однакова будова мозку, однакова енцефалограма. І вони найближче підходять до схеми.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.יש להם אותו מוח, אותו EEG. ועכשיו הם מאוד קרובים.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.لديهم نفس الدماغ، ونفس التخطيط الدماغي. والآن هم أقرب ما يكون.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.彼らは今できるだけ近くにいます しかし、悪いニュースがどこかで起こるでしょう
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Also hielt ich schnell an, und das war es.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Asa ca am oprit destul de repede si asta a fost totul.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Du coup je me suis arrêté rapidement, et on s'en est tenu à ça.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.그래서 저는 꽤 신속하게 차를 멈췄죠, 그런 일도 있었네요.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Nên tôi dừng xe ngay và không đi nữa.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Quindi mi sono fermato subito ed è finita lì.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Úgyhogy elég gyorsan megálltam, ezzel vége is volt.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Vrij snel daarna stopte ik.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Więc szybko się zatrzymałem i tak się skończyło.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Έτσι σταμάτησα γρήγορα και αυτό ήταν.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Трябваше да спра бързо и това беше.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.Я, разумеется, сразу остановился. На этом съёмки закончились.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.אז עצרתי מהר מאוד, וזה היה הסוף.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.فتوقفت على الفور وانتهى الأمر.
Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.他人の目を通して
Ben etrafımdan olabildiğince haberdar olmak istiyorum.Και θέλω να είμαι όσο το δυνατόν περισσότερο προσεκτικός.
Ben küçükken... ...tek istediğim büyümekti. Olabildiğince hızlı büyümek.Като бях малка, исках единствено да порасна час по-бързо.
Ben küçükken... ...tek istediğim büyümekti. Olabildiğince hızlı büyümek.Когда я была маленькой, я мечтала только об одном:
Bize göre, bilinç kaybı üzerine yaptığımız incelemelerle ölümü incelemeye olabildiğince yaklaşıyoruz.臨死状態の調査とほぼ同じものです
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Así que la idea pretendida es que sea difícil usarlo mal.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Chodzi o to, by utrudnić złe użycie.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Donc l'idée ici est qu'on veut faire que ce soit difficile des'en servir de travers.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Então, a ideia aqui é o que dizemos, queremos tornar difícil usá-lo da maneira errada.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Het moet moeite kosten om het apparaat verkeerd te gebruiken.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Jak říkáme, musíte to udělat tak, aby bylo těžké použít to špatně.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.그래서 잘 못 사용하지 못하도록 해야 했습니다.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.L'idea è di rendere difficile l'uso scorretto.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Så idéen her er at gøre det svært at bruge det forkert.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Vậy như đã nói, ý tưởng ở đây là làm ra một sản phẩm bạn khó có thể dùng sai cách
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Wir machen es also schwer, es falsch zu benutzen.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Εδώ η ιδέα είναι, ότι θέλουμε να είναι δύσκολο να χρησιμοποιηθεί λάθος.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Идеята е, че е трудно да го направите, .
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.Можно сказать, мы сильно осложнили неправильное использование.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.אז הרעיון כאן הוא בעצם לגרום לכך שיהיה קשה להשתמש במכשיר בצורה לא נכונה.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.إذاً نقول أن الفكرة هنا، تريد أن تجعل من الصعب إستخدامه بشكل خاطئ.
Bize göre buradaki amaç , yanlış kullanım olasılığını olabildiğince azaltmaktır.別の言い方をすれば 正しい使い方が
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.Intyget ska lämnas till dig så snart som möjligt.
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.Le certificat doit vous être envoyé dans les plus brefs délais.
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.Le deben enviar el certificado lo antes posible.
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.Todistus täytyy toimittaa sinulle mahdollisimman pian.
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.Работодатель обязан предоставить вам справку в самые короткие сроки.
Bonservisin size olabildiğince çabuk verilmesi gerekir.يتوجب إرسال الشهادة لك في أسرع وقت ممكن.
Bu kıvrımlar bilgi depolama... ...alanlarını kafatası içinde... ...olabildiğince attırmak için.Convolutions ini... ... Dunia pikiran adalah dibagi menjadi dua belahan.
Bu kıvrımlar bilgi depolama... ...alanlarını kafatası içinde... ...olabildiğince attırmak için.Estas convoluções, aumentam enormemente a área da superfície disponível, num cérebro de dimensão limitada.
Bu kıvrımlar bilgi depolama... ...alanlarını kafatası içinde... ...olabildiğince attırmak için.이 뇌주름들은 제한된 크기의 두개골 속에서 정보의 저장을 위해 가능한 그 표면적을 크게 증가시켰던 것입니다.