olabildiğince ile cümle

olabildiğince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Elde tutmak : Bilginin organizasyonu içinde kalmasını olabildiğince iyi bir şekilde sağlamak.Kainuoja pateikti optimalią informaciją organizacijai.
Kaleci atışta kale alanını olabildiğince doldurmaya çalışır.Dailidės stengdavosi medžio drožiniais kuo daugiau užpildyti tuščias plokštumas.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Turi turėti kiek įmanoma didesnį tankį.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Be to jie buvo suinteresuoti, kad karas tęstųsi kiek įmanoma ilgiau.
Bombayı yerleştirirken olabildiğince çok sayıda burjuvanın ölmesini amaçlıyordu.Valenbergo užduotis buvo išgelbėti kiek galima daugiau pasmerktųjų mirti.
Tam olarak yapmaya çalıştığım şey karakteri çok abartmadan sözlere de olabildiğince içten yaklaşabilmekti."Ji buvo sukurta „išreikšti kaip įmanoma daugiau, naudojant kaip įmanoma mažiau“.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Sõda tuleb lõpetada esimesel võimalusel.
Bu sebepler araştırılırken olabildiğince çok ve uzman kişinin görüşü alınmalıdır.Kuulaja võtab endale uurimise tarbeks nii palju aega kui vajalikuks peab.
Olabildiğince yeşildir.Tegelikult on see tahvel küll roheline.
Bu bantta olabildiğince fazla sayıda yayın yapılması hedeflenir.Diagrammi koostamiseks tuleb küsitleda võimalikult palju inimesi.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Seltsi tegevus taastati esimesel võimalusel.
El almaz: Mümkün olabildiğince az el almak veya en iyisi hiç el almamaktır.Küsimustega ei tasu liialdada, pigem esitada neid võimalikult vähe.
Bu nedenle yaptığımız projede Bir kere olabildiğince gün ışığı kullandık.Projekti teostamiseks valiti aeg, mil Päikese aktiivsus oli võimalikult suur.
Bu işlem sırasında katı parçalar olabildiğince sudan ayıklanıyor.See tähendab seda, et kuivatatakse korraga niipalju, kui palju on võimeline vastuvõtt läbi töötlema.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Vastuseid püüti anda nii kiiresti kui võimalik.
Daha iyi görüş sağlamak için gemilerin olabildiğince yüksek bir yerinde bulunur.Rõdud on kinnitatud laevakerest väljapoole, et pakkuda paremat vaadet.
- alıp, olabildiğince çok dilime ayırıp, bunları almaktı.Si es para equities le daremos eso a State Street.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Aber Ziel war es etwas wirklich ruhiges zu gestalten.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Dar a fost gândit să fie destul de liniştit.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Het was bedoeld om rustig te zijn.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.하지만 파빌리온은 꽤 조용해야 했습니다.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.L'intenzione era quella di creare uno spazio tranquillo.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Mais c'était conçu pour être plutôt calme.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Mas a intenção era que fosse sossegado.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Pero la intención fue hacerlo muy silencioso.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.W założeniu miało być dość spokojnie.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.А [в павильоне] должно было быть тихо.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.Но намерението беше да е доста тихо.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.אבל הוא היה מיועד להיות די רגוע.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.ولكن كان من المقرر أن تكون هادئة جدًا.
Ama bu yapının olabildiğince sessiz olması düşünüldü.歩き回って情報を集めれば
Ama genel kanı oranları veya kesirleri olabildiğince sadeleştirmek. .하지만 약속으로 비나 분수를 바로 여기에 있는 것처럼 간단한 형태나 단순화된 형태로 만드는 것입니다
Ama genel kanı oranları veya kesirleri olabildiğince sadeleştirmek. .Нека да направим няколко други примери. Да речем, имаме двадесет ябълки.
Ama genel kanı oranları veya kesirleri olabildiğince sadeleştirmek. .لكن الاتفاقية العامة هي ان تضع النسبة او الكسر، اذا اردت تسميتها كذلك، في ابسط صورة او في الصورة المنخفضة
Ama genel kanı oranları veya kesirleri olabildiğince sadeleştirmek. .最も簡単な形に 置き換えます。 他の例をやってみましょう。
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Ale hlavním cílem červených krvinek je pojmout co nejvíce hemoglobinu.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Kłopot z czerwonymi krwinkami polega na tym, że muszą mieć tak dużo hemoglobiny, jak to tylko możliwe.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.적혈구는 가능한 많은 헤모글로빈을 담아야 하죠
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Maar de punt met rode bloedcellen is dat het zoveel mogelijk hemoglobine moet bevatten, als mogelijk.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.O probelma crucial é que as celulas vermelhas do sangue contem tanta hemoglobina como possivel
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.Головна мета еретроцитів - містити в собі якомога більше гемоглобіну.
Ama kırmızı kan hücresinde bütün mesela olabildiğince çok hemoglobine sahip olmasını sağlamak.אבל מטרת תאי הדם היא להכיל מה שיותר המוגלובין.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Een plaats die zo verschillend is van San Francisco als maar kan zijn, binnen de VS.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.샌프란시스코와는 정말 천양지차지만
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Místo od San Franciska odlišné tak, jak jen může v rámci USA být.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Sebuah tempat yang sangat berbeda dari San Fransisco tetapi masih dalam Amerika Serikat.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Um local o mais diferente possível de São Francisco mas, mesmo assim, dentro dos EUA.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Un endroit aussi différent de San Francisco que possible en restant aux Etats-Unis.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Едно място, което е толкова различно от Сан Франциско, колкото може да бъде и все още да е в САЩ.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Це місце настільки відрізняється від Сан-Франциско, наскільки це можливо в межах США.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.Это место настолько отличается от Сан-Франциско, насколько это вообще возможно в пределах США.
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.הוא הפך מתופס כלבים מהולל
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.مكان مختلف تماما عن سان فراسيسكو
Amerika Birleşik Devletler'i sınırları içinde olsa da San Francisco'dan olabildiğince farklı bir yere.不思議なくらい違った場所です そこで彼はまたやりました
Antarktika'ya gidip olabildiğince çok leopar fokuyla suya girip onlara güzel bir silkinme yaşatmak istiyordum.남극에 가서, 물에 들어가서 최대한 많은 레오파드 바다표범을 만나서, 만회한 기회를 주자 -- 였습니다.
Antarktika'ya gidip olabildiğince çok leopar fokuyla suya girip onlara güzel bir silkinme yaşatmak istiyordum.אני רוצה ללכת לאנטרטיקה, להיכנס למים עם כמה שיותר הידרורגות נמריות. ואתן להם הזדמנות הוגנת --
Antarktika'ya gidip olabildiğince çok leopar fokuyla suya girip onlara güzel bir silkinme yaşatmak istiyordum.اريد ان اذهب الى القطب المتجمد وان انزل الى المياه في المناطق الغنية بفهود البحر لكي اكتشف ماهية حقيقة
Antarktika'ya gidip olabildiğince çok leopar fokuyla suya girip onlara güzel bir silkinme yaşatmak istiyordum.ヒョウアザラシがたくさんいる海に入り 本当に危険な動物なのかどうか 公平な目で見てやろうと思ったのです
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Au acelasi creier, aceasi electroencefalograma. Si acum sunt mai apropiati ca niciodata.
Aynı beyne, aynı EEG'ye sahipler. ve birbirlerine olabildiğince yakınlar.Chúng có bộ não giống nhau, kết quả điện não đồ như nhau. Bây giờ thì hai đứa đã rất thân nhau.

İlgili Sayfalar