olabildiğince ile cümle
olabildiğince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Los caracteres pueden estar ligados unos con otros.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.I bambini con croup sono generalmente mantenuti calmi il più possibile.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Questo allo scopo di ottenere un apparecchio quanto più sottile possibile.
Böylece herkes ihtiyacına göre olabildiğince memnun edilmiş olur.Qualsiasi aiuto possa ricevere sarà apprezzato.
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.Tutto rientra in una maniera frivola e della più facile genericità."
Ancak onlar olabildiğince düzlerdir.Sembrare più grande possibile.
Öte yandan küçüğü olabildiğince hoş ve bir melek kadar nazik.Dolce e gentile, adorabile come un angelo.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.L'UE attua le misure restrittive decise dalle Nazioni Unite il più rapidamente possibile.
Bu yüzden gribi olabildiğince çabuk atlatmaya bakılmalıdır.Idealmente la striscia va tirata via il prima possibile.
Cesaretimi olabildiğince topladım ve çalışan bayana saçımı rengarenk yapmasını istedim.Ti imploro di prendere seriamente in considerazione ciò che ti ho detto ed aiutare una vedova nel bisogno.
Lise yıllarında olabildiğince müziğe odaklanmaya başlamış.С гимназических лет много занимался музыкой.
Kendisini ve yapıtlarını "mümkün olabildiğince yapay" olarak tanımlamıştır.Я молю Бога о том, чтобы он и его „идеалы“ как можно скорее были уничтожены.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Брат и сестра пытаются сделать его жизнь там как можно более комфортабельной.
Böylelikle hem suya olabildiğince yakın hem de hiç ıslanmadan uzun yollar katedilebilir.Поэтому рекомендуется пить как можно больше воды перед погружением и после него.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Браслеты жёстко закреплены между собой.
Bu bataryalar, zırhlıları muhriplerden olabildiğince korumaya çalışır.«Мы попросили инженеров сделать барабаны максимально громкими.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Необходимо как можно скорее освободить невинных.
Ama hiç olmadıkları veya olabildiğince az oldukları düşünülmektedir.На данный момент их может быть меньше или уже совсем не осталось.
Toprağı olabildiğince ıslak tutulmalıdır.Дерево для построек должно быть сухим, насколько возможно.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.يجب أن يتم إنهاء الحرب بالسرعة القصوى.
İnsanın ana hedefi, her şeyi bir kenara bırakarak olabildiğince çok para kazanmaya yönelmektedir.غاية الإنسان الرئيسية تتحول نحو كسب أكبر كم ممكن من المال، مما يضع كل شيء آخر في الخلفية.
Gelirleri olabildiğince eşit hale getirmek için çabalamalıyız.ولماذا نريد الحصول على معادلة مختزلة قدر الإمكان?
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.الأطفال الذين يعانون من الخانوق يتم عموماً الحفاظ عليهم هادئين قدر الإمكان.
Alman harekât planı ise batı yönünde olabildiğince hızlı hareket etmek ve bu koridoru açık tutmaktır.الطريقة الأفضل هنا هي أن تتجه إلى الجسر المتحرك بأسرع ما يمكن.
Aleksios ve muhafızları geri çekilmeden önce olabildiğince direndiler.Aleixo e sua guarda resistiram o quanto puderam antes de recuar.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Crianças com crupe geralmente são mantidas tão calmas quanto possível.
Ancak onlar olabildiğince düzlerdir.Vou sepultar o maior numero possível.
Sadece bulunduğun yeri koruyabilmen için olabildiğince hızlı koşman gerekiyor.Ele consiste em você conseguir ficar correndo pelo maior tempo possível que você conseguir.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.As finais começariam o mais cedo possível.
Haham Yehuda HaNasi bütün bilgileri toplamak için olabildiğince çok din bilgesine başvurdu.Yad Vashem continua o seu projecto de recolher o maior número de nomes de vítimas judias possível.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Assim, ela quer que você termine a corrida o quanto antes.
Böylece herkes ihtiyacına göre olabildiğince memnun edilmiş olur.Acho que todos ficarão bem satisfeitos com o que estamos preparando.
Bu nedenle yaptığımız projede Bir kere olabildiğince gün ışığı kullandık.Assim, eles usaram a luz natural sempre que possível.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Kinderen met kroep worden in het algemeen zo rustig mogelijk gehouden.
Ellerindeki programları kullanarak olabildiğince fazla bilgisayara zarar vermeye çalışırlar.Er wordt geprobeerd de capaciteit van de verschillende computers zo goed mogelijk te gebruiken.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Hij liet deze voortaan zo veel mogelijk over aan zijn eerste minister.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Het geweld moet stoppen zodra het kan.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Het principe was om een zo licht mogelijke auto te bouwen.
Rubik Küpü'nü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi.Media afspelen Speedcubing is de kunst van het zo snel mogelijk oplossen van Rubiks kubus.
Bu yüzden gribi olabildiğince çabuk atlatmaya bakılmalıdır.Echter wil Bram zo snel mogelijk vertrekken.
Toprağı olabildiğince ıslak tutulmalıdır.De voeten dienen zo droog mogelijk gehouden te worden.
Olabildiğince dingin ve basit” şeklinde özetledi.Het betekent "op een zo gemakkelijke en fijngevoelige wijze".
Çiçeklenmesi için olabildiğince fazla ışık görmesi gerekir, ama bu ışık direk güneş ışınları olmamalıdır.Deze plant heeft veel licht nodig maar geen direct zonlicht.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.Er zal altijd worden getracht de laatste fase zo comfortabel mogelijk te maken.
Kediler de köpekler gibi günde iki kez ve olabildiğince çeşitli yiyeceklerle beslenmelidir.Het is de gewoonte voor Joden om op deze dag zo veel mogelijk verschillende vruchten te eten.
Ama hiç olmadıkları veya olabildiğince az oldukları düşünülmektedir.De vormen minder, am mindesten zijn echter ook mogelijk.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Dzieci chorujące na krup powinny być w miarę możliwości uspokajane.
Kemikler birbirine olabildiğince sıkı bağlanmışlardır.Składniki są mieszane najdokładniej jak to możliwe.
Olabildiğince hızlı biçimde, olabilldiğince fazla yerleşimi istila etmeye çalıştı.Te w większości, możliwie jak najszybciej, udały się do domów.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Barn med krupp ska hållas så lugna som möjligt.
Ancak onlar olabildiğince düzlerdir.Det är dock bäst att inkludera dem i största möjliga mån.
Bu kurallar töreni olabildiğince sadeleştirir.Detta sakrament skall firas så ofta som möjligt.
Dilin, düşünce üretme biçiminin olabildiğince esnetildiği bir programdır .Syftet var att skapa ett programspråk som var så svårt som möjligt att kompilera.
Kol ve bacak hareketleri, dik açı olabildiğince korunarak yapılır.Eld och rörelse samordnas för att åstadkomma största möjliga verkan.
Olta olabildiğince uzağa atılır ve hafif hafif çekilmeye başlanır.Göra start och stopp så snabba som möjligt.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.Man ville ha en så billig bil som möjligt med stor motor.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Från och med nu gäller det att så snabbt som möjligt bli av med alla sina kort.
Bu, insanların olabildiğince 'normal' görünmeleri isteğine sahip olduklarını göstermektedir.Det vill säga att de är utförda så att det ska låta så naturtroget som möjligt.
Böylelikle hem suya olabildiğince yakın hem de hiç ıslanmadan uzun yollar katedilebilir.Det handlar om att vara under vattnet så länge som möjligt med bara ett enda andetag.