olabildiğince ile cümle

olabildiğince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Efendim başlamadan önce hakkınızda olabildiğince çok şey bilmek istiyoruz.Sir, we would like to know as much as we can about you... before we start these dialogues.
Ve ne varsa olabildiğince silin ve ıslak mendilleri buraya ya da çöpe atın.Now if the baby has had a bowel movement, you never, obviously, want to use any kind of dirty wipe.
Bu yüzden, bebeğin bacaklarını tutun, olabildiğince silin silin ve silin.So really hold the baby's legs, wipe, wipe, wipe as much as you can. You have to open the legs.
Kullanıcıların Google'a gelmelerini ve aradıkları bilgiyi olabildiğince çabuk bulmalarını isteriz.We want users to come to Google and get their information as quickly as they possibly can.
Normalden uzun bir gezi olsa da, olabildiğince çabuk geri döneceğim.It will be a longer trip than normal. But I will try my best to return as quickly as possible.
Olabildiğince nazik ele alayım, meseleyi:Let me put the point as delicately as possible:
Olabildiğince evde dur !Go home as soon as you can.
Olabildiğince uzun süre ağzınızda tutunuz! Bu sizi iyileştirecek.Keep it in your mouth as long as possible, it'll do you good.
Ve sonra hayatınızı onları olabildiğince kullanabileceğiniz şekilde yeniden şekillendirebileceğiniz.And then re-crafting your life to use them as much as you possibly can.
Noktaları olabildiğince düz bir şekilde birleştirmeye çalışıyorum.So let me connect the dots as best as I can.
Olabildiğince paralel çizmeye çalışacağım.I'll draw it as parallel to this as I can.
- - Siz de "Bunu olabildiğince erken ödemek istiyorum" diye düşünüyorsunuz. -After six months, I want you to pay $1 principal plus 50% interest, plus 50 cents, right?
Mümkün olan en iyi çözümlere ihtiyacımız var ve bunları olabildiğince hızlı yaymamız lazım.We need the best ideas possible. We need them now and we need them to spread fast.
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,Who hinders men from (doing) good, the transgressor, the iniquitous,
Tüm araç çubuklarını olabildiğince küçültMake all navigation bars as small as possible
Yine de olabildiğince dikkatli olmak istedim.I didn't want it to come out exploitative in any fashion.
Olabildiğince yaşayın, olabildiğince çok eğlenin.Live as much as you can, have as much fun as possible.
Bana olabildiğince çabuk bir kılıç ver!Give me a sword as quickly as possible!
Son görev için katılımcıdan görevi olabildiğince çabuk gerçekleştirmesi istendi.For the last task, the participant was asked to perform the task as quickly as possible.
Yapımcı Jack Rollins, yaptıklarının "çok şaşırtıcı, çok yeni, olabildiğince taze" olduğunu söyledi.Producer Jack Rollins said their act was "so startling, so new, as fresh as could be.
Bir parçanın "ruh hali olabildiğince yoğun olduğunda" bittiğini söyledi. [17]He said a piece was finished "when the mood is as intense as it can be made."[17]
İşçiler olabildiğince çok almak, patronlar mümkün olduğunca az vermek isterler.The workmen desire to get as much, the masters to give as little as possible.
Yine de olabildiğince açık konuşan bir arkadaşı küçümseme.Yet scorn not a friend who spoke as plainly as he might.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Er hoffe, dass die Kämpfe so schnell wie möglich beendet würden.
Toprağı olabildiğince ıslak tutulmalıdır.Er muss möglichst feucht gelagert werden.
Yeniden kör olabilme endişesiyle olabildiğince okumaya çalıştı.Aus Angst, erneut zu erblinden, begann er so viel wie möglich zu lesen.
Ancak onlar olabildiğince düzlerdir.Meist halten sie sich jedoch in möglichst großen Höhen auf.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Die Quästur hatte er zum frühestmöglichen Zeitpunkt erreicht.
O nedenle istatistikçiler olabildiğince az yanılma ile test yapmak isterler.Daher versuchen die Spieler, möglichst wenig Stiche anzusagen.
Olabildiğince iyimser olmaya çalışır.Er versucht, so gut es geht mitzuspielen.
Çalışmakta olan orta yaşlı insanlar da olabildiğince köyde ikamet etmektedirler.Im Dorf sollen demenzkranke Menschen so selbstbestimmt wie möglich leben können.
Olabildiğince yeşildir.Grün ist schöner.
Cesaretimi olabildiğince topladım ve çalışan bayana saçımı rengarenk yapmasını istedim.Jemand rammte mich, und ein spitzer Damenabsatz trat mich gegen das Schienbein.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Er wollte den Verbündeten gerade so viel Unterstützung zukommen lassen wie nötig.
Bu bantta olabildiğince fazla sayıda yayın yapılması hedeflenir.Generell wird eine möglichst große Bandbreite des Sendesignals angestrebt.
Kediler de köpekler gibi günde iki kez ve olabildiğince çeşitli yiyeceklerle beslenmelidir.Gefüttert werden die Vögel normalerweise zweimal täglich mit Getreide, das mit Grünfutter ergänzt wird.
Olabildiğince az ve bedenle teması az ve iki parçalı bir elbise giyilmelidir.Der Blütenstandsstiel ist kurz und trägt ein oder zwei beschuppte, kleine Blätter.
Bu işlem sırasında katı parçalar olabildiğince sudan ayıklanıyor.Durch diese läuft nach Möglichkeit über die Zeit hin der größte Teil der Entwässerung.
Rubik Küpü'nü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi.Le but reste de résoudre un Rubik's Cube le plus rapidement possible.
Böylece araç olabildiğince alçak bir yapıya sahip olacaktı.L'appareil doit donc avoir une masse à vide la plus faible possible.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Il décida donc de cesser le combat au plus vite.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Une pétition est également lancée pour qu'ils soient placés en sécurité le plus vite possible.
Kruplu çocukların olabildiğince sakin kalmaları sağlanmalıdır.Les enfants atteints de croup sont généralement gardés le plus calme possible.
Kendisini ve yapıtlarını "mümkün olabildiğince yapay" olarak tanımlamıştır.Il décrira lui-même son style comme étant « aussi artificiel que possible ».
Kupa Almaz ♥ suitten mümkün olabildiğince az veya en iyisi hiç ♥ almamaktır.Les WRC d'aujourd'hui doivent glisser le moins possible, et même pas du tout.
Sovyet kuvvetleri, harekâtın esas hedefi olan Minsk'ten olabildiğince ilerlemek yönünde emir aldı.Son but initial était de piéger autant de troupessoviétiques que possible autour de Minsk.
Olabildiğince bu karmaşık işlemleri çok rahat algılanabilir kılmaya çalıştık.J'ai essayé de faire en sorte que vous y portiez aussi peu d'attention que possible.
Birçok kulüp mevcut olup her biri olabildiğince etkindir de.Des camps séparés existaient pour ceux capables de travailler et les autres.
Artık savaşı olabildiğince kısa sürede sona erdirmek kararındadır.Pretende terminar con la guerra como sea posible.
Ancak onlar olabildiğince düzlerdir.Se tiene que aguantar lo máximo posible.
Ama hiç olmadıkları veya olabildiğince az oldukları düşünülmektedir.¿O bien al menos los conoce aunque sea un mínimo?
Ellerindeki programları kullanarak olabildiğince fazla bilgisayara zarar vermeye çalışırlar.Seguí escribiendo ideas en la computadora cada vez que podía.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Israel esperaba completar el cerco lo más rápidamente posible.
Kol ve bacak hareketleri, dik açı olabildiğince korunarak yapılır.Las piernas y los brazos pueden ser añadidos si es necesario.
Bu bantta olabildiğince fazla sayıda yayın yapılması hedeflenir.Es recomendable tener el mayor número de mejoras para este combate.
Bombayı yerleştirirken olabildiğince çok sayıda burjuvanın ölmesini amaçlıyordu.El objetivo de su atentado era matar tantas personas como fuese posible con la explosión de una bomba.
Sovyet operasyonu, Polonya güçlerini olabildiğince batıya (Polonya'nın başkenti Varşova'ya kadar) püskürttü.La operación soviética empujó a los polacos de regreso hacia el oeste, hacia la capital polaca, Varsovia.
Aynı zamanda olabildiğince kısa sürede kuvvetlerinin takviye edilmesini de istemiştir.Naturalmente, a mí también, en cuanto pude, me pusieron a trabajar.
Bu, soğutma hızının olabildiğince yüksek olmasıyla sağlanabilir.Esto se puede conseguir haciendo la velocidad del refrigerante en los conductos lo más alto posible.
Çiçeklenmesi için olabildiğince fazla ışık görmesi gerekir, ama bu ışık direk güneş ışınları olmamalıdır.Necesita bastante luz para producir flores, pero sin llegar a ser expuesta a pleno sol.

İlgili Sayfalar