TV'ye göre bugün hava güzel olacak.According to the TV, it will be fine today.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Bana biraz yardımcı olabilir misin?Can you help me a little?
O beni sevmese bile ona karşı samimi olacağım.I will be friendly to him even if he doesn't like me.
O, yaklaşık kaça mal olacak?About how much will it cost?
SSCB sadece son çare olarak ülkede hava saldırılarını kullanacak.The USSR will only use air strikes in the country as a last resort.
Bu gibi olaylar oldukça yaygındır.Such incidents are quite common.
O tasarımcının adını tam olarak anlamadım.I didn't quite catch the name of that designer.
O doğru olamaz.That can't be true.
O gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor.That sounds too good to be true.
O, ciddi bir soruna neden olabilir.It may give rise to serious trouble.
Bu gerçek olamaz.It cannot be true.
O gerçek olamaz.That cannot have been true.
O gerçekten benimki olabilir mi?Can it really be mine?
Bu doğru olamaz.It can't be true.
O, gerçek olabilir mi?Can it be true?
O, gerçek olabilirdi.That might have been true.
O, onun doğru olabileceğini söyledi.She said that it might be true.
Doğru olabilir ya da olmayabilir.It may or may not be true.
Bu doğru olabilir.It may be true.
Onu tamir etmek yaklaşık 2000 yene mal olacak.It will cost about 2000 yen to repair it.
Hiçbir şey ondan daha iyi olamaz.Nothing can be better than that.
Bunun için suçlanacak olan sensin.It is you that are to blame for it.
Onun için fazladan bir masraf olacak mı?Will there be an extra charge for that?
Tren beş dakika içinde gidiyor olacak bu yüzden acele etsen iyi olur.The train will be leaving in five minutes so you had better hurry up.
Bu sorun, doğal olarak tartışma yarattı.That problem naturally invited debate.
Sorun sonraki toplantıda halı üzerinde olacak.The problem will be on the carpet at the next meeting.
Sorun hâlâ çözülmemiş olarak duruyor.The problem still remains to be solved.
Konu henüz tam olarak araştırılmadı.The subject has not yet been fully explored.
Sorunla ilgili olarak, onların başka bir görüşü var.With regard to the problem, they have another opinion.
Ayrıcalık özel olarak kadın için ayrılmıştır.The privilege is reserved exclusively for women.
Hayvanı canlı olarak yakalamalısın.You must catch the animal alive.
İkizler tam olarak benziyorlar.The twins look exactly alike.
Kaza sonucu olarak birçok yolcu öldü.As a result of the accident, several passengers were killed.
Kimse kazanın nasıl olduğunu kesin olarak bilmiyordu.No one knew for certain how the accident happened.
Bu olay onun ününü zedeledi.That incident harmed his reputation.
Felakete neden olan deprem 1995 yılında meydana geldi.The earthquake which caused the disaster occurred in 1995.
Demokratik fikirlerin o ülkeye tanıtılması yavaş bir süreç olacak.Introducing democratic ideas into that country will be a slow process.
Konu hakkında sizinle özel olarak konuşabilir miyim?May I talk with you in private about the matter?
Konu hakkında seninle özel olarak konuşabilir miyim?May I talk with you in private about the matter?
Bu planı gerçekleştirmek karşılıklı olarak yararımıza olacaktır.It will be to our mutual benefit to carry out the plan.
Planı uygularken, bütün olası zorluklar hesaba katılmalıdır.In carrying out the plan, you should have reckoned with all possible difficulties.
Plan başarılı olacaktır.The plan is bound to succeed.
Plan ayrıntılı olarak tartışıldı.The plan was discussed in detail.
O plan uzun vadede muhtemelen başarısız olacak.That plan will probably fail in the long run.
Öğrenci ana branş olarak felsefe okuyor.The student majors in philosophy.
Toplantı yarın olacak.The meeting will take place tomorrow.
Ben toplantıda tercüman olarak görev yaptım.I acted as interpreter at the meeting.
Konferans yıllık olarak gerçekleşir.The conference takes place annually.
Toplantı yıllık olarak düzenlenmektedir.The meeting is held annually.
Toplantıya katılmaya ciddi olarak söz vermedim.I didn't commit myself to attend the meeting.
Şarkıcı popüler olacak.The singer is going to be a hit.
Bilimci son bilimsel bilgiler ışığında garip olayları açıkladı.The scientist explained the strange phenomena in the light of recent scientific knowledge.
Elma, açlığımı geçici olarak giderdi.The apple appeased my hunger temporarily.
O listedeki kitapları Japonya'da bulmak zor olacak.The books which are on that list will be difficult to find in Japan.
Bu koşullar altında biz başarılı olamayız.Under such circumstances, we cannot succeed.
Böyle bir olay burada oldukça yaygındır.Such an event is quite common here.
Böyle bir davranış şüpheye neden olacaktır.Such conduct will give rise to suspicion.
Böyle bir ekonomik program yoksulların pahasına zenginlere yardımcı olacaktır.Such an economic program will help the rich at the expense of the poor.
Böyle bir şey tekrar olabilir mi?Can such a thing happen again?