Ana içeriğe geç
Sözlük

ola ile cümle

ola kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Size yardımcı olabilir miyim, madam?May I help you ma'am?
Emin olarak söyleyemem.I can't say for sure.
İngilizce olarak derdimi anlatabildim.I managed to make myself understood in English.
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?Are you taking any medicine regularly?
Size yardımcı olabilir miyim?Can I help you?
Neyin yanlış gittiğini tam olarak öğrenmeliyim.I need to find out exactly what went wrong.
Ne olacağını tahmin edemeyiz.It is unexpected what breaks out.
Ne olacağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling what will happen.
Ne olabileceği bilinmez.There is no knowing what may happen.
Kimse ne olacağını öngöremez.Nobody can foresee what'll happen.
Olanları duyduğumuzda çok şaşırdık.We were astonished to hear what had happened.
Ona bir şey olmuş olabilir.Something may have happened to him.
Kötü bir şey olacak.Something bad's going to happen.
Ona kötü bir şey olabilir.Something bad may happen to him.
Böyle gülmene sebep olan şey nedir?What makes you laugh like that?
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
Geçici bir köprüye ihtiyacın olacak.You'll need a temporary bridge.
Dünya dönmeyi durdursa,ne olacağını tahmin edersin?Were the earth to stop revolving, what do you suppose would happen?
Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.The thermometer reads three degrees below zero.
Bu dünyada yalnız olacağım.Alone in this world I'll be.
Çatısı kırmızı olan şu ev benim amcamındır.That house, the roof of which is red, is my uncle's.
Çatısı yeşil olan ev benim.The house whose roof is green is mine.
Kırmızı çatısı olan ev Tom'un evidir.That's Tom's house with the red roof.
Çevre kirliliğinin bir sonucu olarak gölde hiç bir yaşam formu mevcut değil.As a result of pollution, the lake is without any form of life.
Lafı uzatmayı kes ve olanları bana anlat.Stop beating around the bush and tell me what happened.
Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.A lot of bicycles are illegally parked in front of the station.
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
İstasyon buradan yakın. Tren için zamanında olacaksın.The station is near here. You'll be in time for the train.
İngilizler genel olarak tutucu insanlardır.The English are generally a conservative people.
Eğer İngilizce konuşmuyorsanız iyi bir pozisyon elde etme olasılığınız çok az muhtemeldir.You're much less likely to get a good position if you don't speak English.
İngilizce ticari olarak yararlıdır.English is useful in commerce.
Bazı İngilizce zarflar sıfat olarak işlevini yerine getirir.Some English adverbs function as adjectives.
İngilizce olarak cevap verin.Answer in English.
İngilizce olarak yanıtla.Answer in English.
İngilizce olarak yanıtlayın.Answer in English.
Lütfen onu İngilizce olarak söyle.Say it in English.
Sonsuza kadar sizinle olacağım.I'll be with you forever.
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.You will be more vigorous if you exercise.
Araba sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful when you drive.
Dedikoduyla meşgul olacak zamanım yok.I have no time to engage in gossip.
O yağışlı olacağından korktuğunu söyledi.He said that he was afraid it would be rainy.
Ne olursa olsun orada olacağım.I'll be there rain or shine.
Yağmur olasılığına karşı şemsiyeni almayı unutma.Remember to take your umbrella, in case it rains.
İçki içmek ve araba sürmek tehlikeli olabilir.Drinking and driving can be dangerous.
Yıldırım tehlikeli olabilir.Lightning can be dangerous.
Şimşek, elektriksel bir olaydır.Lightning is an electrical phenomenon.
Bir dizi olay savaşın başlamasına yol açtı.A chain of events led to the outbreak of the war.
Bir kitap ince, diğeri ise kalın. Kalın olanının yaklaşık 200 sayfası var.One book is thin. The other is thick. The thick one has about 200 pages.
Ben her zaman ilk olarak spor sayfasını okurum.I always read the sports page first.
En sıkıntılı olan en iyinin yozlaşmasıdır.What is most troublesome is the corruption of the best.
Genel olarak küçük kızlar bebekleri çok severler.In general, little girls are fond of dolls.
Genel olarak, tasarruflar artıyorlar.Generally speaking, savings are increasing.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genel olarak konuşursak, Japon kadınları mütevazıdır.Generally speaking, Japanese women are modest.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşulursa, bir kadın bir erkekten daha uzun yaşayacaktır.Generally speaking, a woman will live longer than a man.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Genel olarak, Amerikalılar kahveyi severler.Generally speaking, Americans like coffee.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçilerdir.Generally speaking, the Japanese are hard workers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ola ile cümle - Sayfa 5 - ola kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App