Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.In the near future, we may have a big earthquake in Japan.
Gelecekte ne olacağını tahmin etmek mümkün değil.There is no telling what will happen in the near future.
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.There will be an energy crisis in the near future.
Yakın zamanda bir deprem olacak mı?Will there be an earthquake in the near future?
Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.These problems will be solved in the near future.
Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.It is said that there will be a big earthquake in the near future.
Yakında bir seçim olacağını söyleniyor.It is said that there will be an election soon.
Bahar çok geçmeden burada olacak.Spring will be here before long.
Hafif dikkatsizlik büyük bir felakete sebep olabilir.Slight inattention can cause a great disaster.
Öğretmenlerin, bütün öğrencilerine tarafsız olarak davranmaları gerekir.Teachers should treat all their students impartially.
Ders kitaplarınız kapalı olarak beni dinleyin.Listen to me with your textbooks closed.
Yarın hava iyi olacak, belki.It will be fine weather tomorrow, perhaps.
Ben tam olarak Kyoko'nun nerede yaşadığını bilmiyorum, ama Sannomiya yönünde.I don't know exactly where Kyoko lives, but it's in the direction of Sannomiya.
Biz oldukça samimi olarak konuştuk.We talked quite frankly.
Mevcut olanlar habere şaşırdılar.Those present were surprised at the news.
Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.Out of sight out of mind. When you're separated you lose touch.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
İnekler ihtiyacımız olan birçok şey bize verirler.Cows supply us with many things we need.
Acele et, ve zamanında okulda olacaksın.Hurry up, and you will be in time for school.
Acelen olduğunda bu tür bir şey olabilir.That sort of thing can happen when you are in haste.
Sadece sana yardım etmekten memnun olacağım.I'll be only too pleased to help you.
Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.From an objective viewpoint, his argument was far from rational.
Ben, başkan olarak Don Jones'u aday göstermek istiyorum.I would like to nominate Don Jones as chairman.
Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.You should be alert to the possible dangers.
Olan olmuş.What is done cannot be undone.
Şirketinizle olan mali sorunlarımızı halletmede yardımınızı istirham etmek istiyoruz.We would like to ask your help in clearing up our financial problems with your company.
Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.A reporter is interviewing Dr. Patterson about Koko, a talking gorilla.
Düzenli olarak açık havada çalışan kişiler uykusuzluk sıkıntısı çekmezler.People who regularly work in the open air do not suffer from sleeplessness.
Teknik olarak o hala bir öğrenci.Technically he is still a student.
2020 yılına kadar şehrimizin nüfusu ikiye katlanmış olacak.By the year 2020, the population of our city will have doubled.
Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.Take it easy. I can assure you that everything will turn out fine.
Sakin olalım.Let's take it easy.
Televizyonu kapa. Konsantre olamıyorum.Turn off the television. I can't concentrate.
Çevik kuvvet polisleri olay yerine geldi.The riot police arrived on the scene.
Kulağa garip geliyor olabilir ama söylediği doğru.It may sound strange, but what she said is true.
Temel olarak, fikrine katılıyorum.Basically, I agree with your opinion.
Sorunuzu cevaplamaktan mutlu olacağım.I'll be happy to answer your question.
Davetini kabul etmekten çok mutlu olacağım.I will be very happy to accept your invitation.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.I will be pleased to help you.
Gözleri zayıf olan bir kişi uzağı göremez.A person with weak eyes can't see far.
Sürekli yükselen fiyatların bir sonucu olarak sosyal huzursuzluk çıkabilir.Social unrest may come about as a result of the endless rising of prices.
Hatalı olan sendin.It was you that were wrong.
Önemli olan ne okuduğun değil onu nasıl okuduğundur.It is not what you read but how you read it that counts.
Bir yer bulmanın kolay olacağına eminim.I'm sure it'll be easy to find a place.
Şeker tatlandırıcı olarak balın yerini aldı.Sugar replaced honey as a sweetener.
Minnettarlığımın bir ifadesi olarak bunu size sunabilir miyim?May I present this to you in token of my appreciation?
Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.It seems unlikely that any society could completely dispense with myths.
Bütün öğrenciler onu temsilcileri olarak tanıdılar.All the students recognized her as their representative.
Çevre kirliğine karşı olan kampanyada öğrenciler başı çekiyordu.Students took the lead in the campaign against pollution.
Bazı bilim adamlarına göre, büyük deprem şimdi her an olabilir.According to some scholars, a major earthquake could occur at any moment now.
Bir nükleer savaş, insanlığın yok olmasına neden olacak.A nuclear war will bring about the destruction of mankind.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Kural olarak o erken kalkar.As a rule, she is an early riser.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçidir.Generally speaking, Japanese are hard workers.
Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.As a rule, twins have a lot in common.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking, women are better linguists than men.
Genel olarak konuşulursa kızlar erkeklerden daha iyi dilcidirler.Generally speaking girls are better linguists than boys.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşulursa, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak konuşursak, biz Japonlar yabancı dilleri konuşmaktan çok çekiniyoruz.Generally speaking, we Japanese are a little too timid in speaking foreign languages.