olağanüstü ile cümle
olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Опитва се да създаде усет, че това е историческа възможност да се направи нещо наистина изключително.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.שזו הזדמנות היסטורית לעשות משהו ממש יוצא דופן.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.أن هذه فرصة تاريخية لتقوم بشيئ رائع حقا.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.歴史に残る機会だという意識を生み出すのです これは本当に喜びの多い活動です
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.A qualquer momento que você ficar confuso sobre a tendência, apenas olhe para os casos extremos.
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.En cualquier momento que estén confundidos sobre la tendencia solo vean a los casos extremos.
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.Kdykoliv si nebude jistí, stačí se prostě podívat na extrémní případy.
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.이러한 경향에 관해 혼동이 될때는 언제든지 극단적인 경우를 살펴 보십시오.
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.Wenn ihr mal nicht mehr weiter wisst, schaut euch die Extremen an
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.У випадку, якщо ви трошки заплутаєтеся, просто погляньте на крайні групи таблиці.
Bu eğilimle ilgili kafanız karıştığında, sadece olağanüstü durumlara bakın.عندما تجد نفسك مرتبكا حيال التغير التدريجي فقط تابع الحالات المتطرفة
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Această realizare este extraordinar de corozivă, cu o extraordinară capacitate de a corupe.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Denna insikt är extraordinärt frätande, - extraordinärt korrumperande.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Die realisatie is buitengewoon aantastend, buitengewoon corrumperend.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Diese Erkenntnis ist unheimlich zersetzend, unheimlich beschädigend.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Ennek felismerése rendkívül káros, bomlasztó hatással van rájuk.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Esa comprensión es sumamente corrosiva, extraordinariamente corruptora.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Essa perceção é extraordinariamente corrosiva, extraordinariamente corruptiva.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.그러한 인식은 엄청난 지속적인 해악을 주며, 심각하게 부패한 것입니다.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Questa consapevolezza è straordinariamente corrosiva, straordinariamente corruttrice.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.To uvědomění je mimořádně nakažlivé, mimořádně rozkladné.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Η συνειδητοποίηση αυτού είναι εκπληκτικά διαβρωτική, εκπληκτικά εκφαυλιστική.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Осъзнаването на това е изключително разрушително, изключително покварно.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.Это понимание невероятно губительно, невероятно разлагающе.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.עלינו להבין שזה הרסני עד מאד, משחית עד מאד.
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.وهذا الافتراض او الشعور - بمخالفة القانون - مدمر جدا ومسيء جدا
Bu farkındalık olağanüstü bir şekilde aşındırıcı, olağanüstü bir şekilde yozlaştırıcı.堕落に結び付きやすいことです でも、民主主義の社会では、より良いことができるはずなのです
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Aceste fotografii sunt extraordinare fiindcă tranziția e foarte rapidă.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Dan gambar ini sangat luar biasa karena pergeserannya sangat cepat.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Deze beelden zijn bijzonder, want deze transitie gaat erg snel.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Diese Bilder sind außergewöhnlich, denn der Übergang geht sehr schnell.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Estas imágenes son extraordinarias porque la transición es muy rápida.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Et ces photos sont extraordinaires parce que cette transition est très rapide.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.이 사진들이 특별히 귀중한 이유는 바다밑의 상태가 급속도로 바뀌었기 때문이죠.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Những tấm hình này thật quá sứ tưởng tượng vì sự chuyển dịch này diễn ra quá nhanh chóng
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Queste foto sono straordinarie, perché la transizione è molto rapida.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.To niesamowite obrazy, ponieważ zmiana jest bardzo gwałtowna.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Κι αυτές οι φωτογραφίες είναι συγκλονιστικές γιατί αυτή η μετάβαση είναι πραγματικά γρήγορη.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.И тези картини бяха необикновени, защото преходът беше много бърз.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.Эти картинки выдающиеся, потому что переход очень быстр.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.התמונות האלו מדהימות מפני שהמעבר הזה מהיר מאד.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.وهذه الصور استثنائية لأن التحول سريع للغاية.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.ごく短期間で 海が変化してしまったからです 調査が始まってから 1年も待たずに
Bu gençlerden hiçbiri çok iyi şut atamıyorlardı. Ama olağanüstü şut yüzdeleri vardı, çünkü onu zorlamadılar.Cả hai cầu thủ này đều không ném rổ tốt lắm nhưng tỉ lệ ném thì tuyệt vời vì họ không cố ép quá.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Det är verkligen en overklig känsla, för normalt sett har du en stor sak, ett flygplan, runtom dig.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.E într-adevăr un sentiment ireal, pentru că în mod normal ai un obiect mare, un avion, pe lângă tine.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.En verdad, una sensación irreal, porque usualmente se tiene algo grande que te cubre, como un avión.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.É realmente uma sensação irreal, porque normalmente temos algo grande, um avião, à nossa volta.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.E' una sensazione surreale, perché, di norma, hai un grosso oggetto, un aereo, che ti contiene.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Ez igencsak valószerűtlen érzés, mert normális esetben egy hatalmas dolog, egy repülő vesz körül.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Het is echt een onwezenlijk gevoel, omdat je meestal een groot ding, een vliegtuig rond je hebt.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Ini benar-benar perasaan yang tidak nyata karena biasanya ada benda besar, pesawat terbang, di sekitar anda.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Je to opravdu neskutečný pocit, protože běžně máte kolem sebe velkou věc, letadlo.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Je to vážne neskutočný pocit, pretože normálne máte okolo seba veľkú vec, lietadlo.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.정말 비현실적인 느낌이죠. 왜냐하면 보통은 비행기처럼 커다란 날개를 달아야 하거든요.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Nie można tego z niczym porównać. Zwykle latamy w wielkim samolocie. Zwykle latamy w wielkim samolocie.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Това е наистина нереално усещане, понеже обикновено имате голямо нещо, самолет, около вас.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.Это на самом деле фантастическое ощущение, потому что обычно эта большая штуковина самолет, вокруг тебя.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.זו באמת תחושה מדהימה, מפני שבאופן נורמלי יש לך דבר גדול, מטוס, מסביבך.
Bu gerçekten olağanüstü bir duygu, çünkü normalde büyük bir şeyin, bir uçağın, içindesiniz.في الواقع، أنه شعور غير حقيقي، لأن في العادة، يكون لديك جسم كبير، جسم طائرة يحيط بك.