olağanüstü ile cümle
olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Težko je biti priča nečemu tako strašnemu.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Trudno być świadkiem czegoś tak przytłaczającego.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Είναι δύσκολο να βλέπει κανείς με τα μάτια του κάτι τόσο ακατανίκητο.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Быть свидетелем подобных нечеловеческих мучений очень тяжело.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Дуже важко бути свідком чогось такого гнітючого.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Трудно е да се наблюдава нещо толкова съкрушаващо.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.קשה להיות עדים למשהו כה מזעזע.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.من الصعب أن تشهد شيئاً ساحقاً جداً.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.ここまで横行する悪行に どうやって立ち向かえるでしょうか?
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Esta es una imagen que tendrá un enorme impacto en el arte occidental.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Ten obraz będzie miał ogromny wpływ na zachodnią sztukę.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Це образ, який дуже помітно вплине на західне мистецтво.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.Этот образ оказал огромное влияние на западное искусство.
Bu çok olağanüstü değil mi?Ez nem rendkívüli?
Bu çok olağanüstü değil mi? İki üç yaşlarından önceki halinizi ve neler olduğunu anımsayamıyorsunuz.Nie możecie cofnąć się pamięcią do wydarzeń, które miały miejsce, zanim skończyliście dwa lub trzy lata.
Bu çok olağanüstü değil mi? İki üç yaşlarından önceki halinizi ve neler olduğunu anımsayamıyorsunuz.Δεν είναι εξωπραγματικό; Δε μπορείτε να θυμηθείτε τι σας συνέβη σε ηλικία μικρότερη των 2 ή 3.
Bu çok olağanüstü değil mi?Is dat niet buitengewoon?
Bu çok olağanüstü değil mi?Ist das nicht außergewöhnlich?
Bu çok olağanüstü değil mi?놀랍지 않습니까? 여러분은 두 살 또는 세 살
Bu çok olağanüstü değil mi?Não é extraordinário?
Bu çok olağanüstü değil mi?Není to zajímavé?
Bu çok olağanüstü değil mi?N'est ce pas extraordinaire ?
Bu çok olağanüstü değil mi?Ni to nenavadno?
Bu çok olağanüstü değil mi?¿No es extraordinario?
Bu çok olağanüstü değil mi?Non è straordinario?
Bu çok olağanüstü değil mi?Nu-i asta extraordinar?
Bu çok olağanüstü değil mi?Не е ли изключително това?
Bu çok olağanüstü değil mi?Разве это не удивительно?
Bu çok olağanüstü değil mi?זה לא מופלא? אינך יכול לזכור
Bu çok olağanüstü değil mi?أليس هذا مذهلا؟ لا يمكنك التذكر
Bu çok olağanüstü değil mi?覚えていられられないのです
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Acest strat exterior, vascularizația, în jurul creierului uman e incredibilă.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Dan lapisan luar ini, ini adalah pembuluh darah yang sangat luar biasa, mengelilingi otak manusia.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Dat van een menselijk brein is buitengewoon.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.E esta camada exterior, é a vascularização, que é incrível, à volta de um cérebro humano.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Esta capa exterior es la vasculatura; algo que recubre al cerebro humano.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Et cette couche externe, c'est le système vasculaire, qui est incroyable, autour d'un cerveau humain.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Ez a külső réteg, ez az érrendszer, ami hihetetlen, az emberi agy körül.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.그리고 이 바깥막은, 두뇌를 둘러싸고 있는 것은 맥관구조로서 대단한 존재입니다.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Och det här yttre lagret, det är vaskulaturen, som är fantastisk, runt en mänsklig hjärna.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Og dette ydre lag, dette er blodkarvævet, som er utroligt, rundt om den menneskelige hjerne.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Questo strato più esterno è il sistema vascolare. Quello di un cervello umano è straordinario.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Surová tkáň má tzv. vaskulaturu. U lidí je opravdu impozantní.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.To jest warstwa zewnętrzna, to unaczynienie, które jest niesamowite, wokół ludzkiego mózgu.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Und diese Aussenschicht, das Gefäßsystem - welches unglaublich ist - umgibt das menschliche Gehirn.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Và lớp vỏ ban ngoài này, đây là hệ mạch máu nằm một cách lạ thường quanh não bộ.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.А этот внешний слой, это сеть сосудов, это удивительно, она расположена вокруг мозга.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.И този външен слой, това са кръвоносни съдове, което е невероятно, те са разположени около човешкия мозък.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.І цей верхній шар - це судинна сітка, розташована довкола людського мозку.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.שיכבה חיצונית זו, זוהי מערכת כלי-דם, שהיא מדהימה, סביב המוח האנושי.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.وهذه الطبقة الخارجية ، عبارة عن شبكة من الأوعية الدموية. وهي مدهشة ، وتحيط بالدماغ البشري.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.脈管系です 赤い部分は血管です
Bu döngüler olağanüstü seviyelerdeki yaratıcılığı körükleyen ortamlar.يتكرر على الدوام و هو نمط محوري لتكوين بيئة خصبة للإبداع و الفكر
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Azt az érzést próbálja megteremteni, hogy ez egy történelmi lehetőség valami igazán rendkívülit megtenni.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Cerca di creare l'idea che questa è un'opportunità storica di fare qualcosa di realmente straordinario.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Creează sentimentul că asta e o șansă istorică de-a face ceva cu adevărat extraordinar.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Het probeert een gevoel te creëren dat dit een historische mogelijkheid is om iets buitengewoons te doen.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.정말 중요한 일을 해야한다는 역사적 사명이라는 감각을 만들려 노력하고 있습니다.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Nó cố gắng để tạo ra 1 cảm giác đây là 1 cơ hội lịch sử để làm điều gì đó thật sự lớn lao.
Bu durumun olağanüstü birşeyler başarmak için tarihsel bir olanak olduğu hissini yaratmaya çalışıyor.Se intenta crear un sentido de que esta es una oportunidad histórica de hacer algo realmente extraordinario.