olağanüstü ile cümle

olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Αυτή είναι η πρόκληση του να καταλάβουμε, να καταλάβουμε το σύστημα και τους φαινόμενους τρόπους του.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Перед нами стоит задача понять эту систему с помощью новых, необыкновенных способов.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,Това е нашето предизвикателство за разбиране - да разбираме тази система и феноменални начини.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,האתגר שלנו הוא להבין, להבין את המערכת ואת דרכי פעולתה יוצאות הדופן.
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,هذا هو تحدينا أن نفهم نفهم النظام وطرق الظواهر
Bizim yapmamız gereken şey ise onu anlamak, sistemi ve olağanüstü mekanızmaları anlamak,新しい驚異的な方法で この系を理解することです これは緊急の課題です
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?¿estamos amenazando este extraordinario estado de Holoceno estable?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?Gefährden wir diesen ausgewöhnlich stabilen Holozän-Zustand?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?인류는 지금 유례없이 안정적인 충적세의 상태를 위협하고 있을까요?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?-om vi hotar den ovanligt stabila Holocen-epoken?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?Sommes-nous une menace pour cet extraordinaire état Holocène stable ?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?מאיימים על תנאי ההולוקן היציבים להפליא האלה?
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?هل نحن نهدد هذا الإستقرار الغريب لمرحلة الهولوسين هذا؟
Bizler bu olağanüstü sabit Holosen durumuna bir tehdit mi oluşturuyoruz?限界点にあまりにも
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik ki그래서 1997년, 이 여성들을 모아서 물어보았어요.
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAlors en 1997 nous avons mis toutes ces femmes ensemble et nous avons dit,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAlso brachten wir 1997 all diese unglaublichen Frauen zusammen und sagten,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAșa că în 1997 toate aceste femei incredibile ne-am unit și ne-am zis
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiAsí que en 1997 juntamos a todas estas increíbles mujeres y dijimos,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiCosì, nel 1997, riunimmo tutte queste donne incredibili e ci chiedemmo,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiIn 1997 brachten we al deze ongelooflijke vrouwen samen en zeiden:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiPor isso, em 1997 reunimos estas mulheres incríveis e dissemos:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiΈτσι, το 1997 μαζέψαμε όλες αυτές τις καταπληκτικές γυναίκες και είπαμε,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiИ в 1997 мы собрали потрясающих женщин и мы сказали,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiИ така през 1997 събрахме всички тези невероятни жени и казахме:
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiוכך ב-1997 כינסנו את כל הנשים המדהימות האלה ואמרנו,
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik kiاذن في 1997 جمعنا كل النساء الرائعات معا و قلنا،
Böylece 1997' de tüm bu olağanüstü kadınları topladık dedik ki演劇と 我々の気力を女性虐待防止に どう利用できるか話し合いました
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.C'est donc, pour moi, une période extraordinaire et excitante.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Đối với tôi, đây là thời gian hứng thú đặc biệt.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Dus voor mij is het een heel spannende tijd.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Entonces, para mi, estos son tiempos extraordinariamente emocionantes.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Ez számomra egy rendkívül izgalmas időszak.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Für mich ist das also eine sehr spannende Zeit.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Jadi ini adalah saat yang sangat menyenangkan buat saya,
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.그래서 저에게는 매우 흥분되는 시간입니다.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Para mim, é uma altura extraordinariamente excitante.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Pentru mine este o perioadă extraordinară.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Questo per me è un periodo eccitante.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Så det er, for mig, en utrolig spændende tid.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Takže je to pro mě neobyčejně vzrušující doba.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Więc zapowiada się ekscytujący czas.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Έτσι για μένα, είναι μια εξαιρετικά συναρπαστική εποχή.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Для меня это исключительно интересное время.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.Така че, за мен, това са много вълнуващи времена.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.אז זוהי תקופה מעניינת ביותר בשבילי.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.لذا بالنسبة لي، إنه وقت مثير على نحو غير عادي.
Böylece bu, bana göre, olağanüstü derecede ilginç bir zaman.躁鬱病の遺伝子も見つかるでしょう
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.C'est difficile d'assister à quelque chose de si accablant.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Chứng kiến những chuyện quá sức như thế thật nặng nề.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Det er svært at være vidne til noget så overvældende.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.È difficile assistere a scene così opprimenti.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.É difícil testemunhar uma coisa tão esmagadora.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.E greu să fii martorul unui lucru atât de copleșitor.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Es difícil presenciar algo tan abrumador.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Es fällt schwer, etwas so Überwältigendes mitzuerleben.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Het is moeilijk getuige te zijn van iets zo aangrijpends.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Je těžké být svědkem něčeho tak zdrcujícího.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.이렇게 끔찍한 모습을 목격하는 것은 너무나도 힘듭니다.
Böylesine olağanüstü şeylere şahit olmak zordur.Nehéz végignézni valamit, ami ennyire rettenetes.

İlgili Sayfalar