olağanüstü ile cümle
olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Hükümet olağanüstü hal ilan etti.Vláda vyhlásila výjimečný stav.
Tarihte Olağanüstü Kişiler.Velcí protivníci v dějinách.
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.Někteří z nich mají velmi prapodivné zvláštní schopnosti.
9 Temmuz 2001'de Şamba'ya Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi diplomatik rütbesi verildi.10. dubna 2003 obdržel diplomatickou hodnost mimořádného a zplnomocněného velvyslance.
Sen olağanüstüydün, gerçekten öyleydin.Albatros: Byla jsi kouzelná, nezapomeneme.
Olmayacak dileği olağanüstü bir kahraman gerçekleştirir.Volání kukačky přináší neobyčejného hrdinu.
Olağanüstü kongre 2 ay içinde toplantıya çağrılır.Ta svolala po dvou měsících svůj kongres.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.V roce 1990 vyhlásila srbská vláda mešitu za kulturní památka mimořádného významu.
Konsey, sadece olağanüstü durumlarda ya da savaş halinde toplanır.Štěká jen ve velmi výjimečných případech nebo vůbec.
Victoria olağanüstü kendini koruma yeteneğine sahiptir.Idaho ovšem prokázal obdivuhodné schopnosti přežít.
Henüz 19 yaşındaydı ve olağanüstü başarı kazandı.Ve věku 23 let dosáhla značných úspěchů.
Yaratma kudreti olağanüstüdür.Tvorba je svým způsobem zázrakem.
Böylesi bir girişim, çağdaş bir devletin bile zor göze alacağı, olağanüstü bir hırsın azmidir.Z dnešního pohledu by se mohlo zdát kontraproduktivní už tak těžko ovladatelný stát dále rozšiřovat.
Çok düşük yüzey sıcaklıkları (3500-4500 K) ve olağanüstü yarıçaplara sahiptirler.Aceste stele au o temperatură de suprafață foarte scăzută (3.500-4.000 K) și diametre enorme.
Kwolek, keşfinden dolayı DuPont şirketinin Lavoisier Madalyasını olağanüstü teknik başarı ile kazandı.Pentru descoperirea sa, Kwolek a adus companiei DuPont Medalia Lavoisier pentru merite excepționale.
Jumong, okçuluktaki olağanüstü yetenekleriyle bilinirdi.Jumong a fost cunoscut pentru abilitatea sa de excepție la tras cu arcul.
Genç Ulrich, konserden olağanüstü biçimde etkilenmiş ve ertesi gün grubun Fireball albümünü satın almıştır.Tânărul Lars a fost fascinat de performanță, cumpărând albumul trupei a doua zi.
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.Ce calități speciale și competitive are?
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.Cetatea Semendria a fost declarată în 1979 monument cultural de importanță excepțională.
Orada olağanüstü güçlere sahip olduklarını öğrenirler.De asemenea, acestea descoperă că au puteri speciale asupra apei.
En son bahsedilen şok RD olağanüstü stresli piyasa koşulları sırasında kullanılmaktadır.Acesta din urmă este utilizat în măsurarea riscului în piață în extreme condiții de stres.
Bu dünyanın yalnızca sevilebilecek ve saygı duyulabilecek en olağanüstü ırkı.La acest concurs pot participa numai cele mai apreciate și mai talentate fotomodele.
9 Temmuz 2001'de Şamba'ya Olağanüstü ve Tam Yetkili Büyükelçisi diplomatik rütbesi verildi.La 30 martie 2001, a primit rangul diplomatic de ambasador extraordinar și plenipotențiar.
19 Ağustos 1991'de Olağanüstü Hal Komitesi, Moskova'da Gorbaçov'u devirme girişiminde bulundu.La 4 februarie 1991 a demisionat din funcție, fiind rechemat la Moscova de Mihail Gorbaciov.
Formül Richard Feynman tarafından "matematikteki en olağanüstü formül" olarak adlandırıldı.Richard Feynman a numit formula lui Euler "bijuteria noastră" și "cea mai remarcabilă formulă din matematică".
Şenliğimiz olağanüstü benimsendi ve yayıldı.Vopseaua s-a macerat și s-a exfoliat.
2012'de Blur, Müziğe Olağanüstü Katkılarından Brit Ödülü almışlardır.În 1991, Status Quo a primit un Premiu Brit pentru contribuții remarcabile în muzică.
Buna benzer sapma davranışı içinde olanlar, olağanüstü birer kişi ve kahramandırlar.La noi e altfel, unul care este responsabil de moartea atâtor oameni, este erou.
Bu dünyanın yalnızca sevilebilecek ve saygı duyulabilecek en olağanüstü ırkı.Ez a világ legkülönb fajtája, melyet csak szeretni és tisztelni lehet.
Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.Amikor meglátták a csillagot, igen nagy volt az örömük.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.A hidat 1990-ben kivételes jelentőségű kulturális műemlékké nyilvánították.
Şah ve iki fil olağanüstü durumlar dışında (%0,17) yalnız kalan bir şahı mat edemez.Király és két futó nem mattolhat egy magányos királyt, kivéve néhány igen ritka esetet (0,17%).
Shade'ler olağanüstü bir şekilde hem fizik olarak hem zihin olarak çok güçlüdürler.A kongóiak mind lelkileg, mind fizikailag meglepően erősek.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Az állat jól alkalmazkodott a fákon folytatott életmódhoz.
Her türlü suyu olağanüstü bir güzellikte tablolarında adeta akıtmıştır.Mindegyik busz a jó láthatóságot biztosító sárga festést kapott.
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.Védőként olyan jó teljesítményt nyújtott, hogy több európai klub érdeklődését is felkeltette.
Kütüphanede olağanüstü kitap ve el yazması de vardır.Kezükben egy-egy gyertya és könyv volt.
Türkiye tarihinde üç kez genel olağanüstü hal ilan edilmiştir.Bulgária háromszor volt független a történelem során.
Olağanüstü şekilde iklim şartlarına uyum sağlar.Jól bírja az időjárás viszontagságait.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.Szükség esetén rendkívüli gyűlésekre is sor került.
Olağanüstü Hâl Bölge Valiliği ^ 2018)Az otthon melege (2018).
Gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir.Szükség esetén a főtitkár rendkívüli vagy sürgős rendkívüli ülésszakot is összehívhat.
1981 13 Aralık'ta Polonya'da olağanüstü hal ilan edildi.1981. december 13-án Lengyelországban szükségállapotot vezettek be.
Çok düşük yüzey sıcaklıkları (3500-4500 K) ve olağanüstü yarıçaplara sahiptirler.Näillä tähdillä on erittäin viileä pintalämpötila (3 500–4 500 K) ja valtava halkaisija.
Formül Richard Feynman tarafından "matematikteki en olağanüstü formül" olarak adlandırıldı.Fyysikko Richard Feynman kutsuu tätä "matematiikan merkittävimmäksi lauseeksi".
Hükümet olağanüstü hal ilan etti.Hallitus Akavan Erityisalat.
Deadpool’un asıl gücü ise olağanüstü iyileşme hızı.Deadpoolin voimiin kuuluu nopea paranemiskyky ja normaalia suurempi nopeus.
Sonuçlar olağanüstü haberler olarak kabul gördü ve en önemli gazetelerin ön sayfalarında yer aldı.Tapaus herätti suurta huomiota ja pääsi lehtien pääsivuille.
Fransa 2015 Paris saldırıları sonrasında olağanüstü hal ilan etti.Selkeä suunnan muutos tapahtui vuoden 2015 Pariisin iskujen jälkeen.
Çünkü doğan çocuklar olağanüstü güçlere sahiptir.Lapset saavat erilaisia supervoimia.
Olağanüstü bir tesis.Uskomaton temppu!
Örneğin hiperenflasyon dönemlerinde kredi talebi olağanüstü şekilde artar.Esimerkiksi poikkeustilan aikana laitteiden luotettavuus putoaa jyrkästi.
O olağanüstü bir yetenek ve Crewe onun için iyi bir okul olmuştur.Shakin lisäksi Capablanca oli hyvin lahjakas opiskeluissaan.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.Tarvittaessa voidaan kutsua koolle ylimääräinen yhtiökokous.
Olağanüstü incelik".Siilin eleganssi.
2005 yılında Olağanüstü Temsilcisi ve Tam yetkili diplomatik rütbe verildi.Hänelle myönnettiin diplomaattinen virka-arvo erikoislähettiläs ja täysivaltainen ministeri vuonna 1959.
Şiirlerin formları da olağanüstüydü.Senkin takia maalaukset olivat niin kauniita.
1 Şubat 2005’te Gyanendra, hükümeti düşürmüş, tüm güçleri elinde toplamış ve olağanüstü durum duyurmuştur.Kuningas erotti hallituksen 1. helmikuuta 2005, julisti hätätilan ja otti vallan suoraan itselleen.
Google Nexus 10'un ekranı olağanüstü.Google Nexus Google Nexus Tämä tekniikkaan liittyvä artikkeli on tynkä.
Olaylar böyle gelişirken, yönetim olağanüstü kongre kararı aldı.Perustuslain mukaisesti tämänkaltainen asia siirtyi liittopresidentin päätettäväksi.