olağanüstü ile cümle

olağanüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Nautiloidler, Paleozoik dönem boyunca gelişti ve olağanüstü bir kabuk şekli ve form çeşitliliği geliştirdiler.Os peixes continuaram a evoluir durante o Paleozoico, diversificando-se em uma grande variedade de formas.
Bölük olağanüstü disiplinli olması ve herkese rütbeden bağımsız olarak kârdan eşit hisse dağıtmasıyla ünlenir.É muito rígida e exige disciplina absoluta de todos da gangue.
Ben böyle bir şey duymamıştım, sadece olağanüstü bir hikaye.Eu nunca tinha ouvido algo assim, uma história simplesmente extraordinária.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.Als het nodig is kan er ook een buitengewone vergadering bijeengeroepen worden.
Gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılabilir.Het Centraal Comité kan een extra vergadering bijeenroepen.
ABD Başkanı Barack Obama, olağanüstü hali kınadı.Onder de regering van president Barack Obama is dit nog veel markanter geworden.
3. yılı olağanüstü idi.Het jaar 1953 was bijzonder.
Deadpool’un asıl gücü ise olağanüstü iyileşme hızı.Het belangrijkste bij diaboloën is snelheid.
Hükümet 30 Mart günü olağanüstü hal ilan etmiş ve 18.000 kişiyi tutuklamıştır.De medaille werd ingesteld bij Keizerlijk Decreet van 23 januari 1861 en ongeveer 18000 maal uitgereikt.
Doğal afetler ve olağanüstü büyüklükte afetler durumunda yardım etmek.Veel wandelaars en natuurliefhebbers bezoeken dit natuurgebied.
Hikâyelerde cinler, periler, büyü, sihir gibi olağanüstü ögeler bulunmaktadır.Net als alle andere tovenaars hebben Pief, Kijfje en Domoli uitzonderlijk lange levens.
Çoğunlukla bu canlılar olağanüstü çevre koşullarında yaşayabilen organizmalardır.Over het algemeen leven deze soorten in een bosrijke omgeving.
Aynı gün olağanüstü hâl seçim tarihini de içine alacak şekilde üç ay daha uzatıldı.Tego samego dnia władze Mali przedłużyły stan wyjątkowy o 3 miesiące.
Yıldızı gördüklerinde olağanüstü bir sevinç duydular.Gdy ujrzeli gwiazdę, bardzo się uradowali.
3. yılı olağanüstü idi.Ostatnie trzy lata były niesamowite.
Virtüöz, icra ettiği sanatta olağanüstü yeteneklere sahip kimselere denir.Madonna nazwała je artystkami, które mają silne poczucie siebie.
Olağanüstü bir tesis.Niezwykłe odkrycie!
Orada olağanüstü güçlere sahip olduklarını öğrenirler.Odkrywają, że mają nadprzyrodzone moce.
30 Eylül 2000 tarihli olağanüstü kurultayın ardından, partiden istifa etti.30 października, po rozegraniu 3 spotkań sezonu regularnego został zwolniony za porozumieniem stron.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.W razie potrzeby możliwe jest zwoływanie sesji nadzwyczajnych.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Pakożer leśny znakomicie przystosował się do życia w lasach.
Olağanüstü cesaret ve hizmet sergileyen askerlere de ödül olarak verilmiştir.Za niesamowitą dzielność i waleczność został odznaczony Médaille militaire.
Olmayacak dileği olağanüstü bir kahraman gerçekleştirir.Postanowiliśmy stworzyć bohatera jednoznacznie dobrego.
Ertesi sene ise Çin'de Olağanüstü Şehir Heykel Ödülü'nü kazanmıştır.Resztę setów wygrała wschodząca gwiazda chińskiego tenisa stołowego.
3 Ağustos - İstanbul Valiliği'ne Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu atandı.3 grudnia – Wawrzyniec Wspaniały został władcą Florencji.
8 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Olağanüstü Kongre Tamamlandı".8 października 2010 wydano kompilację Come On And See Me: The Complete Solo Collection.
Hükümet 30 Mart günü olağanüstü hal ilan etmiş ve 18.000 kişiyi tutuklamıştır.Den 30 mars 1960 införde regeringen undantagstillstånd och lät gripa över 18 000 personer.
Manastır 1990'da Olağanüstü Önemde Bir Kültür Anıtı ilan edildi.Divša kloster förklarades som ett Monument av särskild kulturell betydelse under 1990.
1987 - Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kuruldu.2014 - Vackra kyrkor jag besökt.
İlke 10 Şirketinizin felsefesini takip eden olağanüstü insanlar ve ekipler geliştirin.Utveckla människor och arbetslag som följer företagets filosofi.
Kongre, olağanüstü durumlar dışında 1998 yılından bu yana yılda bir kez toplanmaktadır.Dessa har, med något undantag, årligen hållits sedan 1998.
Olağanüstü durumlara hazırlıklıdırlar.Beredskap vid stora evenemang.
Hayat biçimleri olağanüstü şekilde ağaçlarda yaşamaya uyum sağlamıştır.Extremiteterna är bra anpassade för livet i träd.
Konsey, sadece olağanüstü durumlarda ya da savaş halinde toplanır.Den utdelas av överbefälhavaren för utomordentliga insatser i strid eller under krigsliknande situationer.
Nathan'ın ebeveynleri genç yaşta onun olağanüstü ezber yeteneğini ve taklit, şarkı sevgisini fark etti.Föräldrarna såg sonens begåvning och kärlek till sången.
560-510) olağanüstü bir gelişme gösterdi.Målskillnaden 560-850 vittnar om mindre förtjänstfulla resultat.
Bunun dışında gerekmesi hâlinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabilir.Vid behov kan man få en alldeles speciella evenemang.
15 Mart 2004'te olağanüstü hal ilan edildi.Den 15 mars 2011 deklarerade myndigheterna undantagstillstånd.
Olağanüstü incelik".Och underbart fräcka."
Olağanüstü performansı birçok Avrupa kulüplerinin talip olmasını sağladı.Hans framgångar medförde att flera europeiska toppklubbar fick upp ögonen för honom.
Çok düşük yüzey sıcaklıkları (3500-4500 K) ve olağanüstü yarıçaplara sahiptirler.Такі зірки мають дуже низьку температуру поверхні (3500-4500 K) та величезні розміри.
Google Nexus 10'un ekranı olağanüstü.Огляд Google Nexus 10.
Hükümet 30 Mart günü olağanüstü hal ilan etmiş ve 18.000 kişiyi tutuklamıştır.30 березня 1960 р. уряд оголосив надзвичайний стан, затримавши понад 18 тисяч чоловік.
Dempsey'in saldırgan üslubu ve olağanüstü boks gücü onu tarihin en popüler boksörlerinden biri yaptı.Його агресивний стиль і виняткова сила удару зробили його одним з найпопулярніших боксерів в історії боксу.
Sen olağanüstüydün, gerçekten öyleydin.Вона дійсно прекрасна, вона дійсно видатна.
Bu geçiş olağanüstü bir durumdur ve çok ender gerçekleşir.Якщо він існує, то це надзвичайно рідкісна подія.
Olağanüstü durumlara hazırlıklıdırlar.Подяка за надзвичайні речі.
Olağanüstü Ödül, Sadece 1979 yılında verilmiştir.Посмертно премія вручалася лише 1972 року.
Hükümet olağanüstü hal ilan etti.Сенат оголосив надзвичайний стан.
Büyük yaratıcı, her şeye kadir olan yaratıcı, olağanüstü güç ve kudret sahibi anlamındadır.Це прекрасне творіння - постанова Аллаха Великого, Могутнього і Непереможного, який охоплює всяку річ.."
3. yılı olağanüstü idi.«Фестиваль цього року був просто неймовірним.
Rusya parlamentosundan olağanüstü yetkiler aldı.Брала участь в парламентських виборах в Росії.
Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı.Також був необхідний чіткий почерк та неймовірна пам'ять.
19 Ağustos 1991'de Olağanüstü Hal Komitesi, Moskova'da Gorbaçov'u devirme girişiminde bulundu.22 серпня 1991 року мер Москви Гаврило Попов призупинив діяльність ЛДПРС в Москві.
6 Ekim 2016'da ABD Başkanı Barack Obama, Florida'da olağanüstü hâl ilan etti.Президент США Барак Обама оголосив 6 жовтня надзвичайний стан у штаті Флорида.
Henüz 19 yaşındaydı ve olağanüstü başarı kazandı.За свої 49 років він встиг чимало.
Olağan zirvelerin yanı sıra, özel ya da olağanüstü zirveler de düzenlenebilir.Окрім регулярних сесій, Асамблея може проводити спеціальні та надзвичайні спеціальні сесії.
30 Temmuz 2021'den itibaren — Ukrayna'nın Türkiye Cumhuriyeti Olağanüstü ve Tam Yetkili BüyükelçisiЗ 30 липня 2021 року — Надзвичайний і Повноважний Посол України в Туреччині
İlke 10 Şirketinizin felsefesini takip eden olağanüstü insanlar ve ekipler geliştirin.Rozvíjení výjimečných lidí a týmů, kteří se řídí filosofií společnosti.
Kongre, olağanüstü durumlar dışında 1998 yılından bu yana yılda bir kez toplanmaktadır.Kongres zasedá jednou ročně a navíc se od roku 1998 konají jednou ročně mimořádná zasedání.

İlgili Sayfalar