Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Nhưng khi bạn đi xuống đáy đại dương, mọi thứ thực sự lạ lẫm.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Pero cuando descendemos al fondo del océano ahí es donde las cosas se ponen muy raras.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Wenn man aber den Grund des Meeres erreicht, wird es wirklich merkwürdig.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Але на дні океану розпочинаються дійсно дуже дивні речі.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Но когато стигнем до дъното на океана, тогава нещата стават наистина странни.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Но когда ты спускаешься на дно океана, все становится по-настоящему странным.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.אבל כאשר יורדים לקרקעית האוקינוס, הדברים באמת הופכים למוזרים.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.وعندما تغوص الى عمق المحيط يمكن ان ترى الكثير من العجائب
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.そこは本当に不思議の世界です これらのうちには 映画「アバター」の
Araba kiralama servisine, Hertz'e, Avis'e gidip okyanusun dibine gitmek istiyoruz diyemezsiniz.Non si può andare all'autonoleggio, alla Hertz, all'AVIS, e dire, "Devo andare sul fondo dell'oceano".
Araba kiralama servisine, Hertz'e, Avis'e gidip okyanusun dibine gitmek istiyoruz diyemezsiniz.On ne peut pas aller chez Hertz ou Europcar et dire : " on veut aller au fond de l'océan. "
Araba kiralama servisine, Hertz'e, Avis'e gidip okyanusun dibine gitmek istiyoruz diyemezsiniz.Нельзя взять машину напрокат в Hertz или Avis и сказать, что хотите исследовать дно океана.
Araba kiralama servisine, Hertz'e, Avis'e gidip okyanusun dibine gitmek istiyoruz diyemezsiniz.אי-אפשר ללכת לסוכנות להשכרת רכב, "הרץ" או "אוויס", ולומר: "אני רוצה לנסוע אל קרקעית האוקיינוס."
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Ahora, ¿qué harás cuando llegues a la superficie de ese océano?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Also, was macht man, wenn man die Oberfläche dieses Ozeans erreicht hat?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Bây giờ, các bạn sẽ làm gì khi đã tới được bề mặt của đại dương đó?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Co zrobimy, kiedy dotrzemy do powierzchni oceanu?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Goed, maar wat doe je wanneer je de oceaan bereikt hebt?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?자, 수면에 도달하면 어떻게 해야 할까요?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Maintenant, que fait-on une fois la surface de l'océan atteint ?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Nos, mi is a tennivaló, ha eléri az óceán felszínét?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Ora, che cosa farete una volta arrivati alla superficie di quell'oceano?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Și ce ați face când ajungeți la suprafața oceanului?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Teď, co uděláte až se dostanete na povrch oceánu?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Τώρα, τι πρόκειται να κάνετε όταν φτάσετε την επιφάνεια αυτού του ωκεανού;
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Какво ще направите, когато достигнете повърхността на този океан?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?Так что же мы будем делать, когда мы достигнем поверхности того океана?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?ובכן, מה תעשו כשתגיע לפניו של האוקיינוס הזה?
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?الآن ، ماذا ستفعل عندما تصل إلى سطح المحيط؟
Artık okyanusun üzerine çıkınca ne yapacaksınız?自律型の水中探査機(AUV)が必要です
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Az Atlanti-óceánnak nem parancsolhatod, hogy viselkedjen!
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Je zegt niet aan de Atlantische Oceaan dat ze zich moet gedragen.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Không thể bảo Đại Tây Dương phải cư xử thế nào.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.당신은 대서양의 움직임을 조절하려 하겠습니까?
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Man sagt dem atlantischen Ozean nicht, er solle sich benehmen.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Nikoli ne boš rekel Atlantiku, naj se lepo obnaša.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Non puoi dire all'Oceano Atlantico di stare tranquillo.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.No se le dice al océano Atlántico que se comporte.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Nu îi spui Oceanului Atlantic să se comporte frumos.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Oceanowi Atlantyckiemu nie mówisz, żeby był grzeczny.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Tu ne dis pas à l'Océan Atlantique comment il doit se comporter.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Ви ж не вказуєте Атлантичному Океану, як йому поводитися.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Вы ведь не указываете, как себя вести Атлантическому океану.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.Не казвате на Атлантическия океан да се държи прилично.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.לא אומרים לאוקיינוס האטלנטי להתנהג יפה.
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.لا يمكنك أن تخبر المحيط الأطلسي كيف يتصرف !
Atlantik Okyanusuna 'haddini bil" diyemezsiniz.私は感情的なの!
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--Felvettem a bendzsómat és elgyalogoltam a keleti partra, bedugtam a lábam az Atlanti-óceánba --
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--밴조를 들고 동부 해안까지 걸어가서 대서양에 발을 담갔습니다.
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--liep het hele eind naar de Oostkust en stond in de Atlantische Oceaan.
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--Peguei no meu banjo e caminhei até à costa leste, pus o meu pé no oceano Atlântico.
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--Wziąłem banjo i przeszedłem aż na Wschodnie Wybrzeże, zanurzyłem stopę w Atlantyku --
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--לקחתי את הבנג'ו והלכתי את כל הדרך לחוף המזרחי, טבלתי את הרגל באוקיינוס האטלנטי-
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--أخذت آلة البانجو ومشيت كل الطريق صوب الساحل الشرقي، لأضع قدمي في المحيط الأطلسيّ -
Banjomu içine koydum ve doğu kıyısı boyunca tüm yolu yürüdüm, ayağımı Atlantik okyanusuna soktum--足を大西洋に入れました- 7年と1日かかって、私はアメリカを歩いて横断したのです
Beyaz renkler büyük dalgaların tepeciklerini belirliyor, doğanın gücünü, bu okyanusun gücünü hissediyoruz.Spienione fale swą bielą przypominają Te biał można poczuć siłę natury, siłę oceanu.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Au supravieţuit milenii în deşert, în permafrost, în vârful munţilor şi în fundul oceanelor.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Chúng đã tồn tại ngàn năm ở sa mạc, ở vùng cực, ở đỉnh núi, ở đáy biển.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.De har overlevet i årtusinder i ørkener, i permafrosten, på toppen af bjerge og på bunden af havet.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Évezredeket éltek túl sivatagokban, fagyos területeken, hegycsúcsokon és az óceánok mélyén.