Ve belki farkettiğiniz gibi bu mavi noktaların çoğu okyanusun ortasında duruyor.И може би забелязвате, че повечето точки са насред океана.
Ve belki farkettiğiniz gibi bu mavi noktaların çoğu okyanusun ortasında duruyor.Как можно заметить, большая часть этих голубых точек находится посреди океана.
Ve belki farkettiğiniz gibi bu mavi noktaların çoğu okyanusun ortasında duruyor.ואולי כבר הבחנתם משהו בנוגע לנקודות הכחולות, שרבות מהן נמצאות בתוך האוקיינוס.
Ve belki farkettiğiniz gibi bu mavi noktaların çoğu okyanusun ortasında duruyor.وكما ترون ان بعض هذه النقاط موجودة في عرض المحيط
Ve belki farkettiğiniz gibi bu mavi noktaların çoğu okyanusun ortasında duruyor.青い点の多くは海の真ん中にあります それが私たちのするであろうことです
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.A ja verím, že sme na vrchole hokejky chráneného morského územia.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Chiar cred că suntem la punctul unei crose de hochei a zonelor protejate din ocean.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.E eu acredito mesmo que estamos no ponto de euforia das áreas protegidas nos oceanos.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.E io credo che ora siamo al punto di innalzamento delle zone oceaniche protette.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.En ik geloof dat we op het hockeystick punt zijn aangekomen van het beschermde gebied in oceanen.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.I wierzę, że teraz ta linia też zacznie się zakrzywiać jak kij hokejowy.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Je pense que nous sommes au point d'inflexion des zone protégées dans les océans.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.그리고, 저는 우리가 해양 보호에 있어서 급격히 증가하는 시점에 있다고 믿습니다.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Most kezd emelkedni. Azt hiszem, most értünk el a hokiütő pontra az óceán védett területeinél.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Saya yakin kita berada pada titik di mana daerah lautan yang dilindungi akan naik tajam.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Tôi tin rằng chúng ta đang ở điểm vọt lên của diện tích được bảo vệ ở đại dương.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Věřím, že jsme někde na hraně před velkým zlomem v ochraně oceánských oblastí.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Y creo que estamos en el punto "palo de hockey" del área protegida del océano
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.Και πιστεύω ότι τώρα βρισκόμαστε στο αντίστοιχο σημείο για την προστασία των ωκεανών.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.И аз вярвам, че сме в точката, от която започва сериозно покачване за защитената зона на океана.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.ואני באמת מאמין שאנו נמצאים בנקודת ההזדקרות של אזורי האוקינוס המוגנים
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.و أنا أعتقد أننا في نقطة بداية الإنحناء لعصا الهوكي بالنسبة للمناطق المحمية في المحيط.
Ve ben inanıyorum ki biz şu an en üst noktadayız... ...okyanusun korunan bölgesinde.これから増加すると思います 地上で起ったことから
Ve birden bire - Whom - seyahat gemisindeler, okyanusun ortasında...Und plötzlich sind sie auf diesem großen Schiff im Meer.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.Dan kemudian, yang baru dan asing dan mematikan makhluk... ... Tiba-tiba muncul di tenang permukaan laut.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.Então, uma nova, estranha e implacável criatura, apareceu de súbito na plácida superfície do oceano.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.E poi una nuova e letale creatura... ...apparve a un tratto sulla calma superficie dell'oceano.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.그리고 나서, 갑자기 평온했던 바다 표면에 새롭고 낯설며 치명적인 생명체가 나타났습니다.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.Mais une nouvelle créature, un ennemi mortel... est apparu sur la surface tranquille des océans.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.Und dann erschien plötzlich eine neue, fremdartige... ...und tödliche Kreatur auf den ruhigen Ozeanen.
Ve birden tuhaf ve ölümcül bir yaratık... ...okyanusun durgun yüzeyinde belirdi.Тогава един нов враг, едно смъртоносно същество се появило внезапно на спокойната повърхност на океана.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.A ta trasa to jedyny prawdziwy szlak migracji owadów przez ocean.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.A tento prelet oceánu je jediný skutočný pravidelný zaoceánsky prelet zo všetkého hmyzu.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.En deze oversteek hier, van de oceaan, is de enige echt regelmatige oversteek over een oceaan door een insect.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.E questo attraversamento di un oceano è l'unica vera regolare traversata transoceanica tra tutti gli insetti.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.És ez az óceáni vándorlás a rovarok egyetlen, valóban szabályos, óceánt átszelő átkelése.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Et cette traversée de l'océan, ici, est la seule traversée trans-océanique véritablement régulière d'insecte.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Iar aceasta traversare a oceanului este singura traversare adevarata a oceanului din partea unei insecte.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.게다가 대양을 횡단한다는 것. 유일하게 정기적으로 대양을 횡단하는 곤충입니다.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Og denne overgang, af oceanet, er den eneste virkelige transoceaniske overgang af noget insekt.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Tämä valtameren ylitys tässä on ainoa todella säännöllinen valtameriylitys miltään hyönteiseltä.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Và chuyến vượt qua đại dương này chỉ là chuyến đi rất đỗi bình thường của bất kỳ loài côn trùng nào.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Y este cruce aquí, del océano es el único cruce regular transoceánico de cualquier insecto.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.Και αυτό το πέρασμα, του ωκεανού, είναι το μοναδικό συστηματικό υπερωκεάνιο πέρασμα οποιουδήποτε εντόμου.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.והחציה הזאת, של האוקינוס היא החציה המחזורית האמיתית היחידה של איזשהו חרק.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.وهذا العبور، فوق المحيط هو العبور المحيطي الطبيعي الحقيقي الوحيد لأي حشرة.
Ve bu okyanusu katetme hadisesi, tüm böcekler arasında okyanuslar arası yolculuğun tek örneğidir.大移動をする昆虫は唯一 このトンボだけです 信じられない偉業です
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.A to jest sygnał optyczny, który oznacza, że na dnie oceanu jest padlina.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.C'est un signal optique pour signaler une charogne au fond de l'océan.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Dan ini adalah alat optik yang kami bawa ke dasar laut.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.E é indício óptico de que existe carniça no fundo do oceano.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.E questo è un segnale ottico che sul fondo degli oceani c'è carne putrefatta.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Het is een optische aanwijzing dat er aas ligt op de bodem van de oceaan.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Je to optický podnět, že je tam mršina na dně oceánu.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Je to optický podnet, že na dne oceánu je mršina.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.이것은 바다 밑바닥에서 만들어진 시각적 신호입니다.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Og det er en optisk hentydning om at der er et ådsel på bunden af havet.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Și este un semnal optic că se întâmplă ceva pe fundul oceanului.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Tehát ez egy (téves) optikai információ arról, hogy egy dög fekszik az óceán fenekén.
Ve bu optik bir ipucu, okyanusun dibinde leş yiyen olduğuna dair ipucu.Und das ist ein optischer Hinweis darauf, dass es auf dem Meeresgrund Aas gibt.