Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanusu ile cümle

okyanusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Mélytengeri tengeralattjárókra van szükségünk, új technológiákra, hogy felfedezhessük az óceánokat.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Necesitamos submarinos que bajen a grandes profundidades, nuevas tecnologías para explorar el océano.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Nous avons besoins de submersibles de grandes profondeurs, de nouvelles technologies pour explorer les océans.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Potrebujemo podmornice za globoke potope, nove tehnologije za raziskovanje oceanov.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Potrzebujemy aparatów do głębokiego nurkowania, nowych technologii do badania oceanu.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Precisamos de submarinos de grande profundidade, novas tecnologias para explorar o oceano.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Servono sommergibili abissali, nuove tecnologie per esplorare l'oceano.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Tarvitsemme syväsukellusveneitä, uutta teknologiaa valtameritutkimukseen.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Vi behöver djupdykande ubåtar, ny teknologi för att utforska oceanerna.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.We hebben diepduikende onderzeeërs nodig, nieuwe technologieën om de oceaan te verkennen.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Wir brauchen Tiefsee-U-Boote, neue Technologien zur Erforschung des Ozeans.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Χρειαζόμαστε βαθυσκάφη, νέες τεχνολογίες για να εξερευνήσουμε τους ωκεανούς.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.За да изследваме океана, имаме нужда от подводници за дълбоко гмуркане и нови технологии.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Нам нужны глубоководные подлодки и новые технологии для изучения океана.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.אנחנו זקוקים לצוללות-עומק, טכנולוגיות חדשות לחקור את האוקיינוס.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.نحتاج لغواصات تغوص في الأعماق، تكنلوجيات حديثة لإستكشاف المحيطات.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.新たな技術が必要なのです 次のステップを見つけるために
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.우리는 무엇을 찾아내려고 하는 걸까요? 우리는 태평양을 촛점을 맞추고 있답니다.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.Άρα, τι προσπαθούμε να μάθουμε; Εστιάζουμε στον Ειρηνικό.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.אז מה אנחנו מנסים לגלות? אנחנו מתמקדים על האוקיינוס השקט.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.ذلك ما نحاول معرفة؟ نحن نركز على المحيط الهادئ.
Dolayısıyla biz ne öğrenmeye çalışıyoruz? Ana odağımız Pasifik Okyanusu.カリフォルニア沿岸と台湾や日本で札付けをして
Donmuş okyanusun Antarktika kıtasıyla birleştiği yer olan Herkül girişinden yola çıktık.헤라클레스 입구에서부터 시작된 것이 아닙니다.
Donmuş okyanusun Antarktika kıtasıyla birleştiği yer olan Herkül girişinden yola çıktık.בו פוגשים האוקיינוסים הקפואים את אנטארקטיקה.
Donmuş okyanusun Antarktika kıtasıyla birleştiği yer olan Herkül girişinden yola çıktık.حيث تلتقي مياه المحيط المتجمد مع ارض قارة انتاركتيكا
Donmuş okyanusun Antarktika kıtasıyla birleştiği yer olan Herkül girişinden yola çıktık.その旅は2年近く前に始まりました
Eğer sömürürlerse, elimizde tek kalan Cape Verde ve bir zamanlar balık dolu olan okyanusun anısı olacak.Se vengono qui a pescare noi rimarremo soltanto con la memoria di un oceano che in passato era ricco di pesce.
Eğer sömürürlerse, elimizde tek kalan Cape Verde ve bir zamanlar balık dolu olan okyanusun anısı olacak.Was ist '€hnliches'?
Ekvatoral sularını kontrol eden... ...merkez Pasifik okyanusunun.그 나라는 중부 태평양의 적도해양 대부분을 통제합니다.
Ekvatoral sularını kontrol eden... ...merkez Pasifik okyanusunun.ששולטת ברוב מימי קו המשווה של מרכז האוקינוס השקט.
Ekvatoral sularını kontrol eden... ...merkez Pasifik okyanusunun.تتحكم في معظم المياه الإستوائية في وسط المحيط الهادئ.
Ekvatoral sularını kontrol eden... ...merkez Pasifik okyanusunun.赤道海域の大部分の海を 領有している国です
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Eine der besten Ingenieur Leistungen war die erste Ozean-überspannende Glasfaserleitung
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.En av de största ingenjörstekniska landvinningarna var den första fiberoptiska kabeln att korsa ett hav.
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Het aanleggen van de eerste glasvezel kabel die de oceaan overbrugde, was een grote verwezenlijking.
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Jednym z największych osiągnieć inżynierii było przeciągniecie światłowodów pod oceanem.
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Un des plus grands exploits d\'ingénierie a été
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Uno dei più grandi traguardi degli ingegneri fu quella del primo cavo a fibra ottica posato lungo l\'oceano
En büyük mühendislik başarılarından birisi ilk kez okyanusu geçen fiber optik kabloydu.Одним из величайших достижений инженерии был первый трансокеанный оптоволоконный кабель.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Daardoor wordt de oceaan zuurder.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.E nel dissolversi aumenta l'acidità degli oceani.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Enquanto isso acontece, os oceanos ficam mais ácidos.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.És ezáltal savasabbá válik az óceán.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Et pendant cette phase, l'océan devient plus acide.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.그리고 그렇게 됨으로써 해양을 더 산성화되도록 만들고 있습니다.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Rozpuszczając się, zwiększa zakwaszenie oceanu.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Saat itulah karbon dioksida membuat samudera menjadi semakin asam.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Și odată cu acest proces, oceanul devine mai acid.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Und dadurch werden die Meere saurer.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Và như thế nó làm cho đại dương có tính axít hơn
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Y al hacerlo hace que el océano sea más ácido.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.Και καθώς το κάνει αυτό, κάνει τον ωκεανό πιο όξινο.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.За счет этого кислотность океана повышается.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.И докато се случва, това прави океана по-киселинен.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.ובעודו עושה כך, הוא הופך את האוקיינוס לחומצי יותר.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.وكما يفعل ذلك، أنه يجعل المحيطات أكثر حامضية.
Evet çözünüyor ve okyanusu daha asidik hale getiriyor.海洋を酸性化させます これは確かなのです
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Ar putea fi şi furtuni, dar adâncul oceanului e tot acolo, neschimbat.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Có thể có bão tố, nhưng chiều sâu của đại dương vẫn còn đó, nó không hề thay đổi.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Det kan storma på ytan, men på djupet av oceanen råder fortfarande lugn,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod