Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanusu ile cümle

okyanusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Der Großteil der Erdbeben und Vulkanausbrüche spielt sich im Meer ab - am Meeresboden.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.In de zee zijn ook de meeste aardbevingen en vulkanen, op de bodem van de zee.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.대부분의 지진과 화산활동이 바닷속에는 일어납니다. 저 바다 밑 바닥에는
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La maggior parte dei terremoti e dei vulcani avvengono nel mare - in fondo al mare.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.la mayoría de los terremotos y volcanes están en el mar, en el fondo del mar.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.La plupart des tremblements de terre et de volcans se produisent dans la mer - au fond de la mer.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Majoritatea cutremurelor şi a vulcanilor sunt în mare-- pe fundul mării.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Väčšina zemetrasení a sopiek je v mori - na dne mora.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Většina zemětřesení a vulkánů je v moři - na mořském dně.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Οι περισσότεροι από τους σεισμούς και τα ηφαίστεια είναι στη θάλασσα -- στον πυθμένα της θάλασσας.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Повечето от земетресенията и вулканите са в морето... на дъното на морето.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.Почти все извержения вулканов происходят там же — на дне океана.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.רוב הרי הגעש ורעידות האדמה מתרחשים בים בקרקעית הים.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.مُعظم الزلازل والبراكين في البحر -- في منتصف البحر.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.つまり海底にあるんです 海における多様性と生物密度は
Çok belli ki Hindistan'dan geliyorlar. Ama okyanusu aşıp 400 mil yol katediyorlar ve rüzgara karşı.Очевидно, что они прилетают из Индии, пролетая 650 км над океаном против ветра.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Alla kungens hästar och alla kungens män kommer aldrig kunna samla ihop all plast och göra haven hela igen.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.A világ összes kincse sem elég, hogy összegyűjtse a műanyagot, és hogy újra helyrehozza az óceánt.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Có binh hùng tướng mạnh cũng không thu thập lại được hết nhựa và đưa đại dương về trạng thái ban đầu.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.왕의 모든 말과 사람들이 투입되어도 모든 플라스틱을 건져올려 바다를 예전처럼 돌려놓진 못합니다.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Nem todos os exércitos do mundo poderiam juntar todo o plástico e tornar o oceano saudável.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Nici o armată de năvoade nu va putea să adune tot plasticul şi să vindece oceanul.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Todos los caballos y todos los hombres del rey... no podrán juntar todo el plástico y reparar el océano.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Tutti i cavalli e tutti gli uomini del re... non recupereranno mai tutta la plastica risanando l'oceano.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Už ani pánboh nepozbiera všetok ten plast a nedá oceány späť doporiadku.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.Zelfs een heel leger zal nooit al het plastic kunnen verzamelen en de oceaan weer oplappen.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.וכל סוסי המלך וכל פרשיו... לא יוכלו לאסוף את כל הפלסטיק ולהשיב את הים כשהיה.
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.جميع فرسان الملك وكل رجاله لن يتمكنوا من جمع كل البلاستيك وإعادة المحيط كما كان سابقاً
Cümbür cemaat, hiç kimse... artık asla tüm plastiği toplayıp okyanusu eski haline getiremez.全てのゴミを回収して海の復元は出来ないのです 状況は悪化しています
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.Ale nie da się długo stać na biegunie, bo znajduje się na środku oceanu pokrytego ruchomym lodem.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.왜냐하면 북극은 바다 한 가운데에 있고 얼어있는 바다 얼음은 계속 움직이기 때문이지요.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.מפני שהוא באמצע האוקיינוס, ומכוסה בקרח ים שזז ללא הפסק.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.لأنه يقع في نقطة وسط المحيط ومغطى بقطع جليدية من مياه البحر وهي دائمة التحرك والإنتقال.
Çünkü durmadan yer değiştiren, donmuş deniz buzuyla çevrili bir okyanusun ortasındadır.その上の海氷は常に動き続けるからです 万一 北極点で海に落ちると
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Bởi vì đại dương nằm đó."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Bo tam jest cały ocean".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Karena di sana ada banyak lautan."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."거긴 전부 바다이기 때문이죠."라고 합니다.
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Mert ott a nagy óceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Omdat daar de echte oceaan is."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Parce que c'est là où tout l'océan se trouve".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Pentru că acolo este oceanul întreg".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Perché è lì che c' è tutto l'oceano".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Porque allí está todo el océano".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Porque é lá que está todo o oceano."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Pretože je to miesto, kde je všetok oceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Protože tam je oceán."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer.""Warum fahre ich nach Kiribati? Weil dort der ganze Ozean ist."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Επειδή εκεί είναι ο ωκεανός".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Защото там е целият океан."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."Потому что там находится весь океан".
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."כי שם נמצא כל האוקינוס."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."لأن حياة المحيط كلها هناك."
Çünkü orası okyanusun olduğu yer."それは基本的に一つの国で
Deniz seviyesinin yükselişine bakacağız. Okyanusun ısınmasına bakacağız.Lesz szó a tengerszint-emelkedésről, és az óceánok felmelegedéséről.
Deniz seviyesinin yükselişine bakacağız. Okyanusun ısınmasına bakacağız.Мы рассмотрим повышение уровня океана, поговорим о нагревании океана.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Avem nevoie de submarine pentru scufundări în adâncime, tehnolgii noi pentru a explora oceanul.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Chúng ta cần những tàu ngầm có khả năng lặn sâu, và những công nghệ mới để khám phá đại dương.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.Kita butuh kapal selam yang mampu ke tempat yang dalam, teknologi baru untuk menjelajah samudra.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.우리는 새로운 심해 탐사정, 바다를 탐험하기 위한 새로운 기술들이 필요합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod