Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Đây là Bắc Băng Dương, và việc xẻ thịt con cá voi thứ hai, 7 ngày sau đó.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Dit is de Arctische Oceaan, en de slachting van de tweede walvis, 7 dagen later.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Este es el Oceáno Ártico, y la pesca de la segunda ballena, siete días después.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Ez a Jeges-tenger, és a második bálna felvágása, hét nappal később.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.일주일 뒤 두 번째 고래를 도축하는 겁니다.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Questo è il mare artico, e questa è la macellazione della seconda balena, sette giorni dopo.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.To jest Ocean Arktyczny, i oprawianie drugiego wieloryba, siedem dni później.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Toto je Arktický oceán, a porcování druhé velryby o sedm dní později.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Voici l'océan arctique, et la boucherie de la deuxième baleine, sept jours plus tard.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Αυτός είναι ο Αρκτικός Ωκεανός, και η σφαγή της δεύτερης φάλαινας, επτά μέρες αργότερα.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Това е Северния ледовит океан, и клането на втория кит, седем дни по-късно.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.Это Северный Ледовитый океан, и разделывание второго кита семью днями после.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.והשחיטה של הליווייתן השני, שבעה ימים אחר-כך.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.و ذبح الحوت الثاني، بعد سبعة أيام.
Burası Arktik Okyanusu ve 7 gün sonra ikinci balinanın öldürülüsü.表示された色によって いくつかの物語が見えてきます
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Aici este Pacificul cu zone largi de pescuit şi mari zone de conservare.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Aqui está o Pacífico com grandes Áreas Marinhas Protegidas (AMP) e grandes zonas de conservação nelas.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Đây là Thái Bình Dương với các khu vực được bảo vệ và các vùng bảo tồn rộng lớn.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Este es el Pacífico con grandes áreas protegidas y grandes zonas de conservación.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Hier ist der Pazifik, mit riesigen Meeresschutzgebieten und riesigen Umweltschutzzonen.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Inilah Lautan Pasifik dengan Area Perlindungan Laut yang luas di dalamnya.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.여기 태평양이 있는데요, 거대한 해양 보호 구역이 있죠. 그리고 거대한 보존 구역도 있습니다.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Qui c'è il Pacifico, con grandi MPA e ampie zone protette.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Tady je Pacifik, velké chráněné mořské oblasti (MPA) a velké chráněné zóny.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Tu je Pacifik s veľkými morskými chránenými areami a s veľkými chránenými oblasťami.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Tutaj jest Pacyfik z wielkim morskim obszarem chronionym i wielkimi strefami ochronnymi w środku.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Voici le Pacifique avec de grandes zones marines classées et de grandes zones protégées.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Να ο Ειρηνικός που διαθέτει τεράστιες προστατευόμενες περιοχές.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Вот Тихий океан с большими Морскими охраняемыми районами и большими охранными зонами.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.Това е Тихия океан с големи защитени области и големи предпазни зони в него.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.הנה האוקינוס השקט עם אזורים ימיים מוגנים נרחבים ואזורי שימור גדולים.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.ها هو المحيط الهادئ بمحمياته البحرية الضخمة و المناطق المحمية الكبيرة فيه.
Burası Pasifik Okyanusu... ...Geniş MPA ile... ...büyük bir koruma sahasının üzerinde.大きなMPA(海洋保護地区)のある 太平洋です ごらんのとおり
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.Nun zu einem Ort, an dem es etwas kühler ist als hier, dem Rossmeer im Südlichen Ozean.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.Passemos para um sítio um pouco mais fresco, o Mar de Ross no Oceano Antártico.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.Spostiamoci ora in un luogo un po' piu' fresco di dove siamo ora, il Mare di Ross nell'Oceano Australe.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.We dalen af naar een andere plek, die iets kouder is dan deze, de Rosszee in de Zuidelijke IJszee.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.Κατεβαίνοντας σε ένα μέρος λίγο πιο δροσερό από εδώ, στη θάλασσα του Ρος στο Νότιο Ωκεανό.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.А теперь мы переместимся в место, где холоднее, в море Росса, расположенном в Южном океане.
Burdan biraz daha soğuk aşağıdaki bir bölgede Güney okyanusundaki Ross Denizi.Да се прехвърлим на един малко по-хладно място сега, морето Рос в южния океан.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Da qui, ho capito il potenziale che avrebbero avuto altre storie legate ai problemi del mare.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Dostrzegłem potencjał na opowieści o innych problemach oceanu.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Ebben pedig megláttam az esélyét hogy a tengeri problémákkal foglalkozzunk.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.En daarmee zag ik het potentieel om andere verhalen over de problemen in de oceanen te schrijven.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Et avec ça, j'ai vu le potentiel pour commencer à faire d'autres histoires sur les problèmes de l'océan.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Genom detta, såg jag möjligheten till att börja göra andra historier om ytterligare marinfrågor.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.그리고 이를 통해 저는 가능성을 보았습니다. 해양 문제에 대한 다른 이야기들을 시작할 가능성을 말입니다.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Și astfel am văzut posibilitatea de a începe alte reportaje despre problemele din ocean.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Tako sem prepoznal potencial in začel delati druge reportaže o problemih oceanov.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Und dadurch sah ich das Potential darin weitere Geschichten über Probleme im Meer zu machen.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Y con eso, vi el potencial para comenzar a hacer otras notas sobre problemas del océano.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Κι έτσι, είδα την δυνατότητα ν' αρχίσω να ασχολούμαι με άρθρα σχετικά με τα προβλήματα του ωκεανού.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Отож, я побачив потенціал у створенні репортажів про інші проблеми океану.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Чрез това, видях потенциала да започна да правя други истории относно проблемите на океана.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.Эта история подтолкнула меня к созданию новых сюжетов о проблемах мирового океана.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.ועם זה, ראיתי את הפוטנציאל להתחיל לעשות כתבות אחרות על בעיות האוקיינוס.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.وبسبب هذا رايت الامكانية في القيام بقصص مشابهة والكشف عن القصص الأخرى حول مشاكل المحيطات.
Bu sayede, okyanusun sorunlarına dair başka haberler yapma potansiyelini farkettim.取材してみようと思い 魚類の危機についての記事を提案しました。
Charlie, Skuba dalış yapıyoruz Charlie. Mavi okyanusun derinliklerini keşfediyoruz.Nous explorons les profondeurs de la mer bleue.
Çoğu deprem ve yanardağ patlamaları bu sularda, okyanusun dibinde gerçekleşiyor.A legtöbb földrengés és vulkáni aktivitás a tengerekben zajlik-- a tenger fenekén.