Ana içeriğe geç
Sözlük

okyanuslar ile cümle

okyanuslar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Se copiază și împrăștie șabloanele prin ocean. Deci informația se răspândește.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Se kopioituu ja levittää mallit kaikkialle mereen. Näin informaatio leviää.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Sie kopiert sich nun und verteilt die Vorlage im Ozean. Die Information verbreitet sich also.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Takže se kopíruje a rozsévá své vzory v oceánu. Informace se šíří.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Y el ADN se auto-copia. Se copia a sí mismo y esparce los moldes por el océano.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Αντιγράφει τον εαυτό του και σκορπίζει τα πρότυπα στον ωκεανό. Έτσι, η πληροφορία διαδίδεται.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Така че се копира и разпръсква шаблоните през океана. Така че информацията се разпространява.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Так она копирует себя и рассеивает шаблоны по океану. Так что информация распространяется.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.הוא מעתיק את עצמו ומפזר את התבניות ברחבי האוקינוס. כך נפוץ המידע.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.فهو يستنسخ نفسه و تتفرّق القوالب عبر المحيطات. و هكذا تنتشر المعلومات.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.海を越えてテンプレートをまき散らすのです そうやって情報が広がります 情報が我々の物語の一部となりましたね
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Dan saya menyadari bahwa minyak berasal dari samudra dan fitoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.En ik weet dat olie uit de oceaan komt en van fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Et je sais que le pétrole vient de l'océan et du phytoplancton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Ich weiß, dass Öl im Ozean und durch Phytoplankton entsteht.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.I wiem, że ropa pochodzi z dna oceanu i fitoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.석유가 바다와 식물성플랑크톤에서 비롯된 사실을 알고 있습니다만,
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Och jag vet att olja kommer från havet och fytoplankton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Sei que o petróleo vem do oceano e do fitoplâncton.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Şi ştiu că petrolul provine din ocean şi de la fitoplanctoni.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Tudom, hogy az olaj az óceánból származik és a fitoplanktonból.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Và tôi biết rằng dầu được lấy từ đại dương và các thực vật phù du.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Viem, že ropa pochádza z oceánu a fytoplanktónu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Vím, že ropa pochází z oceánu z fytoplanktonu.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Y, yo sé que esa gasolina viene del océano y del fitoplancton
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.Και γνωρίζω πως το πετρέλαιο προέρχεται από τον ωκεανό και το φυτοπλανκτόν.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.А я знаю, что нефть достаётся из океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.И знам, че този петрол идва от океана и фитопланктона.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.І я знаю, що нафта походить з океану і фітопланктону.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.ואני יודע שנפט בא מהאוקיינוס והפיטופלנקטון.
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.وأنا أعلم أن النفط يأتي من المحيط والنباتات البحرية الطائفة
Bu benzinin okyanuslardan, bitkilerden ve bitki benzeri organizmalardan geldiğini biliyorum.それだけのエネルギーを生み出すために
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Detta är den okända världen, och idag har vi bara utforskat 3 procent av vad som finns där ute i haven.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Dodnes sme preskúmali len 3 percentá z toho, čo je v oceánoch.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Jak dotąd odkryliśmy tylko 3 procent tego, co kryją oceany.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Se on tuntematon maailma, ja tähän mennessä olemme tutkineet noin kolme prosenttia kaikista meristä.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Toto je neznámý svět a dodnes jsme prozkoumali teprve 3 % toho, co se ukrývá v oceánu.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.А на сегодняшний день, мы исследовали только 3% того, что в океанах.
Bu bilinmeyen dünya. Ve bugün okyanuslarımızda olanların yanlızca yüzde 3'ünü keşfedebildik.Наразі ми дослідили тільки 3 відсотки океанічного світу.
Bu fikri sörfçüler de sevdi, çünkü okyanuslar bazen gerçekten çok soğuk olabiliyordu.서퍼들도 그 생각이 멋지다고 생각한 이유가 때때로 바다가 너무 차기 때문에, 따뜻해지면 좋겠다고 느꼈기 때문입니다.
Bu fikri sörfçüler de sevdi, çünkü okyanuslar bazen gerçekten çok soğuk olabiliyordu.Surferzy polubili tę teorię. Uznali, że to dobra idea, bo w oceanie jest czasami dość zimno.
Bu fikri sörfçüler de sevdi, çünkü okyanuslar bazen gerçekten çok soğuk olabiliyordu.וגם הגולשים אהבו זאת. הם חשבו שזה נפלא כי זה די קר באוקינוס לפעמים,
Bu fikri sörfçüler de sevdi, çünkü okyanuslar bazen gerçekten çok soğuk olabiliyordu.そりゃいいアイディアだって 海は時にとても冷たいからね でも後になって多くの人達が
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Am avut aceste oceane de hidrogen sulfurat foarte lungi perioade de timp.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Chúng ta đã có những biển H2S này rất lâu rồi.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.황화수소는 매우 오랜 기간동안 대양을 뒤덮을 것입니다.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Meillä on ollut näitä vetysulfidimeriä hyvin pitkän aikaa.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Mieliśmy siarkowodorowe oceany przez bardzo długi czas.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Nous avions ce sulfure d'hydrogène dans les océans pendant une très longue période.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Tuvimos estos océanos de sulfuro de hidrógeno durante muchísimo tiempo.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Vi havde disse hydrogensulfid-oceaner over en meget lang periode.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.We hebben deze waterstofsulfide oceanen voor een hele lange tijd gehad.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Wir hatten diese Schwefelwasserstoff Ozeane eine enorm lange Zeit.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Είχαμε αυτούς τους ωκεανούς υδροθείου για μια πολύ μεγάλη εκτενή περίοδο.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Имали сме тези океани с водороден сулфид в продължение на много дълъг период.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.Эти сероводородные океаны просуществовали огромный период времени.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.היו לנו אוקיינוסים של מימן גופרתי במשך זמן כל כך ארוך.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.كان لدينا محيطات معباة بكبريت الهيدروجين لمدة طويلة للغاية.
Bu hidrojen sülfat okyanuslarını uzun zamandır barındırıyorduk.そのために高度な生命が存在しなかったのです
Bulutlar sonunda beyaz olmalı, okyanuslar bizi kıyılarda karşılamalı.A felhők legalább fehérek lennének, a tengerek pedig a parton elérnének.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod