Bu yaratıklar dünyanın her yanındaki okyanuslarda bulunurlar.Tieto živočíchy sa nachádzajú aj v oceánoch, aj všade inde.
Denizyıldızı türleri dünya üzerindeki tüm okyanuslarda yaşar.Kosticovce žijú vo všetkých oceánoch.
Dünyadaki bütün okyanuslardaki ortalama tuzluluk yaklaşık %3.5'tur.Povprečna oceanska slanost je okoli 3,5%.
Okyanuslarla irtibatı yoktur.Po drugi strani nima povezave s svetovnimi oceani.
Okyanuslardaki birçok okyanussal kabuk 200 milyon yıldan daha yaşlıdır.Večina oceanske skorje v oceanskih kotlinah je stara manj kot 200 milijonov let.
Yengeçler tüm dünya okyanuslarında bulunurken; ayrıca birçok çeşit tatlısu ve karada yaşayan türü de vardır.Red je razširjen po vseh svetovnih oceanih, nekaj vrst pa je tudi sladkovodnih.
Fakat insan vücudunda suyun oranı, okyanuslardaki su miktarı ile kıyaslanamayacak kadar azdır.Alkani so slabo topni v vodi, zato je njihova količina v oceanih zanemarljiva.
Denizleri ve okyanusları yönetir.To velja za prsti in morsko okolje.
Okyanuslarda yaşamaz.Gyvena vandenynų gelmėse.
Bu kuvvetlerdeki farklılıklar da Dünya okyanuslarındaki gelgitlerden sorumludur.Šios jėgos sukuria atitinkamus judėjimus arba sroves pasaulio vandenynuose.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.Didėjant atmosferinio CO2 kiekiui, didėja ir jo tirpimas vandenynuose.
Öte yandan okyanuslar da diğer önemli potasyum kaynağıdır.Vandenynai yra pagrindinis kietųjų dalelių šaltinis.
Deniz alabalığı hayatının çoğunu okyanuslarda geçirir ve sadece yumurtlama için tatlı sulara geri döner.Didžiąją gyvenimo dalį praleidžia vandenyje, į sausumą grįžta tik veisimosi periodu.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Nad suudavad ujuda kiirusega kuni 55 km/h ja on seega ühed kiireimad vaalalised.
Azra) Skit OkyanuslarOokeanipõhja puurimisprogrammid
Okyanuslardaki birçok okyanussal kabuk 200 milyon yıldan daha yaşlıdır.Ookeaniline maakoor on kõige rohkem umbes 200 miljoni aasta vanune.
Dünyanın bütün okyanuslarında ve ılıman tropikal sularda bulunur.Neid leidub kõigis ookeanides nii külmades kui ka troopilistes vetes.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.Neid kasutavad maa- ja merevägi.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.21세기가 되어서야 우리는 바다에 대해 보다 진지하게 생각하게 되었습니다
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.A 21. században vagyunk, de még csak most kezdődött el igazán az óceánok feltárása.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Estamos en el siglo XXI, pero en realidad recién empezamos a estudiar realmente los océanos en profundidad.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Het is de 21e eeuw, maar we zijn nog maar net begonnen met het grondig bestuderen van onze oceanen.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Siamo nel 21° secolo, ma abbiamo appena cominciato a studiare gli oceani in modo più approfondito.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Suntem în secolul 21, dar de abia acum am început să studiem cu adevarat oceanele, mai profund.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Wir leben im 21. Jahrhundert, und wir haben gerade erst begonnen, unsere Ozeane tiefgreifend zu untersuchen.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Вече сме в 21 век, но едва тепърва започваме да изучаваме океаните по-задълбочено.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.На дворе уже XXI век, но мы только сейчас начали изучать океан по-настоящему.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.אנחנו במאה ה-21, אבל למעשה רק התחלנו ללמוד את האוקיינוסים בדרך מעמיקה.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.إنه القرن الحادي والعشرون ، ولكننا حقا بالكاد قد بدأنا الدراسة الحقيقية لمحيطاتنا بطريقة أعمق
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.海について その全容を 理解し始めたばかりです 技術の進歩によって
2 kimyasındaki ciddi değişiklikler pahasına olmuştur. Kanıtlar, okyanuslardaki2 atmosfére, cenou za to je významná zmena chemického zloženia oceánov.
2 kimyasındaki ciddi değişiklikler pahasına olmuştur. Kanıtlar, okyanuslardaki2 deutlichen Veränderung der chemischen Zusammensetzung in den Ozeanen.
2 kimyasındaki ciddi değişiklikler pahasına olmuştur. Kanıtlar, okyanuslardaki2 preţul efectuării unei modificări semnificative a chimiei oceanului.
2 kimyasındaki ciddi değişiklikler pahasına olmuştur. Kanıtlar, okyanuslardaki2 que se ha tenido que pagar ha sido un cambio significativo en la química de los
2 kimyasındaki ciddi değişiklikler pahasına olmuştur. Kanıtlar, okyanuslardaki2 степен, химизмът на водите в океаните е значително променен.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.A ośmiornice spotyka się często; żyją we wszystkich oceanach.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Chobotnice všude jsou, obývají všechny oceány.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler. Derinlerde yaşarlar.Осьминоги живут во всех океанах на большой глубине.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.E le piovre lo sono; vivono in tutti gli oceani.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.És a polipok ilyenek, az összes óceánban előfordulnak.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Et les pieuvres sont répandues, elles vivent dans tous les océans.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.문어도 그렇죠, 어느 바다에나 문어가 살고 있어요
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Kuten mustekalat, joita on kaikissa valtamerissä.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Los pulpos lo son; viven en todos los océanos.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Octopussen zijn dat. Ze leven in alle oceanen.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Şi caracatiţele sunt; ele trăiesc în toate oceanele.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.To chobotnice sú, žijú vo všetkých oceánoch.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Und Oktopoden tun das; sie leben in allen Ozeanen.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.Ví dụ như bạch tuộc. Chúng sống khắp các đại dương.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.А октоподите са; те живеят във всички океани.
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.ותמנונים הם, הם חיים בכל האוקינוסים
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.والأخطبوط هو كذلك, يعيشون في كل المحيطات
Ahtapotlar böyledir; okyanusların hepsindedirler.深海に住んでいるものもいます
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Aber das gleiche Bild sehen wir uns in allen Flüssen und Ozeanen.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Ale tego samego obrazu, sami zobaczyć wszystkie rzeki i oceany.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Ale to rovnaký obraz, sami vidieť vo všetkých riekach a oceánoch.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Ale to stejný obraz, sami vidět ve všech řekách a oceánech.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Ampak to isto sliko, bomo videli v vseh rekah in oceanih.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.Dar că aceeaşi imagine, ne vedem în toate râurile şi oceanele.
Ama aynı görüntü, kendimizi tüm nehirlerin ve okyanusların görmek.De ez ugyanaz a kép, mi magunk látni az összes folyók és óceánok.