Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Er waren ook mensen die met hun schepen alle zeeën bevoeren en overal handel dreven.
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,He lähtivät laivoilla merelle ja kävivät kauppaa suurilla vesillä.
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Kateri so šli na morje v ladjah, za opravilom svojim po velikih vodah,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,kik hajókon tengerre szállnak, [és] a nagy vizeken kalmárkodnak,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,선척을 바다에 띄우며 큰 물에서 영업하는 자는
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Kteří se plaví po moři na lodech, pracujíce na velikých vodách,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Którzy się pławią na morzu w okrętach, pracujący na wodach wielkich:
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Los que descienden al mar en los barcos y hacen negocios en los océanos
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Os que descem ao mar em navios, os que fazem comércio nas grandes águas,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Tí, ktorí sa plavia po mori na lodiach, ktorí pracujú na veľkých vodách,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Οι καταβαινοντες εις την θαλασσαν με πλοια, καμνοντες εργασιας εν υδασι πολλοις,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,Ония пък, които слизат на морето в кораби, И вършат работи в големи води,
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,יורדי הים באניות עשי מלאכה במים רבים׃
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,النازلون الى البحر في السفن العاملون عملا في المياه الكثيرة
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,在 海 上 坐 船 、 在 大 水 中 經 理 事 務 的
Gemilerle denize açılanlar, Okyanuslarda iş yapanlar,在 海上 坐船 、 在 大水 中 經 理事 務的
Grönland'daki bir başka buzul da, kuzey yarımküredeki tüm buzullardan daha fazla oranda okyanuslara buz akıtan이건 그린란드에 있는 빙하중 하나인데, 북반구의 다른 빙하를 다 합친 것보다 더 많은 양의 얼음을 배출합니다.
Grönland'daki bir başka buzul da, kuzey yarımküredeki tüm buzullardan daha fazla oranda okyanuslara buz akıtanקרחון אחד למעלה בגרינלנד ששופך אל האוקיינוס הגלובלי יותר קרח מאשר כל הקרחונים בחצי הכדור הצפוני ביחד
Grönland'daki bir başka buzul da, kuzey yarımküredeki tüm buzullardan daha fazla oranda okyanuslara buz akıtan北半球の他のすべての氷河を合わせたより 多くの氷を海に流している氷河があります イルリサット氷河です
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Az állatvilág legnagyobb része az óceánokban él.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Die meisten Tiere leben in den Ozeanen.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Het grootste deel van de dieren leeft in de oceanen.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.대부분의 생명체들이 있고
Hayvanların çoğu okyanuslarda.La maggior parte degli animali vive negli oceani.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.la mayoría de los animales están en los océanos,
Hayvanların çoğu okyanuslarda.La plupart des animaux se trouvent dans les océans.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Majoritatea animalelor sunt în oceane.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Väčšina zvierat je práve v oceánoch.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Většinu živočichů najdeme v oceánech.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Τα περισσότερα από τα ζώα είναι στους ωκεανούς.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Большинство животных живёт в океане.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Повечето от животните са в океаните.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.רוב בעלי החיים נמצאים באוקיינוסים
Hayvanların çoğu okyanuslarda.ومُعظم الحيوانات في المحيطات.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.地震と火山も同様です
Herşey, 17. Yüzyılda, kapitalizmin ilk kez meçhul alanlara, okyanuslara, açılması ile başladı.자본주의가 공해라는 인가 없던 영토로 처음 들어서면서 시작 되었지요. 유럽의
Herşey, 17. Yüzyılda, kapitalizmin ilk kez meçhul alanlara, okyanuslara, açılması ile başladı.Tout a commencé au 17ème siècle, lorsque le capitalisme a conquis son premier territoire émergent
Herşey, 17. Yüzyılda, kapitalizmin ilk kez meçhul alanlara, okyanuslara, açılması ile başladı.Όλα ξεκίνησαν τον 17ο αιώνα, όταν ο καπιταλισμός επεκτάθηκε για πρώτη φόρα σε νέες περιοχές.
Herşey, 17. Yüzyılda, kapitalizmin ilk kez meçhul alanlara, okyanuslara, açılması ile başladı.時に始まる。
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.A belső hő hatására kitörtek a gejzírek - ebből születtek az óceánok.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Calor do interior fez erigir os géisers — foi assim que nasceram os oceanos.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.De hitte vanbinnen deed geisers uitbarsten. Zo werden de oceanen geboren.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Die Hitze aus dem Erdinnern ließ Geysire entspringen - so entstanden die Ozeane.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.El calor interior generó géiseres en erupción,
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Fierbințeala din adânc făcea gheizerele să erupă - astfel s-au născut oceanele.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Gejzíry vybuchovali kvôli teplu, ktoré sa v nich tvorilo, a tak sa zrodili oceány.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Il calore dall'interno fece eruttare i geyser - è così che nacquero gli oceani.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.간헌철의 분출로부터 만들어진 열은 바다의 탄생을 알려줍니다.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.La chaleur du coeur faisait érupter des geysers -- ainsi sont nés les océans
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Panas dari dalam bumi membuat geiser-geiser meletus -- begitulah samudra-samudra dilahirkan.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Sisältä tuleva lämpö sai geysirit purkautumaan- näin syntyivät valtameret.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Sức nóng từ bên trong tạo ra những đợt phun núi lửa ,đó là cách mà các đại dương được sinh ra.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Wewnętrzne ciepło prowadziło do erupcji gejzerów; tak narodziły się oceany.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Η εσωτερική θερμότητα έκανε τους θερμοπίδακες να εκραγούν -- έτσι γεννήθηκαν οι ωκεανοί.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Внутренний жар породил извержение гейзеров - так родились океаны.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.Горещината, която идвала отвътре, предизвиквала изригвания на гейзери - ето така са се появили океаните.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.החום הפנימי גרם לגייזרים להתפרץ-- כך נוצרו האוקינוסים.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.الحرارة الأتية من الداخل جعلت منابع المياة الحارة تندلع- هكذا ولدت المحيطات.
İçerdeki ısı gayzerleri püskürttü - bu sayede okyanuslar doğdu.極地の水は凍りつき 地球の果てができました
İlk kez okyanusları keşfedip anlayabiliyoruz.Per la prima volta, possiamo esplorare e comprendere gli oceani.