74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.Vào tuổi 74, bà đã trở thành thị trưởng vì có những điều phải được thực thiện để bảo vệ đại dương.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.W wieku 74 lat została burmistrzem, ponieważ trzeba zacząć działać, by chronić ocean.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.В 74 года она заняла пост мэра, потому что необходимо было что-то сделать, чтобы защитить океан.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.На 74-годишна възраст станала кмет, защото нещо трябвало да се направи за защита на океана.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.בגיל 74 היא הפכה לראש-עיר בגלל שהיה צריך לעשות משהו כדי להגן על הים.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.أصبحت العمدة و عمرها ٧٤ عاما لأنه كان يتحم عليها عمل أمر ما لحماية المحيط.
74 yaşında, belediye başkanı oldu... ...çünkü okyanusu koruması... ...gerekiyordu.何かをしなければと 74才で市長となりました 1931年 カリフォルニア初の
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.미국은 34만 제곱 마일에 이르는 바다를 국가 천연기념물로 지정했습니다.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.AS telah melindungi 340 ribu mil persegi dari lautan sebagai monumen nasional.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.Hoa Kì đã bảo tồn 340,000 dặm vuông trên biển như những di tích quốc gia.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.les Etats-Unis ont donné le statut de monuments nationaux à plus de 880.000km2 de mer.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.los Estados Unidos han protegido 340.000 millas cuadradas de océano como monumentos nacionales.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.Statele Unite au protejat 340000 mile pătrate de ocean ca monumente naţionale.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.USA on suojeli 880 000 neliökilometriä valtamerta kansallisiksi monumenteiksi.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.Za posledné 3 roky, napríklad, USA vyhlásili 1,16 milióna km2 oceánu za národnú pamiatku.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.САЩ защитиха 544 000 кв. километри от океана като национални паметници.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.США поставило под охрану 880 тысяч квадратных километров океана, как национальные памятники.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.ארצות הברית הגנה על 850,000 קמ"ר של אוקיינוס כאתרים לאומיים.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.وفرت أمريكا الحماية ل340 ألف ميل من المحيط كمعالم وطنية.
ABD 880,000 kilometrekare okyanus alanını milli servet olarak koruma altına aldı.しかしそれは海全体からみればわずか0.6パーセントから
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Ci sono molti animali negli oceani -- la maggior parte di loro emettono luce.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Có rất nhiều động vật trong đại dương rộng lớn -- phần lớn chúng tạo ra ánh sáng.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Der er mange dyr i det åbne hav -- de fleste af dem laver lys.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Então, há muitos animais no oceano -- a maior parte deles produz luz.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Er leven een heleboel dieren in de open oceaan - en de meesten maken licht.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Es gibt viele Tiere im offenen Ozean - die meisten von denen die Licht produzieren.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Hay una gran cantidad de animales en el océano y la mayoría produce luz.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Il y a donc de nombreux animaux dans l'océan -- la plupart d'entre eux produisent de la lumière.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Jadi ada banyak hewan di lautan terbuka -- kebanyakan dapat menghasilkan cahaya.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Je spousta živočichů v širokém oceánu - většina z nich vytváří světlo.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Sunt multe animale în oceanul larg -- cele mai multe producând lumină.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Szóval nagyon sok állat él a tengerekben, a fény előállítására képesek többsége.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Takže v otvorenom oceáne existuje množstvo živočíchov - a väčšina z nich vyrába svetlo.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.W oceanie jest wiele zwierząt -- większość z nich produkuje światło.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.В открытом океане множество животных, и большая часть из них излучает свет.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.Така че има много животни в открития океан -- повечето от тях произвеждат светлина.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.У відкритому океані безліч тварин, і більшість з них можуть випромінювати світло.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.כך שיש המון יצורים באוקינוס הפתוח -- מרביתם יוצרים אור.
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.هناك الكثير من الحيوانات في المحيط والعديد منها يمكنه انتاج الضوء
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.その多くは発光するのです 発光する理由はだいたいは分かっています
Açık okyanusta bir çok hayvan var -- birçoğu ışık yapabiliyorlar.망망한 외해 (外海)에는 빛을 내는 많은 종류의 생물이 있습니다.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.아프가니스탄이나 이라크를 지도에서 찾지 못했고 60퍼센트는 인도 또한 찾지 못했습니다. 30퍼센트는 대서양 조차 찾지 못했죠
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.60 phần trăm không tìm thấy Ấn Độ. 30 phần trăm không tìm thấy Thái Bình Dương.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.60%はインドも分からなかったのです 30%は太平洋の場所も示せませんでした この調査は
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.Afganistanul sau Iraq-ul pe harta, 60 la suta nu au gasit India; 30 la suta nu au putut gasi Oceanul Pacific.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.l'Afghanistan ou l'Irak sur une carte, 60% n'ont pas trouvé l'Inde ; 30% n'ont pas trouvé l'océan Pacifique.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.Quando isto se passou, eu estava há semanas na capital, na sede dos PhotoKids.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.Афганистан или Ирак на картата, 60% не можеха да намерят Индия; 30% не можеха да намерят Тихия Океан.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.Афганістан або Ірак на карті; 60 % не могли знайти Індію; 30 % - Тихий Океан.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.את אפגניסטן או עיראק על המפה, 60 אחוז לא מצאו את הודו; 30 אחוז לא הצליחו למצוא את האוקיינוס הפסיפי.
Afganistan'ı ve Irak'ı, yüzde 60'ı Hindistan'ı; yüzde 30'u Pasifik Okyanusunu haritada bulamadı.العراق أو افغانستان على الخريطة و60% منهم لم يستطع إيجاد الهند و30% لم يجد المحيط الهادىء !
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.나무를 스쳐가는 바람, 흐르는 물, 바다의 파도 소리, 지구의 움직임 같은 것들이죠.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.las olas en la orilla del mar, el movimiento de la Tierra.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.le onde che s'infrangono sulla costa, il movimento della Terra.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.les vagues sur la plage, les mouvements de la Terre.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.Wellen am Ufer, Erdbewegungen.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.כמו הרוח בעצים, המים בנחל, הגלים על חוף האוקינוס, תנועת כדור הארץ.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.مثل هزيز الريح في الشجر، خرير المياه، صوت الامواج على الشاطئ، حركة الأرض.
Ağaçlardaki rüzgar, akıntıdaki su, okyanus kenarındaki dalgalar, yeryüzünün hareketleri gibi.海辺の波の音 地球の動きなどです 二番目は生物起源の音「バイオフォニー」です
"Ah, nadir eski Balina, onun okyanus ev ortalarında fırtına ve fırtına olacak"Åh, den sällsynta gamla Whale, kommer i mitten storm och kuling I hans ocean hem vara