17. yüzyılda Uzak Doğu'da Rus kuvvetleri Pasifik Okyanusu kıyılarına kadar ulaştı.Rytuose rusų ekspedicijos pasiekė Ramiojo vandenyno pakrantes.
Lincoln Denizi - Arktik Okyanusu'nun bir denizi.Linkolno jūra – Arkties vandenynui priklausanti jūra.
Atlantik Okyanusu'nda yaşar.Gyvena Atlanto vandenyne.
Hint Okyanusu'ndaki bir ada olan Réunion'da doğdu ve Paris'te yaşıyor.Ji gimė Reunjone, Indijos vandenyno saloje, šiuo metu gyvena Paryžiuje.
Deniz yılanları çoğunlukla Hint Okyanusu'nda ve Pasifik Okyanusu'nnun güneybatısında bulunur.Jūrinės gyvatės pasitaiko daugiausia Indijos vandenyne ir Ramiojo vandenyno pietvakariuose.
Bu deniz üçlemesi, kıyılardan derinliklere kadar tüm okyanus yaşamını anlatıyordu.Užpildo visų vandenynų giliąsias dalis nuo ašigalių iki pusiaujo.
Okyanus ekosisteminden orman ekosistemine besin transferi yaparlar.Miško ekosistemų teikiamų paslaugų išsaugojimas.
Büyük Okyanus'a bağlıdır.Kon Tikiu per vandenyną.
Nehir, Büyük Göller'i Atlas Okyanusu'na bağlar.Lauryno upė Didžiuosius ežerus jungia su Atlanto vandenynu.
1989 yılından itibaren FIBA Afrika, Amerika, Asya, Avrupa ve Okyanusya olmak üzere beş bölgeye ayrılmıştır.Nuo 1989 m. narės suskirstytos į penkias zonas: Afrikos, Amerikos, Azijos, Europos ir Okeanijos.
Batı Pasifik Okyanusu'nda on beş adadan oluşur.Salyną sudaro 15 mažų salų Ramiojo vandenyno pietuose.
Okyanuslarda yaşamaz.Gyvena vandenynų gelmėse.
Aden ili ülkenin güneyinde Hint Okyanusu boyunca uzanır.Vakaruose ir pietuse valstiją supa Indijos vandenynas.
Kent, Tanzanya'nın güneydoğusunda, Hint Okyanusu kıyısında kurulmuştur.Tanzanija yra Rytų Afrikoje, prie Indijos vandenyno.
Bu kuvvetlerdeki farklılıklar da Dünya okyanuslarındaki gelgitlerden sorumludur.Šios jėgos sukuria atitinkamus judėjimus arba sroves pasaulio vandenynuose.
Yükselen karbondioksit oranları da okyanusların asitlenmesine neden olmaktadır.Didėjant atmosferinio CO2 kiekiui, didėja ir jo tirpimas vandenynuose.
1971 yılında kurulan federasyon, 1994 yılında Okyanusya Futbol Konfederasyonu ve FIFA'ya üye olmuştur.CIFA susikūrė 1971 m., o 1994 m. įstojo į tarptautinę FIFA bei Okeanijos futbolo konfederaciją (OFC).
Atlas (okyanus), dünyanın ikinci büyük okyanusu.Atlanto vandenynas – antras pagal dydį vandenynas.
1727 yılında Büyük Okyanus'un kuzeyine Vitus Bering tarafından düzenlenen geziye katıldı.1728 m. ją pasiekė pirmasis vakarietis Vitas Beringas.
Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya'nın tropikal orman bölgelerinde yaşarlar.Paplitę Azijos, Afrikos ir Amerikos tropikų miškuose.
Bununla birlikte, Arktik Okyanusu'ndan daha sıcak ve daha tuzludur.Pietinė dalis yra sausesnė ir karštesnė negu šiaurinė.
Öte yandan okyanuslar da diğer önemli potasyum kaynağıdır.Vandenynai yra pagrindinis kietųjų dalelių šaltinis.
Deniz alabalığı hayatının çoğunu okyanuslarda geçirir ve sadece yumurtlama için tatlı sulara geri döner.Didžiąją gyvenimo dalį praleidžia vandenyje, į sausumą grįžta tik veisimosi periodu.
Okyanus'ta bulunan Filipinler'de elden çıkmıştı.Prekyboje su Filipinais ispanai taip pat tyrinėjo Okeaniją.
Pasifik Okyanusu'na kıyısı vardır.Ribojasi su Ramiuoju vandenynu.
Okyanus kirli.Vandenynas yra užterštas.
Çoğunlukla Pasifik Okyanusu (ateş çemberi) etrafında dağılım göstermişlerdir.Subduktsioonivöönditega on ümbritsetud suur osa Vaiksest ookeanist (Vaikse ookeani tulerõngas).
Bu yoğun su okyanus havzalarına akar.See tihe vesi voolab edasi ookeanibasseinidesse.
Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, Japonya, Çin ve Rusya'nın kıyılarında yaşar.Nad sõitsid üle Vaikse ookeani Jaapani ja Hiina kaudu Venemaale.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.Seetõttu arvatakse, et Merkuuril ei ole ka varem olnud märkimisväärset atmosfääri.
Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu'nda 1.200 adadan oluşan bir devlettir.Maldiivid (ametlikult Maldiivi Vabariik) on saareriik India ookeanis.
Saatte 120 km hızla yüzebilir ve okyanusların en hızlı balıklarından biridir.Nad suudavad ujuda kiirusega kuni 55 km/h ja on seega ühed kiireimad vaalalised.
1928 - Havacı Amelia Earhart, bir uçak ile Atlantik Okyanusu'nu geçen ilk kadın oldu.1932 – Amelia Earhart lendas esimese naisena lennukiga üle Atlandi ookeani.
Denizel arktik (mA): Arktik Okyanus üzerinde oluşan çok soğuk hava kütlesidir.Beringi merel on valdavalt külm kliima – see on osa Arktikast.
Azra) Skit OkyanuslarOokeanipõhja puurimisprogrammid
Bu olay, sis bulutlarının Karayip Okyanusu üzerinden Noel Rüzgarları ile karaya taşınmasıyla meydana gelir.Need tekivad, kui jõulutuuled puhuvad Kariibi merelt udupilved maismaale.
C Sınıfı mandalar Okyanusya'daki bazı adalar ve Güneybatı Afrika (şimdi Namibya) bölgesinde kuruldu.Teine koloonia rajati Arguini saarestikus Lääne-Aafrika rannikul (nüüd Mauritaania osa).
Okyanuslardaki birçok okyanussal kabuk 200 milyon yıldan daha yaşlıdır.Ookeaniline maakoor on kõige rohkem umbes 200 miljoni aasta vanune.
Oşinografi, okyanus bilimi.Bioloogiline okeanograafia – teadus mereelustikust.
28 Kasım'da kalan üç gemi Büyük Okyanus'a ulaştı.Ülejäänud laevad jõudsid Kopenhaagenisse 28. novembril.
Borçka'da okyanusal iklim (Köppen: Cfb) görülmektedir.Hannoveris on mereline kliima (Köppeni kliimaklassifikatsioon Cfb).
Asıl yayılım alanı Atlantik okyanusunun ortaları ve batısıdır.Peamised piirkonnad on Atlandi ookeani kirde- ja loodeosa.
Dünyanın bütün okyanuslarında ve ılıman tropikal sularda bulunur.Neid leidub kõigis ookeanides nii külmades kui ka troopilistes vetes.
1941) 1892 - John Alcock, İngiliz havacı (Atlas Okyanusu'nu ilk kez geçen) (ö.1919 – esimene lend üle Atlandi ookeani (inglased J.W. Alcock ja A. Whitten, 16 tundi 12 min).
Atlantik Okyanusu Okyanus su akışıAtlandi ookeani ületus
Halkalı foklar Arktik Okyanusu'nun tamamında yaşarlar.Küürvaalad elavad maailmameres Arktikast Antarktikani.
Okyanuslar ve denizler onun sorumluluğundadır.Neid kasutavad maa- ja merevägi.
"Sallardan Okyanus Gemilere".Piraadikütt ookeani avarustel.
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.1979년 저에겐 "짐"이라고 불리던 이 개인 잠수정을 이용해서
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.ב- 1979 הייתה לי הזדמנות לשים את טביעות הרגל שלי על קרקעית האוקיינוס
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.عام 1979 أتيحت لي الفرصة لوضع بصمة أصبعي على سطح المحيط
1979'da, ben de kendi ayak izlerimi okyanus tabanına bırakma şansını elde ettim.海底に足跡を残すことができました
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.21세기가 되어서야 우리는 바다에 대해 보다 진지하게 생각하게 되었습니다
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.A 21. században vagyunk, de még csak most kezdődött el igazán az óceánok feltárása.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Estamos en el siglo XXI, pero en realidad recién empezamos a estudiar realmente los océanos en profundidad.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Het is de 21e eeuw, maar we zijn nog maar net begonnen met het grondig bestuderen van onze oceanen.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Siamo nel 21° secolo, ma abbiamo appena cominciato a studiare gli oceani in modo più approfondito.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Suntem în secolul 21, dar de abia acum am început să studiem cu adevarat oceanele, mai profund.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Wir leben im 21. Jahrhundert, und wir haben gerade erst begonnen, unsere Ozeane tiefgreifend zu untersuchen.
21. yüzyıldayız ancak okyanuslar hakkında derin çalışmalara daha yeni başladık.Вече сме в 21 век, но едва тепърва започваме да изучаваме океаните по-задълбочено.