Ana içeriğe geç
Sözlük

okuyorlar ile cümle

okuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.13 000 девочек учатся здесь в комнатах под землей, наполненных скорпионами.
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.13 000 дівчаток вчаться тут в кімнатах під землею, в яких повно скорпіонів.
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.13 000 момичета учат там, в стаи под земята, пълни със скорпиони.
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.13000 فتاة يدرسن هنا في غرف تحت الارض,
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.13 mil niñas estudian aquí en aulas subterráneas, llenas de escorpiones.
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.Δεκατρείς χιλιάδες κορίτσια σπουδάζουν εκεί σε υπόγεια δωμάτια, γεμάτα με σκορπιούς.
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.את בית הספר הגדול באפגניסטאן, בית ספר לבנות. 13,000 בנות
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.ここで勉強しています 地下の教室は さそりだらけです
13,000 kız, burada, akrep dolu yeraltındaki sınıflarda okuyorlar.有一萬三千個女仔 喺依度返學, 佢哋喺地面下一間房上課,
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.De tager steder hen, de klarer udfordringer, de tjener point.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ellos viajan, tienen desafíos, ganan puntos.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Elmennek helyekre, megtesznek dolgokat és pontokat gyűjtenek.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ils vont dans des endroits, ils acceptent des défis, ils gagnent des points.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.사람들은 어떤 장소들에 가서 도전을 하고 포인트를 얻습니다.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Odwiedzają różne miejsca, uczestniczą w konkursach, zdobywają punkty.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Se duc prin diferite locuri, participă în concursuri, câștigă puncte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Sie gehen an Orte, sie stellen sich Herausforderungen, sie verdienen Punkte.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Vanno in vari posti, partecipano a delle sfide, guadagnano dei punti.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Ze gaan naar plekken toe, ze nemen uitdagingen aan, ze verdienen punten.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Πάνε σε διάφορα μέρη, δέχονται προκλήσεις, κερδίζουν πόντους.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Люди посещают места, выполняют задания, зарабатывают очки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.Те посещават места, изпълняват предизвикателства, печелят точки.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.הם הולכים למקומות, הם מבצעים אתגרים, הם זוכים בנקודות.
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.يذهبون إلى أماكن ، يفعلون بعض التحديات و يكسبون نقاط
Bir yerlere gidiyorlar, meydan okuyorlar, puan kazanıyorlar.進捗ダイナミクスをそこに導入しています
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Ei bine, acești copii nu au, așa că ies afară și-și citesc temele la lumina becurilor de la stâlpi.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Und diese Schüler haben es nicht, also gehen sie heraus und lesen ihre Schulaufgaben unter dem Straßenlicht.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.W istocie, te dzieci nie mają, więc czytają swoją pracę domową w świetle latarni ulicznych.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.А в цих дітей - ні, і тому вони вимушені читати шкільні завдання під світлом вуличних ліхтарів.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.У ребят этого нет, вот они и сидят под фонарями, читая школьные задания.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Bizton állíthatom, hogy elolvasták azt az üzenetet.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır. Bu bir iPhone kullanan kenar mahalle genci fenomeni değil.I nie chodzi tu tylko o nastoletnich posiadaczy iPhone'a z wielkich miast.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Garanto-vos que ela leu esse sms.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Ich verspreche Ihnen, sie hat die Nachricht gelesen.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Ik zeg je dat ze de boodschap gelezen heeft.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Je vous promets qu'elle lit ce message.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.애들이 문자 메시지를 읽었다는 것은 제가 보증할 수 있습니다.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Les aseguro que lee el mensaje.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Saya yakin dia membaca SMS itu.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Slibuji vám, že si tu textovku přečetla.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Tôi dám chắc cô ấy đọc được tin nhắn đó.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Vă asigur că a citit acel text.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Vi assicuro che ha letto il messaggio.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Zagotavljam vam, da je prebrala sporočilo.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Σίγουρα έχει διαβάσει το μήνυμα.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Гарантирам ви, че тя е прочела това съобщение.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Уверяю вас, она прочитала ваше сообщение.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.Я присягаюся, що вона прочитала ваше SMS.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.אני מבטיחה לכם שהיא קראה את המסרון.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.أنا أؤكد لكم أنّها قد قرأتها.
Eminim ki bu sorunuzu da okuyorlardır.これは郊外に住む若い iPhoneユーザーだけの現象ではなく
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.정말 오래된 집안 관리 잡지를 읽고 있습니다.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.leen ejemplares muy viejos de revistas.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.leggono vecchie copie di riviste da casalinghe.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.קוראים עותקים מיושנים של מגזינים.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.يقرأون من النسخ القديمة للغاية مجلة التدبير المنزلي الجيد.
'İyi Ev İdaresi' adlı derginin oldukça eski baskılarını okuyorlar.「グッド ハウスキーピング」といった雑誌を読み でもほとんどが長い間待ち時間で座っています
Kitapları en az 2 defa okuyorlardı, hatta üç veya dört defa.3回、4回と読み返すのです。 スウェーデンでは、1回読んでパーティーです。
Kitapları en az 2 defa okuyorlardı, hatta üç veya dört defa.Czytali podręcznik dwa razy, lub trzy razy, albo cztery razy.
Kitapları en az 2 defa okuyorlardı, hatta üç veya dört defa.De læste tekstbogen to gange, eller tre eller fire gange.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod