Ne okuyorsunuz?Wat ben je aan het lezen?
Bir bahçecilik kılavuzu okuyordu.Ze was een handboek aan het lezen over tuinieren.
Ben gazete okuyorum.Ik ben de krant aan het lezen.
Gazeteyi okuyorum.Ik ben de krant aan het lezen.
Üniversitede tarih okuyor.Hij studeert geschiedenis aan de universiteit.
Hayvanlar hakkında bir kitap okuyorum.Ik lees een boek over dieren.
Kitabını okuyorum.Ik lees jouw boek.
Düşüncelerimi okuyorsun.Je leest mijn gedachten.
Oğlum da yurtdışında okuyor.Mijn zoon studeert ook in het buitenland.
Senin kitabını okuyorum.Ik lees jouw boek.
Ben senin kitabını okuyorum.Ik lees jouw boek.
(Gazete okuyorum.)Czytam gazetę.).
Bu okuyor!"Czytaj!"
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.Dotychczas jest jedyną płytą wydaną przez Koli.
Bu okuyor!"Gå och läs!"
Büyük oğlum hukuk okuyor.Thompson studerade juridik.
Daha sonraları, "Benim kadar iyi olan herkese meydan okuyorum." demiştir.Han sade "varje bit så grymt bra som du hade hoppats".
O gazete okuyor.Han läser tidningen.
Mary ebelik okuyor.Mary läser till barnmorska.
(Gazete okuyorum.)Газетні статті»).
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.Вона багато читала у вільний від роботи час.
Çünkü kurallarına meydan okuyordu.Промисел регламентований.
Özel bir kolejde okuyor.Вчиться в приватній школі.
Okulu bitirdiğinde Farsça okuyor ve konuşabiliyordu.Після закінчення такої школи дитина мала вміти рахувати та читати.
Bella Ahmadulina şiirlerini şarkı şöyler gibi melodik bir sesle okuyordu.Його поетичні псалми Давуд співав прекрасним голосом.
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.В ті часи було створено багато прототипів.
Buyurun bir cümle okuyorum: "Ağlamayı aşan bir derinlikteydim."Це був один з тих емоційних моментів, коли мені хотілося плакати».
Kadın okuyor.Жінка читає.
Ben gazete okuyorum.Я читаю газету.
O, bir gazete okuyordu.Він читав газету.
O, bir gazete okuyordu.Вона читала газету.
Fars dili okuyorum.Я вивчаю перську мову.
Fars dili okuyorum.Я вивчаю фарсі.
O okuyor.Він читає.
Hangi gazeteyi okuyorsun?Яку газету ти читаєш?
O gazete okuyor.Він читає газету.
Kitabı okuyorum.Я читаю книжку.
Tom gazete okuyor.Том читає газету.
Gazeteyi okuyorum.Я читаю газету.
Biz okuyorduk.Ми читали.
Tom bir roman okuyor.Том читає роман.
Hangi gazeteyi okuyorsunuz?Яку газету ви читаєте?
İncili okuyor musun?Ти читаєш Біблію?
Sen hangi gazeteyi okuyorsun?Яку газету ти читаєш?
Bir biyografi okuyorum.Я читаю біографію.
Erkek kardeşim androloji okuyor.Мій брат вивчає андрологію.
Ben de Fransızca okuyorum.Я теж вивчаю французьку.
(Gazete okuyorum.)(Tiskové zprávy).
Kitapta birçok yabancı kaynak kullanılmıştır. ^ Net kitap ^ Kitap okuyoruz.comRecenze knihy na Knihovnice.cz Recenze knihy na iliteratura.cz Recenze knihy na kotrla.com
Basitliğe meydan okuyor."Ale já chci odolávat pokušením."
(Gazete okuyorum.)(Eu) Citesc ziarul.
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.Scrisori care au fost citite de toată lumea.
Onlar kendi gazetelerini okuyor.Ele citesc propriile lor ziare.
Öngörüsünde tuvalette gazete okuyor.Jövőképében a toaletten ülve újságot olvasott.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Gyerekkorában sokat olvasott klasszikusoktól a ponyvaregényekig mindent.
Ama aralarda annesiyle yaptığı o ilk telefon konuşmasını okuyoruz.Innen írta édesanyjának első levelét is.
(Gazete okuyorum.)(Sajtó alatt.)
Ne okuyorsun?Mit olvasol most?
Tom okuyor.Tom olvas.
Çünkü kurallarına meydan okuyordu.Hän hallitsi asetuksilla.