Ana içeriğe geç
Sözlük

okuyor ile cümle

okuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ama aralarda annesiyle yaptığı o ilk telefon konuşmasını okuyoruz.Hän lähetti toisen viestin ja liitti mukaan videon, jonka hän teki äitinsä kanssa.
Adam Lyon bir 7. sınıf öğrencisiydi ve diğer insan okuduğu bir okulda okuyordu.Koulunsa Juutilainen kävi Sortavalassa, jossa hän luki seitsemän luokkaa Sortavalan lyseossa.
Ne okuyorsunuz?Mitä olette lukemassa?
Bir kitap okuyor.Hän lukee kirjaa.
(Gazete okuyorum.)(Εφημερίδα τα Νέα).
Bu okuyor!"Ακούστε το!».
Yeni çıkan yabancı kitapları veya bunların özetlerini uzmanlara çıkarttırıp okuyordu.Έτσι μετέφρασε ξένα βιβλία, τα οποία θεωρούσε χρήσιμα για τους εκπαιδευτικούς.
Fransızca okuyorum.Διαβάζω Γαλλικά.
Bu cümleyi okuyorum.Διαβάζω αυτή την πρόταση.
O, Harvard'da hukuk okuyor.Αυτός σπουδάζει νομικά στο Χάρβαρντ.
Yıllardır Fransızca okuyorum.Έχω σπουδάσει γαλλικά για πέντε χρόνια.
Tom Fransızca okuyor.Ο Τομ διαβάζει Γαλλικά.
Fransızca okuyoruz.Διαβάζουμε Γαλλικά.
Bilhassa fizik kitaplarını büyük bir heves ve arzuyla okuyordu.Naturvidenskabelige skrifter læste han med stor lyst.
Mete'yle birlikte üniversitede okuyordu.Han studerede ved Universitetet i Tartu.
O da eskiden bu okulda okuyordu.Tidligere var her også en skole.
Büyük oğlum hukuk okuyor.Hun vil godt læse jura.
Mezmur 100:3: Yine, Tanrı Yaratıcı olduğu için yüceliğin O’na ait olduğunu okuyoruz.6-21): ”For hvor din skat er, dér vil også dit hjerte være.”
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.Kun første utgave av hver bok er presentert.
Anne ve babası onlara dünya edebiyatından eserler okuyorlardı.Bapak dan Ibunya mengajarkan tentang cara bertani.
Bu sırada Chalmers University of Technology'de endüstriyel ekonomi ve teknoloji yönetimi okuyordu.Dia kemudian mengejar gelar di Manajemen Industri Ekonomi dan Teknologi di Universitas Teknologi Chalmers.
Vahiy 4:11 ayetinde, göksel varlıkların Tanrı’yı yücelttikleri, gökte gerçekleşen sahneyi okuyoruz.Dalam Wahyu 3:12, mereka yang menyandang nama Allah dapat berakhir di Surga.
Gözüne baktığı kişinin gönlünü okuyor, içinden geçenleri hisseden biridir.Hal itu terjadi seolah-olah ia melihat, mendengar, dan merasakan dari yang dibacanya.
Bu okuyor!"Aku lupa!"
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Sebagai seorang anak, Porter selalu membaca, mulai dari buku klasik hingga novel picisan.
New York Times'ı okuyorum.Saya membaca New York Times.
Anne ve babası onlara dünya edebiyatından eserler okuyorlardı.Các giáo sĩ và gia đình họ đóng một vai trò trong việc học chữ ở Đông Âu.
Özel bir kolejde okuyor.特別教室にいる。
İnsanlar ismini okuyor ama resmi bir görüşleri yok.監督は実名だが写真は無し。
Game Center Oyun Merkezi meydan okuyor.Game Center対応など。
(Gazete okuyorum.)Leggo il giornale. - 私は新聞を読みます。
Bu okuyor!"」と読み上げる。
Basitliğe meydan okuyor."さみしさに敏感なだけ』。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.学校の周りを走る。
Eywa'dan gelen mesajları okuyor.そこへ岡本からの呼び出し。
"Always Coming Home" adlı kitabı okuyorum.「オールウェイズ・カミングホーム」と言う本を読みます。
Tom yavaş okuyor.トムは読むのが遅い。
Öngörüsünde tuvalette gazete okuyor.在他的預見影像中,他正在卫生间中读一张报纸。
Ağabeyi Hans da orada Tıp okuyordu.她哥哥汉斯,在这里学习医学。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.昴所就讀的學校。
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.这些绘画在当时饱受批评。
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.同時,我也會繼續給每位來到我跟前的信眾達顯。
İnsanlar ismini okuyor ama resmi bir görüşleri yok.대한민국에서는 키스타임이라고 칭하나, 공식 명칭은 없다.
Erkeklerin %90’ı okuyor ancak kızlar ilkokul bittikten sonra genelde okutulmuyor.어린이들의 약 90%는 초등학교에 다니지만, 대개는 생활고 때문에 1년 정도밖에 공부하지 못한다.
Ama aralarda annesiyle yaptığı o ilk telefon konuşmasını okuyoruz.문맹이었던 그는, 어머니로부터 성서이야기를 듣곤 하였다.
Bu okuyor!"מולדתי קוראת".
Basitliğe meydan okuyor."היא אמורה לספק רק עובדות".
Kütüphanede bir kitap okuyor.היא קוראת ספר בספריה.
Kütüphanede bir kitap okuyor.היא קוראת ספר בספרייה.
Bir mektup okuyorum.קראתי מכתב.
Bir şeyler yazmıyordum ama, üç dört edebiyat dergisi okuyordum.Работи в няколко литературни списания и пише рецензии за чуждестранна литература.
Çünkü kurallarına meydan okuyordu.Той живее по свои правила.
2006 yılında, 51,359 çocuk okuyordu.В него през 2006 г. са учили 11 458 студенти.
Ama aralarda annesiyle yaptığı o ilk telefon konuşmasını okuyoruz.Kasnije u filmu on započinje pisati dnevnik o mami, kojeg naziva Sve o mojoj majci.
(Gazete okuyorum.)(Ja ću biti takav da čitam knjigu.)
Ama aralarda annesiyle yaptığı o ilk telefon konuşmasını okuyoruz.V Pozdišovciach okrem iného napísal aj svoju známu hru Matka.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Porter je kot otrok ves čas bral raznovrstna dela, od klasike do kratkočasne trivialne literature.
Anne ve babası onlara dünya edebiyatından eserler okuyorlardı.Starša sta jim brala svetovno literaturo, kasneje je oče recitiral svoja dela.
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.Tuo metu daug rašė.
Kadın okuyor.Moteris skaito.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod