(Gazete okuyorum.)(Por el periódico.)
Bize gelen mail’lerde Twitter ve Facebook hesaplarımız üzerinde yapılan yorumlarda biz bunu okuyoruz.Usted y ellos lo verán comprobado en el paquete de impresos que incluyo en esta ocasión.
Bana yollanan her mesajı tek tek okuyorum.Llevar un análisis de cada boletín enviada.
Şu an bu satırları hala okuyor olmanız bu teoriye dayalıdır.Estas particularidades siguen siendo evidentes al leer sus textos hoy en día.
Hyogo Üniversitesi'nde okuyorum.Studio all'università di Hyogo.
O bir kitap okuyor mu?Sta leggendo un libro?
Kitap okuyorken, uykum geldi.Mi sono addormentato mentre leggevo.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.Quando entrò, stavo leggendo un libro.
Şimdi ne okuyorsun?Cosa stai leggendo in questo momento?
O, odasında tek başına bir kitap okuyordu.Stava leggendo un libro tutto solo nella sua stanza.
Tom kısa bir hikaye okuyor.Tom sta leggendo un racconto breve.
Melanie en sevdiği kitabı okuyor.Melanie sta leggendo il suo libro preferito.
Odaya girdiğimde Tom bir mektup okuyordu.Quando entrai nella stanza, Tom stava leggendo una lettera.
Laurie şimdi bir kitap okuyor.Laurie sta leggendo un libro adesso.
Özel bir kolejde okuyor.Studiò in una scuola privata.
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.Quella volta mi girarono parecchio le scatole.
Bir kitap okuyorum.Я читаю книгу.
Kitabı okuyorum.Я читаю книгу.
O bir kitap okuyor mu?Он читает книгу?
Bu üniversitede okuyor.Он учится в этом университете.
Bir mektup okuyorum.Я читаю письмо.
Ben klasik bir lisede okuyorum.Я учусь в классической гимназии.
O gazete okuyor.Он читает газету.
Katya sağlıklı beslenme ile ilgili bir dergi okuyor.Катя читает журнал о здоровом питании.
Tom verandada oturmuş, gazete okuyor.Том сидел на крыльце, читая газету.
Her seferinde bu romanı büyük bir ilgiyle okuyorum.Всякий раз я перечитываю этот роман с большим интересом.
sen ve ben, biz okuyoruz.Ты и я, мы читаем.
Ben kitabın üçüncü bölümünü okuyorum.Я читаю третью главу книги.
Tom güneş sistemiyle ilgili bir makale okuyor.Том читает статью о Солнечной системе.
Büyük oğlum hukuk okuyor.Параллельно мальчик изучал юриспруденцию.
(Gazete okuyorum.)Газеты»).
2008’de dört arkadaşıyla birlikte “Bebeğimi Seviyorum, Ona Kitap Okuyorum” projesini hazırladı.2008 — Вместе с братом автор книги «Как мы дрессируем собак».
Özel bir kolejde okuyor.Он учится в частной школе.
Bir şeyler yazmıyordum ama, üç dört edebiyat dergisi okuyordum.Работал в нескольких литературных журналах, рецензируя иностранную литературу.
Basitliğe meydan okuyor."Обманчивая простота реальности.»
Bir şeyler yazmıyordum ama, üç dört edebiyat dergisi okuyordum.قد شغفت بالأدب ورغم حبى الشديد للأدب إلا إننى لم أكتب شيئا لكنى قرأت ثلاث أو أربع مجلات أدبية.
2008’de dört arkadaşıyla birlikte “Bebeğimi Seviyorum, Ona Kitap Okuyorum” projesini hazırladı.أعدت مشروع "أحب طفلى وأقرأ له كتاب" مع أربعة من أصدقائها عام2008.
Buyurun bir cümle okuyorum: "Ağlamayı aşan bir derinlikteydim."فَقَالَ لَهَا يَسُوعُ: «أَعْطِينِي لِأَشْرَبَ».
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.ومعظم أوقاته شغلها بالكتب قراءة ونسخا.
Japonlar da kitaplarını ilgiyle okuyorlardı.يتميز اليابانيون بشره القراءة.
Ne okuyorsun?ماذا تقرأ؟
Üniversitede tarih bölümünde okuyor.يدرس التاريخ في الجامعة.
Fars dili okuyorum.أنا أدرس اللغة الفارسية.
O, onuncu sınıfta okuyor.هو في الصف العاشر.
Tom bir tarih kitabı okuyor.توم يقوم بقرآءة كتاب تاريخ.
O, Harvard'da hukuk okuyor.هو يدرس الحقوق في هارفرد.
Oğlan, kitabını okuyor.يقرأ الصبي كتابه.
Bir kadın kütüphanede kitap okuyor.يوجد امرأة تقرأ في المكتبة
Bir yandan da İstanbul Radyosu'nda okuyordu.Ele promete ouvi-lo na rádio de Varsóvia.
O da eskiden bu okulda okuyordu.Ela ainda estava na escola naquele momento.
Örnekler O zamanlar çok okuyordum.Os estudos empíricos receberam muitas críticas nessa época.
O bir kitap okuyor mu?Ele está lendo um livro?
O bir kitap okuyor.Ele está lendo um livro.
O gazete okuyor.Ele está lendo o jornal.
Biz Çince okuyoruz.Nós estamos estudando Chinês.
Tom koltukta yatıp kitap okuyordu.Tom estava deitado no sofá, lendo um livro.
Öngörüsünde tuvalette gazete okuyor.Tijdens zijn flashforward zit hij op het toilet een krant te lezen.
Özel bir kolejde okuyor.Ze studeert op een openbare school.
Daha sonraları, "Benim kadar iyi olan herkese meydan okuyorum." demiştir.Zeker iemand die zoveel talent heeft als jij."
Susan Amerikan tarihi bölümünde okuyor.Susan studeert als hoofdvak Amerikaanse geschiedenis.