Başka bir bölüm okuyan bir öğrenciyimΕίμαι φοιτητής/ τρια που σπουδάζει κάτι άλλο
Başka bir bölüm okuyan bir öğrenciyimأنا تلميذ أدرس شيئ أخر
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.EDL은 엄청난, 기술적으로 어려운 문제입니다.
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.Lądowanie to wyzwanie techniczne.
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.L'EDL è questo immenso problema di sfida tecnologica.
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.VSP představuje technologicky nesmírně náročný problém.
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.כה"נ הוא אתגר טכני אדיר
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.و بالتالي عملية الدخول و التباطؤ و الهبوط هي عملية صعبة كثيرة التحديات
BC: EDL büyük oranda teknik olarak meydan okuyan bir sorun.宇宙空間を飛んできた宇宙船を
Belki 50-60 dolarlık bir ödül MIT'de okuyan biri için yeterli değildir.Może 50-60 dolarów nagrody nie jest wystarczająco motywujące dla studentów MIT
Belki 50-60 dolarlık bir ödül MIT'de okuyan biri için yeterli değildir.¿verdad?
"Beyler, aranızda Inhabited Island okuyan var mı?""Četl někdo z vás Tajemný ostrov?"
"Beyler, aranızda Inhabited Island okuyan var mı?"Chłopaki, czytaliście Przenicowany Świat?
"Beyler, aranızda Inhabited Island okuyan var mı?""혹시 '인해비티트 아일랜드(Inhabited Island)'읽어 본 사람 있나요?"
"Beyler, aranızda Inhabited Island okuyan var mı?""Jungs, hat jemand von euch Inhabited Island gelesen?"
"Beyler, aranızda Inhabited Island okuyan var mı?""Les gars, est-ce que l'un d'entre vous a lu L'île habitée ?"
Biraz daha ileri gidelim. Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.We spoelen vooruit naar een van de jongens die dit artikel las:
Biraz daha ileri gidelim. Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.Далее, одним из людей, прочитавших эту статью, был Дуглас Энгельбарт.
Bir dosyadan mesaj okuyan bir commit cismi oluştur (`stdin` için `-` ekini kullan)Створює об'єкт коміту читаючи повідомлення з файлу (використовуй `-` для читання зі стандартного введення)
Bize "The Negro World" [Zenci Dünyası] isimli, Garvey gazetesini okuyan, annemdi.어머니는 우리에 게 흑인 세계 불렀다가 비 종이 읽는 것 하는 사람이.
Bize "The Negro World" [Zenci Dünyası] isimli, Garvey gazetesini okuyan, annemdi.Η μητέρα μου ήταν αυτή που μας διάβαζε από την εφημερίδα του Γκάρβεϊ, που λεγόταν Ο Κόσμος των Νέγρων.
Bize "The Negro World" [Zenci Dünyası] isimli, Garvey gazetesini okuyan, annemdi.أمي هي الشخص الذي يقرأ لنا جريدة قارفي، والتي كانت تدعى عالم الزنوج
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Älkäämme olko turhan kunnian pyytäjiä, niin että toisiamme ärsyttelemme, toisiamme kadehdimme.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Chớ tìm kiếm danh vọng giả dối mà trêu chọc nhau và ghen ghét nhau.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Chớ tìm_kiếm danh_vọng giả_dối mà trêu_chọc nhau và ghen_ghét nhau .
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Kita tidak boleh menjadi sombong, dan saling menyakiti hati, serta iri hati satu sama lain
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.헛된 영광을 구하여 서로 격동하고 서로 투기하지 말지니라
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Lader os ikke have Lyst til tom Ære, så at vi udæske hverandre og bære Avind imod hverandre.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.La oss ikke ha lyst til tom ære, så vi egger hverandre og bærer avind imot hverandre!
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Lasset uns nicht eitler Ehre geizig sein, einander zu entrüsten und zu hassen.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Laten wij niet hoog over onszelf opgeven, want daarmee lokken wij alleen maar rivaliteit en jaloezie uit.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Låtom oss icke söka fåfänglig ära, i det att vi utmana varandra och avundas varandra.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Não nos tornemos vangloriosos, provocando-nos uns aos outros, invejando-nos uns aos outros.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nebuďme žiadostiví prázdnej chvály navzájom sa vyzývajúc, jedni druhým závidiac.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nebývejme marné chvály žádostivi, jedni druhých popouzejíce a jedni druhým závidíce.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Ne iščimo prazne slave, da ne dražimo drug drugega, da nismo drug drugemu nevoščljivi.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Ne legyünk hiú dicsõség kívánók, egymást ingerlõk, egymásra irígykedõk.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nie bądźmy chciwi próżnej chwały, jedni drugich wyzywając, jedni drugim zajrząc.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Non cerchiamo la vanagloria, provocandoci e invidiandoci gli uni gli altri
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.No seamos vanidosos, irritándonos unos a otros y envidiándonos unos a otros
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Să nu umblăm după o slavă deşartă, întărîtîndu-ne unii pe alţii, şi pizmuindu-ne unii pe alţii.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Μη γινωμεθα κενοδοξοι, αλληλους ερεθιζοντες, αλληλους φθονουντες.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Не буваймо марнославні, один одного роздражнюючи і один одному завидуючи.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Не будем тщеславиться, друг друга раздражать, друг другу завидовать.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.ולא נרדף אחרי כבוד שוא להכעיס איש את רעהו ולקנא איש את רעהו׃
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.لا نكن معجبين نغاضب بعضنا بعضا ونحسد بعضنا بعضا
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.不 要 貪 圖 虛 名 、 彼 此 惹 氣 、 互 相 嫉 妒
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.不要 貪圖虛 名 、 彼此 惹氣 、 互相 嫉妒
Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.Einer, die diesen Artikel gelesen hatte, war Doug Engelbart,
Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.이 기사를 본 사람들 중에 더그 엔젤바드라는 사람이 있었는데,
Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.אחד מהבחורים שקרא את המאמר הזה היה דאג אנגלברט,
Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.أحد الأشخاص الذين قرأوا هذا المقال كان يدعى دوغ إنغيلبارت،
Bu makaleyi okuyanlardan adamlardan biri Doug Engelbart'tı.この記事を読んだ1人です
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.이유는 말이죠 전체 체계가 애들을 그냥 반대편으로 내보내면 돈을 받거든요, 읽을 줄 아는 애들이 아니구요.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.La razon es que el sistema es reembolsado por los jóvenes que avientan por el otro lado, no por los que leen.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.Причина в том, что система платит за детей, которые выпускаются, а не за тех, которые умеют читать.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.Причината е, че системата получава пари за тези деца които отпаднат, не за тези които могат да четат.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.הסיבה היא שהמערכת מקבלת החזר הוצאות עבור ילדים שהיא מקיאה מהקצה השני, ולא עבור הילדים שיודעים לקרוא.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.والسبب هو ان النظام يكافأ على الاطفال الذين يوصلهم الى الطرف الاخر وليس الذين يقرأون.
Bunun nedeni sistemin okuyan çocuklar olmasa da dışarıya tükürüp attığı çocuklarla bir bedel ödüyor olması.字が読める生徒の分ではないのです 私は20週間もあれば字の読めない子に