Ana içeriğe geç
Sözlük

okuyan ile cümle

okuyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.I governi che sfidano questo potere del popolo, questa vera democrazia, lo fanno a loro rischio e pericolo.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Pemerintah yang menentang kekuasaan rakyat ini, demokrasi sejati ini... ...membahayakan dirinya sendiri
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Regeringar definierar det som "populärmakten", den här är verklig demokrati skapat på eget sätt.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Regierungen, die diese Volksmacht, diese wahre Demokratie, verteidigen, tun das auf eigene Gefahr.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Rządy, które próbują się sprzeciwić woli ludu prawdziwej demokracji, czynią to na własną zgubę,
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Vlada, ki je po volji množic Prava demokracija. To počnejo na lastno odgovornost.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Vlády, ktoré sa postavia tejto ľudovej moci, skutočnej demokracii, to robia na vlastné nebezpečenstvo.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Οι κυβερνήσεις που αψηφούν αυτή τη λαϊκή δύναμη, την αληθινή δημοκρατία... το κάνουν με δικό τους ρίσκο.
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.Правительство, которое игнорирует эту силу народа, эту подлинную демократию делает это себе на беду
Bu popüler güce, bu gerçek demokrasiye meydan okuyan hükümetler, kendilerini tehlikeye atarak bunu yaptılar.自ら危険を冒したのです エルアルトは地球上で最も高く おそらく最も貧しい都市です
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Am ajuns la toti acesti oameni, si aveam zeci de mii de oameni citind in fiecare zi despre viata mea.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Dotarłam do tylu ludzi, że miałam dziesiątki tysięcy wyświetleń każdego dnia.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Ik bereikte tienduizenden mensen die iedere dag over mijn leven lazen.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.J'ai atteint des gens, j'avais des dizaines de milliers de lecteurs chaque jour sur ma vie.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.제 일상의 이야기를 읽은 수만명의 독자들 덕분에 받는 상이죠
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Llegué a toda esta gente, y tenía miles de personas leyendo sobre mi vida diariamente.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Sono arrivata a tutte queste persone, decine di migliaia di persone che ogni giorno leggevano della mia vita.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Tôi đã vươn tới tất cả những người này, và có hàng chục nghìn người đọc về cuộc sống của tôi mỗi ngày.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Достигнах до всички тези хора и десетки хиляди хора четяха за моя живот всеки ден.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.Я достучалась до людей, и о моей жизни читали десятки тысяч человек.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.והיו לי עשרות אלפי אנשים שקראו על חיי כל יום.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.وحصلت على عشرات الألاف من الأشخاص الذين يقرأون ما أكتب عن حياتي كل يوم.
Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.バンジョーについてのポストを書きました
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Almeno fino a quando non si legge l'intero salmo, l'intero capitolo.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.A moins de lire l'intégralité du psaume, le chapitre entier.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Cho đến khi bạn đọc hết toàn bộ bài thánh vịnh, toàn bộ chương.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Doch wenn man den gesamten Psalm liest, das ganze Kapitel, dann sagt er weiter:
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Dokud nepřečtete celý žalm, celou kapitolu.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Esto es, hasta cuando lees todo el salmo, el capítulo entero.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.시편 전체, 그 장의 전체를 읽기 전까지는 그렇게 들립니다.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Până citeşti tot psalmul, întregul capitol.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Sampai anda membaca seluruh pasal di mazmur ini.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Tak jest aż do przeczytania całego rozdziału. Całego.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Totdat je de hele psalm leest, het hele hoofdstuk.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Μέχρι να διαβάσεις όλο τον ψαλμό, όλο το κεφάλαιο.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.Докато не прочетеш целия псалм, цялата глава.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.До тех пор, пока не прочитаешь весь псалом,
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.До того, як дійдеш до кінця псалму, до кінця глави.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.עד שאתם קוראים את כל המזמור, את כל הפרק.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.حتى تقوم بقراءة كل سفر المزامير، الجزء كاملاً.
Bütün psalmı sonuna dek, bütün bölümü okuyana kadar.彼はこう言うのです
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Alle der læser en børnebog ved, at kærlighed gør ting virkelige.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Bất cứ ai đã từng đọc một cuốn sách trẻ con đều biết rằng tình yêu làm cho mọi thứ thành sự thực.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Bien, todos los que hayan leído un libro para niños saben que el amor hace las cosas reales.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Czytelnicy książek dla dzieci wiedzą, że dzięki miłości wszystko jest możliwe.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.아동용 책을 읽어보셨다면 아시겠지만, 사랑하면 진짜가 됩니다.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Sabem, alguém que já tenha lido um livro infantil sabe que o amor torna as coisas reais.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Ştiţi, oricine care a citit o carte pentru copii ştie că iubirea face lucrurile reale.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Tudják, bárki, aki olvasott gyerekkönyvet tudja, hogy a szeretet teszi igazivá a dolgokat.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Vedete, chiunque abbia letto un libro per bambini, sa che l'amore rende le cose reali.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Veste, vsak, ki je kdaj bral knjige za otroke, ve, da s pomočjo ljubezni stvari postanejo resnične.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Víte, každý kdo četl knihu pro děti ví, že láska dělá věci skutečné.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Vous savez, quiconque a lu un livre pour enfants sait que l'amour rend les choses réelles.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Weet je, iedereen die een kinderboek leest, weet dat liefde dingen tot leven brengt.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Wissen Sie, jeder, der ein Kinderbuch gelesen hat, weiß, dass Liebe die Dinge richtig macht.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Όποιος έχει διαβάσει ένα παιδικό βιβλίο ξέρει ότι η αγάπη κάνει τα πράγματα αληθινά.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Бачте, всі, хто читав дитячі книжки, знають, що любов робить речі реальними.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Знаете ли - всеки, който е чел някоя детска книжка, знае, че любовта прави нещата истински.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.Знаете, любой, кто читал детские книжки, знает, что любовь делает вещи настоящими.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.כידוע, כל מי שקרא ספר ילדים יודע שאהבה הופכת דברים לאמיתיים
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod