Ana içeriğe geç
Sözlük

okuyan ile cümle

okuyan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onun blogunu okuyan iki programcı ellerini kaldırıp "Bunu biz yapabiliriz." dediler.これに応えました 「それだったらできるよ」 72時間後 彼らはUshahidiをローンチしました
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş.강남 졸부 아들 파리에서 3년이나 유학했는데 불어 한마디 못하는 놈...
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş.¿El millonario que estudió 3 años en París... ...y no podía hablar francés?
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş.O ricaço que estudou em Paris por 3 anos... e não conseguia falar francês?
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş.Pria kaya yang belajar di Paris selama 3 tahun dan tidak bisa berbicara bahasa Prancis ?
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş.Багатий малий який за три роки в Парижі так і не вивчив французький?
Paris'te üç yıl okuyan zengin bir adammış... ...ama Fransızca konuşamıyormuş...الرجل الغني الذي درس في باريس لـ 3 سنوات ولم ينطق بكلمة فرنسية؟
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.A můj syn, ten nejmladší, co studoval v Pekingu v Číně, získal dlouhodobý náhled.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Cậu trai út của tôi, người đang học tại Bắc Kinh, Trung Quốc, có một tầm nhìn dài hạn.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Dan anak saya, si bungsu yang belajar di Beijing, di Cina, dia mempunyai pandangan jangka panjang.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.E mio figlio giovane, che ha studiato a Pechino, in Cina, ha una prospettiva di lungo periodo.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.En mijn zoon, de jongste, die studeerde in Beijing, in China, hij heeft een perspectief op lange termijn.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Et mon fils, le plus jeune qui a étudié à Pékin, en Chine, il a une vision à long terme.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.북경에서 공부한 제 막내아들은 장기적인 시각을 갖고 있습니다.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Mein jüngster Sohn der in Beijing in China studiert hat er hat eine langfristige Perspektive.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Mój najmłodszy syn, który studiował w Pekinie, w Chinach, patrzy z perspektywy długoterminowej.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Môj syn, najmladší syn, ktorý študoval v Pekingu, v Číne, mal dlhodobý pohľad na vec.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.O meu filho mais novo, que estudou em Pequim, na China, ficou com uma perspetiva a longo prazo.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Și fiul meu, cel mic care a studiat la Beijing, în China, a înțeles perspectiva pe termen lung.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Tudják? A fiam, a legkisebb, aki Pekingben tanult, neki hosszú távú perspektívája van.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Y mi hijo, el menor, que estudió en Pekín, en China, tiene una perspectiva a largo plazo.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Και ο μικρότερος γιος μου που σπούδασε στο Πεκίνο στην Κίνα, έχει μία οπτική μακράς διαρκείας.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.И моят син, малкият син, който учеше в Пекин, Китай, той получи дългосрочната перспектива.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.І мій син, молодший син, який навчався в Пекіні, в Китаї, отримав довгострокову перспективу.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.Мой младший сын, который учится в Пекине, в Китае, у него долгосрочные планы.
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.והבן הצעיר שלי, שלמד בבייג'ין בסין, קיבל פרספקטיבה לטווח ארוך,
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.فابني الصغير الذي درس في بكين في الصين, قد اكتسب منظورا طويل الاجل
Pekin'de okuyan küçük oğlumun uzun vadeli bir bakış açısı vardı.長期的な視点でやっています 長男の方はGoogleで働いていて
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.A básnici, ktorí tam vystupovali, ma podporovali v tom, aby som sa delila o svoje príbehy.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.A poeci, którzy tam występowali zachęcali mnie do opowiadania swoich historii.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Dan pembaca puisi yang beraksi mendorong saya untuk berbagi cerita saya juga.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.De dichters moedigden me aan om ook mijn verhalen te vertellen.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Die Dichter, die vortrugen, ermutigten mich auch meine Geschichten zu erzählen.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.E i poeti che si esibivano mi incoraggiavano a condividere anche le mie storie.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.E os poetas que recitavam encorajavam-me a partilhar também as minhas histórias.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.És a költők, akik előadtak bátoritottak engem, hogy én is osszam meg a történeteimet.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Et les poètes qui montaient sur scène m'ont encouragée à partager mes histoires aussi.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.그리고 시를 낭송한 사람들은 제가 제 이야기를 하도록 용기를 줬어요.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Şi poeţii care interpretau m-au încurajat şi pe mine să-mi împărtăşesc poveştile.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Và những nhà thơ trình diễn ở đó đã khuyến khích tôi chia sẻ câu chuyện của mình.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Y los poetas que representaban me alentaban a compartir también mis historias.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.Και οι ποιητές που παρουσίαζαν με ενθάρρυναν να μοιραστώ κι εγώ τις ιστορίες μου.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.И выступавшие поэты подталкивали меня также делиться своими историями.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.И поетите, които четяха там, ме окуражаваха да споделям своите истории.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.І поети, що виступали заохочували мене поділитись також і моїми історіями.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.מועדון השירה באוורי הפך להיות הכיתה שלי והבית שלי. והמשוררים שהופיעו שם
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.والشعراء الذين أدوا هناك شجعوني على مشاركة قصصي كذلك.
Şiirlerini okuyan her şair hikayelerimi paylaşmam için beni yüreklendiriyordu.私にも話をするよう 背中を押してくれました 私が14歳であることなど 問題にせず
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.A zajímavým momentem je počet prostředí, kde výzva společenské struktury závisí na obou těchto věcech.
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.그리고 오늘날 흥미로운 것은 이런 두가지가 성립되어야 가능해지는 사회적 설계 시도가 일어나는 환경이
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.Và khoảnh khắc thú vị lúc này, số lượng môi trường mà thiết kế xã hội thách thức phụ thuộc vào 2 yếu tố đó.
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.Zwróćcie uwagę na to, że w wielu środowiskach funkcjonowanie społeczne opiera się na tych dwóch czynnikach.
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.ומה שמעניין כעת, הוא מספר המקומות בהם האתגר של תכנון חברתי
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.واللحظة المثيرة الآن، عدد البيئات التي فيها تحدي التصميم الاجتماعي
Şimdi ilginç olansa, sosyal düzene meydan okuyan oluşumların sayısı bu iki kavramın varlığına bağlı.社会的なデザインの課題が この2つに依存する状況が 増えています
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Am luat legătura cu un copil din Swat care a studiat într-o madrassa ca aceasta.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Fiz contacto com uma criança de Swat que estudou numa madrassa (escola islâmica) como esta.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Ich habe ein Kind aus Swat kennengelernt das eine solche Koranschule besucht hat.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Ik legde contact met een kind uit Swat dat in dit soort madrassa studeerde.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.J'ai pris contact avec un enfant de Swat qui a étudié dans une école coranique comme ça.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod