Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Kapcsolatba léptem egy swati gyerekkel, aki egy ilyen medreszében (vallási iskola) tanult.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.저는 이렇게 마드라사에서 공부하는 스와트 출신의 아이와 만남을 가졌습니다.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Nadviazala som kontakt s chlapcom zo Swat (provincia Pakistanu), ktorý študoval v škole ako je táto.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Nawiązałam kontakt z dzieckiem ze Swat, które uczyło się w takiej medresie.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Saya menghubungi seorang anak dari Swat yang belajar di dalam madrasah seperti ini.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Sono venuta in contatto con un ragazzino di Swat che ha studiato in una madrassa come questa.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Tôi đã liên lạc với một đứa trẻ từ Swat em đã được học ở một Madrassa (trường học A rập) như thế này.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Yo conversé con un chico del Valle del Swat que estudiaba en una madrassa de ese tipo.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Επικοινώνησα με ένα παιδί από το Σουάτ (Πακιστάν) που σπούδασε σε έναν τέτοιο μεντρεσέ.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Осъществих контакт с едно дете от Суат, което е учило в такова медресе.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Я налагодила контакт з дитиною з долини Сват, яка навчалася у медресе, такій як ця.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.Я обратилась к ребенку из долины Сват, который обучался в подобной медресе.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.יצרתי קשר עם ילד מסוואט שלמד במדרסה כזו.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.لقد قمت بالإتصال بطفل من سوات الذي درس في مدرسة مثل هذه.
Swat'da buna benzer bir medresede okuyan bir çocukla temasa geçebildim.学習をしていた、ある子供と接触しました ハズラット アリはスワットの
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Até lerem, como eu li, um anúncio no Los Angeles Times:
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Cho đến khi bạn đọc một quảng cáo trên tờ Thời báo Los Angeles, như tôi đây.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Dopóki nie przeczytasz, reklamy w Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Fino a che non leggi, come mi è capitato, in un annucnio sul Los Angeles Times
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Hasta que lees, como yo leí, un anuncio en Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Jusqu'à ce que vous lisiez, comme je l'ai fait, une pub dans le Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Lige indtil man læser, som jeg gjorde, en reklame i the Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.저처럼 Los Angeles Times의 이 광고를 보기 전까지는 말이죠.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Până când citești - ca mine - o reclamă în Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Tills du läser, som jag gjorde, en annons i Los Angeles Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Totdat je de volgende advertentie leest in de L.A. Times.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer."Weißmüll-Presse" (Gelächter)
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Μέχρι να διαβάσεις, όπως εγώ, μια διαφήμιση στους Λος Άντζελες Τάιμς.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Докато прочетеш, като мен, една реклама в "Лос Анджелис таймс".
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.Но это только до тех пор, пока вы не прочитаете в Los Angeles Times:
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.עד שאתה קורא, כפי שאני עשיתי, מודעה בלוס אנג'לס טיימס.
Tabi bu durum benim gibi Los Angeles Times'taki makaleyi okuyana kadar sürer.حتى تقرأ، كما قرأت، إعلاناً في صحيفة لوس انجلوس.
Tıpkı Sichuan Bölgesi'nde deprem bölgesinde taşıma okullarda okuyan çocuklara söylerkenki gibi.저는 스촨성에 있었을 때 지진피해 지역에 있는 임시 학교에 있는 아이들을 위해 노래를 불러줬죠.
Tıpkı Sichuan Bölgesi'nde deprem bölgesinde taşıma okullarda okuyan çocuklara söylerkenki gibi.Miałam śpiewać w Syczuanie dla dzieci w tymczasowych szkołach w strefie dotkniętej trzęsieniem ziemi.
Tıpkı Sichuan Bölgesi'nde deprem bölgesinde taşıma okullarda okuyan çocuklara söylerkenki gibi.Как в тот раз, когда я была в провинции Сычуань и пела для детей в школах, перенесённых из зоны землетрясения.
Tıpkı Sichuan Bölgesi'nde deprem bölgesinde taşıma okullarda okuyan çocuklara söylerkenki gibi.مثلاً عندما كنت في مقاطعة سيشوان وكنت اغني للأطفال في المدارس في منطقة كارثة الزلزال
Tıpkı Sichuan Bölgesi'nde deprem bölgesinde taşıma okullarda okuyan çocuklara söylerkenki gibi.地震の被災地から移転した学校で 子供達のために歌いました すると小さな女の子が私の所に来ました
Ve bu kitabı tek okuyan bendim.A já jako jediný jsem tuto knihu četl.
Ve bu kitabı tek okuyan bendim.Jedyną osobą, która przeczytała tę książkę, byłem ja.
Ve bu kitabı tek okuyan bendim.J'étais le seul à avoir lu ce livre.
Ve bu kitabı tek okuyan bendim.그 책을 읽은 유일한 사람이 바로 저였죠
Ve bu kitabı tek okuyan bendim.Und die einzige Person, die dieses Buch gelesen hatte, war ich.
Ve kazandım. Bütün bu insanlara ulaştım, ve hayatım hakkındaki yazıları okuyan onbinlerce okura sahibim.A vyhrála jsem ji - oslovila jsem tolik lidí a měla jsem desetitisíce čtenářů mého života každý den.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.C'erano studenti bianchi e neri e altri che hanno iniziato a frequentare.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Estudiantes blancos, negros y todos empezaron a asistir.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Így voltak fekete és fehér diákjaink, és mások, akik elkezdtek oda járni.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Încă de la început am avut studenţi albi şi negri.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.흑인과 백인, 그리고 다른 인종들이 함께 학교를 다니게 되었죠.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Mieliśmy zawsze różnych studentów, nie tylko czarnych i białych.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Nous avons eu des Noirs, des Blancs et d'autres qui ont commencé à assister à nos cours.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Så vi havde sorte og hvide studerende og andre der begyndte at gå der.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Tínhamos então negros e brancos e outros que começaram a frequentá-la.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Và rồi chúng tôi là học sinh da màu và học sinh da trắng, và những người khác nữa vào học
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Wir hatten also schwarze, weiße und andere Studenten, die dort studierten.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Zwarten, blanken en anderen gingen de lessen volgen.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Κι έτσι είχαμε μαύρους και άσπρους φοιτητές και άλλων εθνικοτήτων που άρχισαν να παρακολουθούν μαθήματα.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.Таким чином ми мали чорних і білих студентів, та й інші раси, які спільно відвідували заняття.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.У нас появились черные, белые и студенты других рас.
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.כך שהיו לנו סטודנטים שחורי עור , לבנים ואחרים
Ve okuyan siyah, beyaz ve başka öğrencilerimiz de vardı.وبالتالي كان لدينا طلاب سود وبيض وآخرون بدأوا بارتياد الجامعة.