Kathy üniversitede okuyabilmek için yarı zamanlı bir iş buldu.Kathy got a part-time job so that she could study at college.
O, müzik okuyabilmek için yurt dışına gitmek istiyor.She wants to go abroad so that she can study music.
Japonca okuyabilmeyi istiyorum.I want to be able to read Japanese.
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.You should be able to read this book easily.
Fransızca okuyabilmeyi istiyorum.I want to be able to read French.
Koroya katılmak için müzik okuyabilmelisin.To join the choir, you have to be able to read music.
Senin notlarını okuyabilmek mümkün değil.Your notes are illegible.
Kullanıcılar romanları ücretsiz olarak yükleyebilir veya ücretsiz olarak romanları okuyabilmektedir.Users can upload their novels free of charge and the novels are also free to read.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .Little Compline is read any time Great Compline is not called for.
Lorne (ya da Host) insanların geleceklerini görebilmekte ve düşüncelerini okuyabilmektedir.Lorne is able to read peoples' destinies and intentions.
Akıcı olarak üç yabancı dil (İngilizce, Fransızca ve Almanca) biliyor ve Macarca okuyabilmektedir.He is fluent in three foreign languages (English, French and German) and he also reads Hungarian.
Ama o kinetik güçlere sahiptir ve zihinleri okuyabilmektedir.He seems to have telekinetic abilities and is able to read minds.
Bu Word 2003'ün Word 2007 ile yaratılan dosyaları okuyabilmesine olanak sağlar.Such forms can be filled out from Outlook 2007 itself.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Eventually it can even read the owner’s thoughts.
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."The prophet wanted every believer to be able to read the Koran for themselves."
Evde ödevinizi okuyabilmek için ışığınız var mı?Do you have lighting in your house to be able to read your homework?
Aslında sezerek okuyabilmeleri gerekiyor.In fact, they need to be able to read discerningly.
Diyor ki, "Leymah, dileğim okuyabilmek.Says, "Leymah, my wish is to be educated.
Tarayıcının körlerin okuyabilmesi için geliştirildiğini biliyor muydunuz?Did you know that the scanner was invented so that a blind person could read?
Gazeteleri okuyabilmek mi? Bunun gibileri mesela.Por quê?
Bu pdf dosyasını okuyabilmek için bir parola gerekiyorA password is required to read that pdf
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.Du solltest dieses Buch leicht lesen können.
Senin notlarını okuyabilmek mümkün değil.Il n'est pas possible de lire tes notes.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Il peut lire les pensées des personnes voisines.
Fransızca okuyabilmeyi istiyorum.Quiero ser capaz de leer en francés.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .Permite escuchar sin límite todas las novedades.
Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).Tiene el don de leer mentes a excepción de Bella.
19 yaşında Drama Center London'da okuyabilmek için Londra'ya taşındı.A los 19 años fue a Londres a estudiar enfermería.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Puede leer la mente de la víctima.
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.Dovresti essere in grado di leggere questo libro facilmente.
Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).Ha la capacità di leggere nelle menti degli altri, tranne in quella di Bella.
Ama o kinetik güçlere sahiptir ve zihinleri okuyabilmektedir.Inoltre è dotato di una memoria fotografica ed è in grado di leggere le labbra.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .Он без приготовления читает целые трагедии.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .2-لا يقرأ بأكمله قراءة متتابعة.
Ocak 1880'de Tesla'nın amcalarından ikisi, onun Prag'da okuyabilmesi için yetecek kadar para topladı.في يناير 1880 م، منحه اثنين من عمومته مالاً كافيًا لمساعدته على الرحيل من غوسبيتش إلى براغ حيث كان يدرس.
Çince bir gazete okuyabilmek için en az 3.000 karakter öğrenilmelidir.Om een Chinese krant te kunnen lezen dient men ongeveer 3000 karakters te kennen.
Bu artışın sebebi İncil'i her zaman her yerde okuyabilme isteği idi.Uiteindelijk kwam hij tot de conclusie dat de Bijbelse leer lang niet altijd in de kerk werd nageleefd.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Potrafi czytać w myślach innych ludzi.
Bu Word 2003'ün Word 2007 ile yaratılan dosyaları okuyabilmesine olanak sağlar.Warto zwrócić na powyższą przypadłość szczególną uwagę w egzemplarzach wyprodukowanych przed 2003 rokiem.
7-zip, temel olarak 7z arşiv biçiminde çalışsa da, diğer arşiv biçimlerini de okuyabilme yetisine sahiptir.7-Zip fungerar först och främst med arkivformatet 7z men kan även läsa många andra arkivformat.
Dumbledore gerekli önlemleri alarak Lupin'in Hogwarts'ta okuyabilmesini sağladı.Men Albus Dumbledore vidtog vissa åtgärder som gjorde att Lupin kunde gå på Hogwarts ändå.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Вміє читати думки інших.
Çince bir gazete okuyabilmek için en az 3.000 karakter öğrenilmelidir.Для читання китайської преси потрібно знати 3-4 тисячі.
Çince bir gazete okuyabilmek için en az 3.000 karakter öğrenilmelidir.Circa 3 000 de caractere sunt obligatorii pentru a citi un ziar.
7-zip, temel olarak 7z arşiv biçiminde çalışsa da, diğer arşiv biçimlerini de okuyabilme yetisine sahiptir.7-Zip operează cu formatul de archivă 7z, dar poate citi și scrie într-o serie de alte formate.
Ama o kinetik güçlere sahiptir ve zihinleri okuyabilmektedir.Are puterea de a citi gândurile.
Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).Különleges képessége, hogy tud olvasni mások gondolataiban (kivéve Belláéban).
19 yaşında Drama Center London'da okuyabilmek için Londra'ya taşındı.19 éves korában Londonba költözött, ahol a Drama Centre-ben tanult.
7-zip, temel olarak 7z arşiv biçiminde çalışsa da, diğer arşiv biçimlerini de okuyabilme yetisine sahiptir.A 7-Zip program vezette be a 7z fájlformátumot, de jó néhány más formátumot is támogat.
Çince bir gazete okuyabilmek için en az 3.000 karakter öğrenilmelidir.Kiinalaisen sanomalehden lukemiseen riittää tavallisesti noin kolmen-neljän tuhannen merkin tunteminen.
7-zip, temel olarak 7z arşiv biçiminde çalışsa da, diğer arşiv biçimlerini de okuyabilme yetisine sahiptir.Το 7-Zip λειτουργεί με τη μορφή αρχείων 7z, αλλά μπορεί να διαβάσει και να γράψει πολλές άλλες μορφές αρχείων.
Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).Som vampyr fik han den evnen til at kunne læse tanker (men ikke Bellas).
Bu artışın sebebi İncil'i her zaman her yerde okuyabilme isteği idi.Historisk set har Bibelen altid været genstand for kritik.
Kendisi de dokunarak düşünceleri okuyabilmektedir.Den kan også frembringea syner.
19 yaşında Drama Center London'da okuyabilmek için Londra'ya taşındı.Da hun var 16 år reiste hun til London for å studere dans og drama ved London Studio Centre.
Genellikle yüksek kapasite sürücüler düşük kapasiteli medyaları da okuyabilmelidir. gibi olmalıdır.Pada umumnya, kapasitas drive yang lebih tinggi dapat juga menangani media yang berkapasitas lebih rendah.
Kendisi de dokunarak düşünceleri okuyabilmektedir.Pikiran Steno yang bertanya-tanya juga mempengaruhi pandangan keagamaannya.
Kullanıcılar romanları ücretsiz olarak yükleyebilir veya ücretsiz olarak romanları okuyabilmektedir.Người dùng có thể tải lên tiểu thuyết của họ miễn phí và tiểu thuyết cũng được đọc miễn phí.
Karşıdakinin düşüncelerini okuyabilmektedir.Có thể đánh hơi để đọc suy nghĩ của đối thủ.
Uzun bir metni sıkılmadan tamamını okuyabilmektedirler .端的に表現しきれない長いコメントを書き込みたいときに重宝する。