Ana içeriğe geç
Sözlük

okur ile cümle

okur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmenlerin dijital okuryazarlığının iyileştirilmesiVerbesserung der digitalen Kompetenz von Lehrern und angehenden Lehrern
Hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmenlerin dijital okuryazarlığının iyileştirilmesiΑpiό το Vinkovci στο Tovarnik και την αpiοκατάσταση του εθνικού σιδηροδροικού δικτύου των συνόρων
Hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmenlerin dijital okuryazarlığının iyileştirilmesiРехабилитация на железопътна линия Винковци - Товарник до държавната граница
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Citim Huck Finn, desigur, îl citim pe Huck Finn.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Claro que leemos Huck Finn, por supuesto que leemos Huck Finn claro.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.우리는 물론 Huck Finn을 읽어요.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Leggiamo Huck Finn ovviamente, certo che leggiamo Huck Finn.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Oczywiście czytamy Hucka Finna, pewnie, że czytamy.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.On lit Huck Finn, bien sûr, on lit Huck Finn.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.We lezen Huckleberry Finn, natuurlijk, natuurlijk lezen we Huck Finn.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Мы читаем Гека Финна, конечно, мы читаем Гека Финна, конечно.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.Четем Хък Фин, разбира се - разбира се, четем Хък Фин.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.קראנו את האקלברי פין, כמובן.
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.أ نقرأ لهاك فين, بالتأكيد نحن نقرأ لهاك فين
Huck Finn'i okuruz, tabii ki, Huck Finn'i okuruz.もちろんハックが良いんだよ
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."법률학 강의에서 나는 '입증(demonstrate)'이라는 단어가 끊임없이 생각났다."
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."En el curso de mi lectura de la ley, constantemente llegó la palabra 'demostrar'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Igennem mit studie af jura har jeg ofte mødt ordet "bevise".
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Im Laufe meiner Lektüre Recht kam ich ständig auf das Wort 'zeigen'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."In studiul legilor, mereu intalnesc ideea de 'a demonstra'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Lakiopiskelujeni aikana tulin koko ajan sanan "osoittaa" äärelle.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Mentre leggo testi giuridici, mi imbatto costantemente nella parola 'dimostrare'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Tijdens het lezen van mijn boeken over recht kwam ik"
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."Trong quá trình đọc sách pháp luật của tôi, tôi liên tục đến khi từ 'chứng minh'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."V priebehu čítania zákonov sa neustále stretávam so slovom "preukázať".
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."V průběhu čtení zákonů se neustále setkávám se slovem: prokázat.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."W trakcie czytania prawa, stale natykałem się na słowo "wykazać".
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."В ході мого читання законів, я постійно натикався на слово 'демонструвати'.
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum." على مدار قراءتى فى القانون.. مررت كثيرا بكلمة 'يوضح'
İmkansıza meydan okursak hata yapma korkusunu reddedebiliriz.세계를 바꿀 수 있다는 것을 상기시켜 줍니다.
İmkansıza meydan okursak hata yapma korkusunu reddedebiliriz.אם נקרא תיגר על האי אפשרי ונסרב לפחד מכשלון.
İmkansıza meydan okursak hata yapma korkusunu reddedebiliriz.إن قمنا بتحدي المستحيل وإن أبينا أن نخاف من الإخفاق.
İmkansıza meydan okursak hata yapma korkusunu reddedebiliriz.彼らは思い出させてくれます 私達みんなに
İşte bir örnek. Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.Uvediem príklad z editoriálu v Bostonskom Glóbe spred niekoľkých rokov uverejneného v čase Vďakyvzdania.
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.Eram utilizadores a dizer: "Eu também!" e "Eis a minha história de angústia".
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.대부분 독자들이 "으악 저두요.
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.Lezers die zeiden: "Ik ook!" en "Hier is mijn ellendeverhaal."
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı."Tôi cũng vậy, đây là câu chuyện bi thảm của tôi."
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.Они писали: "И я! И я тоже!",
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.באתר ה"ניו יורק טיימס", ממשתמשים האומרים, "גם אני!" ו,
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.الخاصة بموقع النيويورك تايمز، من عملاء يقولون "وأنا أيضا"و ،
"İşte benim acımı anlatan hikaye." diyen 700 tane okur mesajı yazılmıştı.私はこれを「ソフトへの怒り」と呼んでいます
İşte bir örnek. Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.Voici un exemple tiré d'une tribune du Boston Globe le jour de Thanksgiving il y a quelques années.
İşte bir örnek. Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.Вот пример из статьи во влиятельной газете "Boston Globe", где пару лет назад написали следующее:
İşte bir örnek. Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.Ось приклад із статті на День подяки в часописі Бостон Ґлоуб, написаній кілька років тому:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Chúng làm phiền bạn. Chúng gọi điện cho bạn và nói:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?De chikanerer en, ikke? De kalder en, de siger,
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Det trakasserar dig, eller hur? De ringer dig, de säger:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Die belästigen dich, nicht wahr? Sie rufen dich, sie sagen:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Die zeuren aan je kop.
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Eles incomodam-te, não é?
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Ils vous harcèlent. Ils vous appellent, ils vous disent :
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?선생들은 학생을 괴롭히죠. 학생들을 불러서는 이렇게 말합니다.
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Nękają cię, wołają, mówią:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Oni vás trápia, nie? Volajú vám, hovoria vám,
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Te acosa, ¿correcto?
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Te hărţuieşte.
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Vi tormentano, giusto?
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Zaklatnak, igaz? Felhívnak és azt mondják:
İyi bir aile senin canına okur, değil mi?Σας καταπιέζουν, έτσι; Σε παίρνουν τηλέφωνο, λένε,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod