Ana içeriğe geç
Sözlük

okur ile cümle

okur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Anadili Fince veya İsveççeden farklı olan bir çocuk, Fince veya İsveççeyi yabancı dil olarak okur.Ett barn som har ett annat modersmål än finska eller svenska lär sig finska eller svenska som främmande språk.
Anadili Fince veya İsveççeden farklı olan bir çocuk, Fince veya İsveççeyi yabancı dil olarak okur.Lapsi, jonka äidinkieli on joku muu kuin suomi tai ruotsi, opiskelee suomea tai ruotsia toisena kielenä.
Anadili Fince veya İsveççeden farklı olan bir çocuk, Fince veya İsveççeyi yabancı dil olarak okur.Ребёнок, родной язык которого - не финский и не шведский, изучает финский или шведский как иностранный язык.
Aristo ve öncü bakteri savaşçıları gibi şeyler okurken diğer çocukların çoğu şu şarkıyı dinliyordu:Arisztotelészt és a gének üzenetét, amíg a többi gyerek azt hallgatta, hogy
Aristo ve öncü bakteri savaşçıları gibi şeyler okurken diğer çocukların çoğu şu şarkıyı dinliyordu:아리스토텔레스와 초기 세균 전투사들에 대해 읽어주었는데 그때는 많은 다른 아이들이
Aristo ve öncü bakteri savaşçıları gibi şeyler okurken diğer çocukların çoğu şu şarkıyı dinliyordu:אודות אריסטו וחידושים בתחום המלחמה בחיידקים כאשר ילדים רבים אחרים שמעו
Aristo ve öncü bakteri savaşçıları gibi şeyler okurken diğer çocukların çoğu şu şarkıyı dinliyordu:عن أرسطو ومقاتلوا الجراثيم الرواد عندما كان العديد من الأطفال يسمعون أغنية
Aristo ve öncü bakteri savaşçıları gibi şeyler okurken diğer çocukların çoğu şu şarkıyı dinliyordu:「病原菌と闘う人々」でした 他の子供たちが聞いていたのは 「バスの車輪がくーるくる」だったのに
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Ik dicht meestal over de stad. Vandaag draag ik toevallig wat buitenbeentjes voor.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.많은 - 실제로 제 시의 대부분은 도시적인 시입니다. 여태 그렇지 않은 것들을 읽었네요.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Muchos... casi todos mis poemas son poemas urbanos. Estoy leyendo unos que no lo son.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Multe -- de fapt majoritatea poeziilor mele sunt poezii urbane. Se întâmplă să citesc câteva care nu sunt.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Wiele, a w zasadzie większość moich utworów to poezja miejska. A ja odczytuję tutaj te, które miejskie nie są.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Много... повечето от моите стихотворения всъщност са градски стихове. Случайно чета някои, които не са.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.הרבה -- רוב שירי הם, למעשה שירים עירוניים. במקרה אני קורא כמה שאינם כאלה.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.الكثير -- اغلب قصائدي حقيقة قصائد حضرية . سأحاول أن أقرأ باقة منها
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Han læste Euklid Elementer, når han red på sin hest, og han læste i bogen, når han var i Det Hvide Hus.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Hij las het tijdens het paardrijden, en ook terwijl hij in het Witte Huis was.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Kun hän ratsasti, hän luki "Alkeita." Kun hän oli valkoisessa talossa, hän luki "Alkeita."
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Leggeva gli "Elementi" mentre cavalcava, mentre era alla Casa Bianca.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu. Beyaz Saraydayken de okurdu.Читав він, коли їздив верхи на конях, або перебуваючи у Білому Домі.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Cand calarea, citea Elementele lui Euclid. Cand era in
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Jeżdżąc na koniu czytał "Elementy" Euklidesa. Gdy był w
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.그가 그의 말을 타는 동안 그는 유클리드 초등 기하학을 읽기도 했습니다. 그가 백악관에
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Kým jazdil na koni, čítal "Euklidove Základy". Keď bol v
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Trong khi ông đã cưỡi ngựa ông sẽ đọc "Của Euclid". Trong khi ông là trong các
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Während er sein Pferd ritt, würde er "Euclid's Elements" lesen. Während er in war der
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Zatímco jezdil na koni, četl Základy.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.Четял е "Елементи"-те и докато е в Белия Дом.
Atına binerken "Euclid'in Elementleri" 'ni okurdu.عندما كان يمتطى حصانه كان يقرأ عناصر اقليدس، وعندما يكون فى
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Am citit toate cărţile pe de vânătoare.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Čtu všechny knihy o lovu.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Dưới đây là ya. - Tôi đã lugged một khẩu súng xung quanh một chút.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Ecco a ya. - Ho trascinato una pistola un po '.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Här är till dig. - Jag har släpade en pistol runt lite.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Her er til Ya. - Jeg har slæbt en pistol lidt omkring.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Ik lees alle boeken over de jacht.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Ini untuk ya. - Saya sudah menyeret pistol sekitar sedikit.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Niinkö? Tässä YA. - Olen lugged aseella noin vähän.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Olvastam az összes könyvet a vadászat.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Oto do ya. - Mam taśmie karabinu się trochę.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum. - Papiroso?Ich lese alle Bücher über die Jagd.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Prebral sem vse knjige na lov.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Tu je k Ya. - Ja som lugged zbraň asi málo.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.- Έχω lugged ένα όπλο γύρω από λίγο.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Вот к я. - Я тащили пушки вокруг мало.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Ось до я. - Я тягли гармати навколо мало.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.Прочетох всички книги на лов.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.نعم؟ هنا يا ل.
Avcılık üzerine tüm kitapları okurum.- 私は少し周りに銃をラグ型だ。 - "私は少し周りに銃をラグ型だ。"
Ay'a ve zamanın geçişine ve Ay'ın bize hatırlattığı yaşamın narinliğine adanmış şiirler okurdunuz.Je krijgt gedichten te lezen ter ere van de maan en het verstrijken van de tijd en de broosheid van het leven.
Ay'a ve zamanın geçişine ve Ay'ın bize hatırlattığı yaşamın narinliğine adanmış şiirler okurdunuz.인간의 나약함을 상기시켜주는 시를 받고 낭독하는 추키미 축제를 올릴 것입니다.
Ay'a ve zamanın geçişine ve Ay'ın bize hatırlattığı yaşamın narinliğine adanmış şiirler okurdunuz.בו ייתנו לכם שירים לקרוא לכבודו של הירח ומעברו של הזמן ושבריריות החיים ולהיזכר בכל זה.
Ay'a ve zamanın geçişine ve Ay'ın bize hatırlattığı yaşamın narinliğine adanmış şiirler okurdunuz.حيث سيتم اعطاءك قصائد لتقرأها على شرف القمر ومرور الزمن وهشاشة الحياة التي يجب تذكيرنا به.
Ay'a ve zamanın geçişine ve Ay'ın bize hatırlattığı yaşamın narinliğine adanmış şiirler okurdunuz.過ぎゆく時と命のはかなさに 思いを致すのです そしてお餅をもらいます
Ayrıca doktorların "imkansız" dediği şeyleri yapmak için kendime meydan da okurum.Cerco anche di mettermi alla prova facendo cose che i dottori dichiarano impossibili.
Ayrıca doktorların "imkansız" dediği şeyleri yapmak için kendime meydan da okurum.Eu tambêm tento desafiar-me a mim mesmo para fazer coisas que os médicos dizem ser impossíveis.
Ayrıca doktorların "imkansız" dediği şeyleri yapmak için kendime meydan da okurum.Ich versuche mich auch selbst herauszufordern, Dinge zu tun, die laut Ärzten unmöglich sind.
Ayrıca doktorların "imkansız" dediği şeyleri yapmak için kendime meydan da okurum.Jag försöker också att utmana mig själv till att göra saker som doktorerna säger är omöjligt.
Ayrıca doktorların "imkansız" dediği şeyleri yapmak için kendime meydan da okurum.Jeg prøver også at udfordre mig selv til at gøre ting som lægen siger ikke er muligt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod