okuması ile cümle

okuması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.W 2002, po pierwszym amerykańskim tournée, Gyða opuściła zespół, by powrócić na studia w Reykjavíku.
Bunlar Gandi'yi Bhagavadgita 'yı okuması için teşvik etti.De uppmuntrade Gandhi att läsa Bhagavad Gita.
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.Gyða lämnade musikgruppen år 2002 för att fortsätta sina studier i Reykjavik.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Вивчав інформатику в Каліфорнійському університеті Сан-Дієго, хоча ніколи його не закінчив.
Kontes, Chenier’nin yanına gelerek ona şiirlerinden bazılarını okumasını rica eder.Po jejím shlédnutí se hraběnka obrací k básníku Chénierovi a vyzývá ho, aby dal k dobru něco ze svých veršů.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Na Kalifornské univerzitě v San Diegu studoval počítačové vědy, nakonec však školu nedokončil.
Yahudilerin tıp ve hukuk okuması yasaklandı.Evreii aveau de asemenea interdicția de a practica medicina sau avocatura.
Bu onun Londra’da Globe Tiyatrosu’nda bir yıl oyunculuk okumasını sağladı.Studiază de asemenea un an la Shakespeare's Globe Theatre în Londra.
Babası, Süleyman Halebi'yi 1797 yılında El-Ezher Üniversitesi'nde İslam bilimini okuması için Mısır yolladı.Tatăl său îl trimite în Egipt în 1797, pentru a studia științele islamice la Universitatea al-Azhar.
Tom'un bunu okumasına izin vermeyin.Nu îi permiteți lui Tom să citească asta.
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.2002-ben Gyða kilépett és folytatta tanulmányait Reykjavík-ban.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Vigasztalásul az olvasáshoz és a versíráshoz fordult.
Buna rağmen okuması yazması olduğunu biliyoruz.Kirjoittamista varten hän on sanonut lukevansa paljon.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Nimen yksinkertaistamisen tarkoitus oli helpottaa sen ääntämistä ja kirjoittamista.
Bunlar Gandi'yi Bhagavadgita 'yı okuması için teşvik etti.Αυτοί παρότρυναν τον Γκάντι να διαβάσει τη Bhagavad-Gita.
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.Ο τελευταίος μάλιστα την επισκέφθηκε στο σπίτι της και την ενθάρρυνε στις μελέτες της.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.Με τη μέθοδό του, οι χωρικοί έπρεπε να μάθουν να διαβάζουν μέσα σε έξι εβδομάδες.
O, ona daha fazla kitap okumasını önerdi.Αυτή τον συμβούλεψε να διαβάζει περισσότερα βιβλία.
Tom'un Fransızca okumasına gerek yok.Ο Θωμάς δεν πρέπει να σπουδάσει Γαλλικά.
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.I 2002 forlod Gyða gruppen for at vende tilbage til sine studier i Reykjavik.
Halle Üniversitesi'nde okumasına rağmen 1873 yılında Alman ordusuna geri döndü.Efter krigen studerede han landbrug på universitetet i Halle, men vendte tilbage til hæren i 1873.
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.I 2002 forlot Gyða bandet for å fortsette med studier i Reykjavík.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Hensikten bak var å gjøre det lettere å lese.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.Faren kan sitte og lese i timevis.
En çok ödenen yayınlar, kullanıcılara aylık 10 makaleyi ücretsiz olarak okumasına izin verir.Publikasi yang paling dibayar memungkinkan pengguna untuk membaca hingga 10 artikel per bulan secara gratis.
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.Bukan; dia ingin agar ayahnya mengakuinya.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Karena itu, ia pun meninggalkannya dan lebih memilih untuk membaca dan mempelajari al-Qur’an.
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.Penyelidik kecelakaan menyatakan kesalahan membaca instrumen pilot adalah sebabnya.
Şiir okumasını sever.Cô ấy thích đọc thơ.
Altı oyuncu ilk kez 28 Nisan 1994'te senaryo okumasında bir araya geldi.6 diễn viên này gặp gỡ lần đầu tiên tại buổi đọc thoại ngày 28 tháng 4 năm 1994.
Okul çağına geldiğinde babası Johann Bernoulli ona işletme okuması yönünde tavsiyede bulundu.Lúc còn đi học, cha ông, Johann Bernoulli, khuyến khích ông học kinh doanh.
Bu süre zarfında Braille okuması öğretildi, piyano çalmasının yanı sıra örme, yemek, ve temizlik işleri yaptı.Bà đã ở đây 3 năm, được dạy đọc chữ nổi (Braille), chơi piano, cũng như khâu vá, nấu nướng, và dọn dẹp.
Harrison Ford da oyuncu seçmelerinde replikleri okuması için işe alındı.Harrison Ford cũng được đề nghị vào vai diễn này.
İlk üç kısmın yarısında kısa bir ara verilip katılımcıların kalan soruları okumasına imkan verilmektedir.Chỉ mất 1/10 giây để ai đó đánh giá và đưa ra những ấn tượng đầu tiên của họ.
Kitabın üzerinde bulunan yorumlardan bazıları: "Herkesin okuması gereken bir eser."人々は全ての本が焼かれても物語を後世に残せるように本を必死に暗記していた。
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.後にクーザンは彼女の家を訪れ、彼女の勉強を激励している。
Şiir okumasını sever.詩を書くのが好き。
Soruşturmayı yapan uzmanlar, pilotun hızı yanlış okumasına yol açan bilgisayar hatası tespit etti.その一つにパイロットが高度計を誤読した人為的ミスという説がある。
Sosyal Kuram ve Şehirler Üzerine Castells Okuması.街についてはコーバリスを参照。
Stone'a Garnizon'un kitabının bir kopyasını verdi ve ona okumasını söyledi.她给了斯通一份《跟踪刺杀》的影印本并且让他读这本书。
İnsanların Kur'an-ı Kerim'i teleffuzu, yazması ve okuması mahluktur fakat Kur'an mahluk değildir.不管自己怎麼寫,它永遠寫的是一個人類(人本身的東西),並不需刻意修飾。
Buna rağmen okuması yazması olduğunu biliyoruz.另外,他念的报告,只是让他念。
Tıp okumasına rağmen en büyük hobisi basketbol oynamaktır.即使被當作傳球道具,但他還是努力地打籃球。
Soldan anlamlı (big endian) insanlara alışıldık gelir, bu yüzden özellikle yığınları okuması daha kolaydır.人物的頭部被以更大的比例來描繪,所以人們可以更加容易了解人物的神情。
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.受他教請他說聽他法。
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.그의 가족들은 그가 의학을 공부할 것을 전제로 그림을 공부하는 것을 허락했다.
Allah sizden günahı gidermek ve sizi tertemiz kılmak istiyor." mealindeki 33. ayetini okumasını anlatır.이것은 새로운 계약을 맺는 내 피이니 너희와 모든 이의 죄사함을 위하여 흘리는 피이니라.”라고 말한다.
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.어려서 그의 어머니는 그에게 옥루몽을 읽어주기도 하였다.
Okurmerkezli eleştiri, bir metnin, okur sayısı kadar potansiyel okuması olduğunu savunur.심층 심리는 읽을 수 있는 만큼만 판별한다.
İnsanların Kur'an-ı Kerim'i teleffuzu, yazması ve okuması mahluktur fakat Kur'an mahluk değildir.문중이나 민간에서는 태종과의 두터운 교분으로 인하여 특별히 그의 무덤을 ‘종릉’(鍾陵)이라 명명하였다고 하나, 이를 입증할 역사적인 기록은 없다.
Çünkü web sayfaları insanların okuması için yapılmıştır, makinaların değil.הדבר שמיחד את הקובץ הזה הוא שהוא נועד לקריאה על ידי אנשים ולא מכונות.
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.משפחתו חיכתה לו בכניסה ושמחה לראותו.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.מטרתן היא לחלק את הכתבה לנושאים ולהקל על הקריאה וההבנה של הכתבה.
Gidip Lupa'ya bir büyü yapar ve onun kendisine meydan okumasını sağlar.הולכים למכשף ומבקשים ממנו לבצע תקאף נגד מישהו.
Prova okuması terimi (İng.Reading the New Testament (מהדורה Revised).
16 Mart'ta Michael Cole ile yapılan röportajda Kalisto, Ryback'in meydan okumasını kabul etti.На 16 март, в интервю с Майкъл Кол, Калисто прие предизвикателството на Райбак.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Учи компютърни науки в Калифорнийския университет в Сан Диего, но не завършва.
Halle Üniversitesi'nde okumasına rağmen 1873 yılında Alman ordusuna geri döndü.След университета в Хале, формално влиза в немската армия през 1873 година в стария си полк.
Dosya okuması, yazması, kilitlemesi.Преподава четене, писане, смятане.
Sonra meydan okumasını kabul ederek Ambrose'a tekrar saldırdı.След това се съгласява преди поредната му атака върху Амброуз.

İlgili Sayfalar