okuması ile cümle
okuması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kardeşi Polydorus'un ölümünü görmek, Hektor'un Akhilleus'a meydan okumasına neden olur. [1]Seeing his brother Polydorus’ death causes Hector to challenge Achilles.[1]
Jake Paul'a Meydan OkumasıChallenging Jake Paul
Ancak babası mühendislik okuması konusunda ısrar etti.However, his father insisted that he study engineering.
Sorumluluk meydan okumasını kabul ediyorum.I accept the challenge of responsibility.
(Getirip) tek gözlü bir adamdan okumasını istediler.They (fetched it and) came and asked a one-eyed man to recite.
Çağdaşlarımın çoğunun aksine, kitaplarımı asla profesör arkadaşlarımın okuması için yazmam.Unlike many of my contemporaries, I never write books for my fellow professors to read.
Blaschke, üçüncü yılında Chern'e Paris Üniversitesi'nde okumasını tavsiye etti.[1]For his third year, Blaschke recommended Chern to study at the University of Paris.[1]
Bu kitabı okuması kolaydır.Dieses Buch ist leicht zu lesen.
Kitabın üzerinde bulunan yorumlardan bazıları: "Herkesin okuması gereken bir eser."(Dies ist) eine Schrift, welche jeder Mensch lesen kann, wenn er eine aufgetane Vernunft hat.
Sonra meydan okumasını kabul ederek Ambrose'a tekrar saldırdı.Anschließend akzeptierte er die Herausforderung, bevor er Ambrose erneut angriff.
Erken gençliğinde babası onu okuması için şehre getirmiştir.Im Kindesalter wurde er durch seinen Vater an das Lesen herangeführt.
En çok ödenen yayınlar, kullanıcılara aylık 10 makaleyi ücretsiz olarak okumasına izin verir.Bisher konnte man als unangemeldeter Leser zehn Artikel im Monat kostenlos lesen.
Kendisi 14 yaşında ailesi tarafından liseyi okuması için Almanya'ya orada yollandı.Er wurde im Alter von vierzehn Jahren von seinen Eltern zum Schulbesuch nach Deutschland geschickt.
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.Seine Mutter kam aus diesem Grund in sein Zimmer, um ihn zu ermahnen.
Brian denemeyi Kahvaltı Kulübü adına imzalar ve gitmeden Vernon'ın okuması için masanın üstüne bırakır.Doch Fiona verbietet ihr, den Schulball zu besuchen, und lässt sie stattdessen im Diner arbeiten.
Şairin şiirlerini kendi sesiyle okuması büyük bir etki yarattı.Les poèmes que l'auteur a lui-même lu à voix haute ont fait grande impression.
Kitabın üzerinde bulunan yorumlardan bazıları: "Herkesin okuması gereken bir eser."Ainsi, le Livre (Kitab) à lire est l'Homme qui Parle : le Coran.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Il étudie l’informatique à l’université de San Diego, bien qu’il n’ait pas été diplômé.
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Il a pour but de rendre claire la lecture et plus facile la conception.
Sonra Corbin'in meydan okumasını kabul etti ve ona Dirty Deeds yaptı.Ils se rend compte que ce n'est qu'une imposture et lui porte son Dirty Deeds.
Okuması olan olmayan her Müslüman o yazıyı okur.”Tous ceux qui travaillent avec des personnes non-verbales devraient le lire».
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.En 2002, après leur première tournée américaine, Gyða quitta le groupe pour reprendre ses études à Reykjavík.
Mezun olduktan sonra babası onun ticaret okumasını ister.Au sortir du collège son père le destine au commerce.
Halle Üniversitesi'nde okumasına rağmen 1873 yılında Alman ordusuna geri döndü.Il retourne ensuite à l'université de Halle, puis à son régiment en 1873.
Annesinin kömür işi oğlunun Paris'te bulunan École Centrale des Arts et Manufactures'te okumasını sağladı.Ses études le mêne à École centrale des arts et manufactures de Paris.
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.Son père souhaitait qu'il fasse des études de droit.
Bu İngilizce kitabı okuması benim için çok zor.Para mí leer este libro en inglés es muy difícil.
Bu liste alfabetik değil ve bu yüzden okuması zor.Esta lista no esta en orden alfabético y por eso es difícil de leer.
Herkesin bu kitabı okuması gerekiyor.Todos tienen que leer este libro.
Mary Tom'dan onu okumasını istedi.Mary le pidió a Tom que lo leyese.
Bu, kullanıcı sadece okuma için kısa bir süreye sahip olduğunda okuması içindir. ^ toplayıcılarEsto debe leerse cuando el usuario solo tiene un corto período de tiempo para leer.
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.Su familia consintió en permitirle estudiar bellas artes con la condición de que estudiara también medicina.
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.Su esposa lo visitó en secreto y lo animó a seguir escribiendo.
Stone'a Garnizon'un kitabının bir kopyasını verdi ve ona okumasını söyledi.Fu lei a dare una copia del libro a Stone consigliandogliene la lettura.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Studiò Informatica alla UC di San Diego, sebbene non si diplomò mai.
Altı oyuncu ilk kez 28 Nisan 1994'te senaryo okumasında bir araya geldi.Шесть действующих лиц впервые встретились на прослушивании 28 апреля 1994 года.
Bu sezon Nietzschean'ların Commonwealth'e meydan okuması ve Tyr Anasazi'nin Andromeda'yı terk etmesiyle biter.Сезон заканчивается покидающими Содружество ницшеанцами, и Тиром Анасази, оставляющим «Андромеду» .
Bunun amacı Kur'an okumasını ve ezberlemesini kolaylaştırmaktı.Это затрудняло для простых людей изучение и понимание писаний.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.В семье было заведено вечерами читать вслух.
Çünkü web sayfaları insanların okuması için yapılmıştır, makinaların değil.Но именно благодаря этому отчётливо слышишь, что играют люди, а не компьютеры.
Dosya okuması, yazması, kilitlemesi.Обучение письму, чтению, счёту.
Video klip Asmanis'in futbol sahasının tribününde mektubu okumasıyla biter.وانتهى الفيديو كليب بقراءة اسمنيس الخطاب في مدرج ملعب كرة القدم.
Babası işletme okumasını istemişti.كان أبوه يشجعه على قراءة كتب.
Buna göre İslâmiyet kişinin okumasını, daha da fazlası ilim öğrenmesini emreder.على أي حال فالكتابة التقنية مخصصة لإخبار القارئ أكثر من إقناعه.
Yahudilerin tıp ve hukuk okuması yasaklandı.تأديب الأطباء الخارجين على قوانينيها وعلى الآداب الطبية.
Kendisi köydeki kişilerin okuması için birtakım teşvikler sağlayan mert bir insandı.Ele fazia parte do delagation de Inumanos enviados para a Terra para estudar em uma faculdade humana.
University of California, San Diego'da bilgisayar bilimi okumasına rağmen mezun olamadı.Estudou ciências da computação na Universidade da Califórnia em San Diego, porém não se formou.
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.Seu pai, no entanto, queria que ele estudasse direito.
Heike (平家), Taira boyunu ifade etmekte olup "Hei", Taira'nın ilk kanji karakterinin alternatif bir okumasıdır.Heike (平家) se refere ao Clã Taira (平); "hei" é uma leitura alternativa do kanji (caractere) para Taira.
2002'de Gyða, Reykjavík'te okumasına devam etmek için gruptan ayrıldı.In 2002 verliet Gyða de band om haar studie in Reykjavik weer op te pakken.
Bu yüzden onun hukuk okumasını istedi ve Leipzig'e yolladı.Zijn ouders stonden er echter op dat hij rechten ging studeren, en stuurden hem daarvoor naar Leipzig.
Selahattin, erdemli ama okuması yazması olmayan bir kuyumcuydu.Of hij uitbetaald werd en hoe het met hem afliep, staat niet geschreven.
Tom Mary'nin bunu onun için okumasını istedi.Tom vroeg Mary om het hem voor te lezen.
Raw 1000'de Stephanie McMahon, kocasının Lesnar'a meydan okumasını kabul etmesi için Heyman'ı kışkırttı.Na Raw 1000, Stephanie McMahon udało się sprowokować Heymana by przyjął wyzwanie.
Fakat babası, onun hukuk okumasını istiyordu.Ojciec jednak nakłonił go do studiowania prawa.
Bunlar Gandi'yi Bhagavadgita 'yı okuması için teşvik etti.Dzięki ich zachęcie Gandhi zaczął studiować Bhagawadgitę.
İlk üç kısmın yarısında kısa bir ara verilip katılımcıların kalan soruları okumasına imkan verilmektedir.Trzeci dokument wydaje się zbyt krótki, żeby pomieścić nazwiska 30 krewnych.
Kontes, Chenier’nin yanına gelerek ona şiirlerinden bazılarını okumasını rica eder.Hrabina prosi poetę, by powiedział kilka swoich wierszy, ale Chenier odmawia.
11 yaşında okuması için İngiltere'ye, yatılı kız okuluna gönderildi.W wieku trzynastu lat została wysłana do szkoły w Anglii.
Prova okuması terimi (İng.Sława Przybylska) Naucz mnie tańczyć (sł.