Ana içeriğe geç
Sözlük

okuma ile cümle

okuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Okuma yazma bilmeyen gençlerin neredeyse % 60'ı kadındır.Almost 60% of illiterate youth are female.
En çok hangi kitapları okumaktan hoşlanırsın?Which books do you like to read most?
Okumak için gözlüğe ihtiyacın var mı?Do you need glasses to read?
Çizgi romanlar okumayı sevmem.I don't enjoy reading comic books.
Tom çok sık okumaz.Tom doesn't read very often.
Çizgi roman okumaktan hoşlanırım.I like reading comics.
Sami okumaya başladı.Sami started reading.
Blogları okumak hoşuma gider.I like reading blogs.
Tom onu okumayı çok severdi.Tom would love to read that.
Dergi okumak hoşuma gider.I like reading magazines.
Tom'un dün bana verdiği kitabı okumayı çoktan bitirdim.I've already finished reading the book that Tom gave me yesterday.
Aslında hiç Fransızca okumadım.I've actually never studied French.
Tom, Fransız edebiyatını okumayı sever.Tom likes to read French literature.
Tom bana Fransızca okuyup okumadığımı sordu.Tom asked me if I was studying French.
Trende okumak hoşuma gitmiyor.I don't like reading on the train.
Sanat okumak için Paris'e gitmeyi umuyorum.I hope to go to Paris to study art.
Kitabını okumamı önerdi.He suggested that I read his book.
Tom üç yaşındayken okumaya başladı.Tom started reading when he was three years old.
Sami, İslam okumaya başladı.Sami started studying Islam.
Tom roman okumayı seviyor.Tom likes reading novels.
Meydan okumayı gerçekten seviyorum.I'm really enjoying the challenge.
Yurt dışında okumak ister misin?Would you like to study abroad?
Tom okuma yazma bilmiyor, değil mi?Tom is illiterate, isn't he?
Okumak için sana birkaç kitap ödünç vereceğim.I'll lend you some books to read.
Televizyon izlemeyi mi yoksa kitap okumayı mı tercih edersin?Would you rather watch TV or read a book?
Fransızca kitap okumaktan hoşlanır mısınız?Do you enjoy reading books in French?
Tom Avustralya'da okumak istiyordu.Tom wanted to study in Australia.
Bunu okumana izin veremem.I can't let you read that.
Ben neredeyse hiç kurgu okumam.I almost never read fiction.
Neredeyse hiç roman okumamI almost never read novels.
Tom sadece okumak için gözlük takıyor.Tom only wears glasses for reading.
Sami İslam hakkında okumaya başladı.Sami started reading about Islam.
Sami deprem sırasında Zelzele Suresi'ni okumaya başladı.Sami started to recite Surah Zalzalah during the earthquake.
Sami hutbeyi okumak için minbere çıktı.Sami ascended the minbar to deliver the khutbah.
Tom pek kitap okumaz.Tom doesn't often read books.
Hangi kitabı okumam gerek?What book should I read?
Müzik okumak için İngiltere'ye gitti.He went to England to study music.
Bu tarz kitaplar okuma.Don't read books like this.
Okumaya bile zaman bulamıyorum.I can't even find time to read.
Bugün o raporu okumak için vaktin var mı?Do you have time to read that report today?
Amerikan romanlarını okumak hoşuma gider.I like reading American novels.
O bana iki kitap ödünç verdi, henüz hiçbirini okumadım.She lent me two books; I still haven't read any of them.
Tom'un okuma yazması yok mu?Is Tom illiterate?
Uçakta okumak için bir kitap almak istedim.I wanted to buy a book to read on the plane.
Uçakta okumak için bir kitap almak istiyorum.I want to buy a book to read on the plane.
Yorumların hiçbirini okumadım.I didn't read any of the comments.
Yorumları okumak istemiyorum.I don't want to read the comments.
Berberice okumak benim için en iyi seçimdi.Studying Berber was the best choice for me.
Tom sözleşmeyi okumadı.Tom didn't read the contract.
Cezayir hakkında biraz daha okuma yapmak istiyorum.I want to read a bit more on Algeria.
Cezayir üzerine biraz daha okuma yapmak istiyorum.I want to read a bit more on Algeria.
Bu mektubu kimsenin okumasına izin verme.Don't let anyone else read this letter.
Bu kitabı okuman bitince bana ödünç verir misin?When you've finished reading that book, could you lend it to me?
Okuma, Berberice kelime öğrenmenin anahtarıdır.Reading is the key to learning Berber vocabulary.
Tom kitap okumanın cılkını çıkardı.Tom went on a binge of reading books.
Ayda en az bir kitap okumalısın.You need to read at least one book per month.
Her ay en az bir kitap okuman lazım.You need to read at least one book per month.
Matematik okumayı seviyor.He loves studying math.
Hayali yurt dışında üniversite okumak.His dream is to go to a university abroad.
Oraya müzik okumaya gitti.He went there to study music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod