Ana içeriğe geç
Sözlük

okuma yazma ile cümle

okuma yazma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Il apprend à lire avant d'aller à l'école.
Ayrıca okuma yazma bilmek gereklidir.Voir également apprentissage de la lecture.
Okuma yazma bilmezdi.Et il savait lire.
23 Mart - Okuma yazma seferberliği törenle başlatıldı.23 mars : début des débats à la Chambre sur la propriété littéraire.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.Il n’a jamais été à l’école, ne sait ni lire ni écrire et parle à peine l’anglais.
Okulu çok iyi olmasa da okuma yazma öğretecek kadar vardır.L’enseignement lui laisse assez de temps pour écrire.
Okuma yazma oranı yüzde 98'lere ulaşmıştır.La réponse fut oui pour le changement à 98 %.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.A los cinco años ya sabía leer.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Más adelante Blake le enseñó a leer y escribir, así como a realizar grabados.
Okuma yazma bilmezdi.No sabía escribir.
Daha önce sadece okuma yazma bilen kadınlar oy kullanabiliyordu.Aunque solo podían votar las mujeres mayores de edad que supiesen leer y escribir.
Bu sır Hanna'nın okuma yazma bilmiyor oluşudur.Como haya sido Sargon no puede confirmar la leyenda.
Okuma yazma oranı %69'dur (ülke ortalaması olan %59,5'tan daha yüksektir).La tasa de alfabetismo es del 69%, mayor que la media nacional del 59.5%.
Okuma yazma biliyor musun?Sai leggere e scrivere?
Okuma yazma oranı %69'dur (ülke ortalaması olan %59,5'tan daha yüksektir).Il tasso di alfabetizzazione è del 63% (67% maschi), superiore alla media nazionale che è del 59,5%.
Kendisi okuma yazma bilmemektedir.Non sa leggere.
Taramalar devam etmişse de okuma yazma bilmeyenlere rastlanılmadığından kurslara son verilmiştir.Il romanzo termina senza che i lettori possano saperlo.
Ayrıca okuma yazma bilmek gereklidir.Basta saperle leggere.
Tom okuma yazmayı hiç öğrenmedi.Том никогда не учился читать или писать.
Ali okuma yazma kursuna katıldı.Али посещал курс обучения грамоте.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.В пять лет он уже умел читать.
Catherine okuma yazma bilmediği için evlilik cüzdanını “X” ile imzaladı.Будучи неграмотной, Кэтрин вместо подписи поставила в свидетельстве о браке крестик «Х».
Okuma yazma bilmezdi.Не умеет читать.
Bu sır Hanna'nın okuma yazma bilmiyor oluşudur.Особенно удивительно, что эту книгу читала миссис Реди.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Позже, кроме обучения Кэтрин чтению и письму, Блейк обучил её ещё и искусству гравюры.
Okuma-yazma oranı % 95 civarında olup, okuma yazma bilmeyenler genelde 60 yaş ve üzeri insanlardır.И все же подавляющее большинство (95 проц.) жителей не умели читать и писать.
Huineng gençliğinde dolaşarak odun satar ve okuma yazma bilmezdi.В молодые годы не умел читать и писать.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Она научила Стива читать, прежде чем он пошёл в школу.
Okuma yazma oranı %69'dur (ülke ortalaması olan %59,5'tan daha yüksektir).Уровень грамотности составляет 69 %, что выше, чем средний по стране показатель 59,5 %.
Ülkede okuma yazma oranı %76'dır (kadınlarda ve erkeklerde ortalama aynı).غالبية المدارس في كندا،( بنسبة 67%)، مختلطة (اي يوجد في المدرسة ذكور وإناث).
Okulu çok iyi olmasa da okuma yazma öğretecek kadar vardır.علي الأغلب لم تكن متعلمة غير أنها تجيد القراءة والكتابة.
Eskişehir'de okuma yazma oranı %99,9, ilköğretimde okullaşma oranı %100 dür.تبلغ نسبة المتعلمين في إسكي شهر 99,9%، وتبلغ نسبة من حصل علي التعليم الإبتدائي 100%.
Bu yüzden de okuma yazma oranı düşüktür.ولذا، يوجد هناك أيضًا ضعف في القراءة.
Kız çocuklarının okuma yazma oranı mahallede çok yüksektir.وكانت أرقام التحاق الفتيات بالمدارس منخفضة جدا في جميع انحاء القارة.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Blake ensinou-a a ler e escrever, além de tarefas de tipografia.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.Precoce, aprendeu a ler com cinco anos.
Toplam nüfus içinde okuma yazma oranı %92,2 dir.Em Três Pontas, o índice de alfabetização das pessoas acima de dez anos é de 92,2%.
1917 tahminlerine göre nüfusun % 75-80'i okuma yazma bilmiyordu.Estimativas de 1917 eram de que 75-85% da população russa era analfabeta.
Mahallenin okuma yazma oranı %95 tir.A taxa de alfabetização do distrito é de 95%.
Geceleri de babası iki kardeşe okuma yazma öğreten kitaplar okuturdu.Obrigava os filhos a escolher 2 livros bem gordos para ler em cada semana.
Yine 2008 verilerine göre altı yaşın üstündeki 68.878 kişi okuma yazma bilmemektedir.Em 2010, no Estado, 141.753 pessoas com mais de oito anos não sabia ler ou escrever.
Okuma yazma oranının %90'ın üzerinde olması bunun önemli kanıtıdır.Preste atenção na lei do 90% da solução.
Okuma yazma çok önemsenir.Voorlezen is belangrijk.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.Zij leerde haar zoon lezen toen hij vijf was.
Ancak okuma yazması yoktur ve burada yazılanların ne anlama geldiğini bilemez.Het briefje wordt bekeken, maar niemand begrijpt wat er geschreven staat.
Okuma yazma bilmeyen oranı %3'tür.Van ruim 3 % is het geloof niet geregistreerd.
Köyde, okuma yazma oranı yüksek olup üniversite tahsili yapan birçok insan vardır.Geletterdheid is relatief hoog in de staat, en er zijn veel gekwalificeerde mensen.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Nauczył się czytać i pisać zanim jeszcze poszedł do szkoły.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.W wieku pięciu lat samodzielnie nauczył się czytać.
Okuma yazma bilmezdi.Pisać nie umiała.
Nüfusun %99'u okuma yazma bilir.Umiejętność pisania i czytania posiada 99% ludności.
İlk aşamada Kur’an eğitimi almak için okula giderek okuma yazma öğrenmiştir.I skolan lär vi oss att känna igen till exempel bokstäver.
Fakat kral Şarlman'a hiçbir zaman okuma yazmayı tam olarak öğretemedi.Ofta sägs det att han aldrig studerade schack, knappt läste en bok.
İlçemizde okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 90, kadınlarda yüzde 70 düzeyindedir.Bland dem som genomgår rättspsykiatrisk undersökning är 90 % män och 10 % kvinnor.
Okuma yazma bilmezdi.Чи вмієте читати.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.Читати вона навчилася в 5 років.
Okuma yazma oranı her sene itibarıyla yükselmektedir.Надходження літератури з кожним роком зростала.
Okuma yazma öğretmenin çeşitli yöntemleri vardır.Різні професори будуть навчати різним моделям написання.
Eğitim Köyde okuma yazma bilmeyenler çok azdır ve çoğu kadındır.В селі мало хто вмів читати чи писати, більшість були неписьменними.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Naučil se číst ještě před tím, než začal chodit do školy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod