Ana içeriğe geç
Sözlük

okuma yazma ile cümle

okuma yazma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
1685 itibariyle Fransızların beşte dördü açıkça okuma yazma bilmiyordu.Four fifths of French were frankly illiterate towards 1685.
Ben okuma yazma bilmiyorum.I'm illiterate.
Tom okuma yazma bilmez.Tom can't read or write.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmemektedir.A billion adults are illiterate.
Okuma yazma bilmiyor musun?Are you illiterate?
Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.One milliard adults are illiterate.
Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.A thousand million adults are illiterate.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.One thousand million adults are illiterate.
O okuma yazma bilmiyor.He is illiterate.
Tom okuma yazma bilmeyen değil.Tom isn't illiterate.
O bana okuma yazma bilip bilmediğimi sordu.She asked me whether I can read and write.
Tom okuma yazmasız mı?Is Tom an illiteracy?
Ben okuma yazma bilmeyen biri değilim.I am not an analphabet.
Tom'un dedesi okuma yazma bilmiyordu.Tom's grandfather was illiterate.
Okuma yazma bilmeyen gençlerin neredeyse % 60'ı kadındır.Almost 60% of illiterate youth are female.
Tom okuma yazma bilmiyor, değil mi?Tom is illiterate, isn't he?
Tom'un okuma yazması yok mu?Is Tom illiterate?
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.He learned to read before attending school.
Ayrıca okuma yazma bilmek gereklidir.And Also Teach Them to Read.
Okuma yazmayı annesinden öğrendi.He was taught to read by his mother.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.He had taught himself to read by the age of five.
Catherine okuma yazma bilmediği için evlilik cüzdanını “X” ile imzaladı.Illiterate, Catherine signed her wedding contract with an 'X'.
Okuma yazma oranı %96’dir."We Are the 96 Percent".
Bu nedenle okuma yazma oranı düşüktür.Reading achievement in particular has declined.
Daha sonra Blake Catherine’ye hem okuma yazmayı hem de oymacılığı öğretti.Later, in addition to teaching Catherine to read and write, Blake trained her as an engraver.
Bu yüzden de okuma yazma oranı düşüktür.In addition, the viewer also has less time to read it.
Okuma yazma bilmezdi.They didn’t know how to read.
Senaryolar üzerinde çalışmayı düşündüğü 30 yaşına kadar okuma yazma öğrenemedi.He did not learn to write till after he was thirty years of age.
Alef yapmasını bilmeyen adam: Okuma yazması olmayan kişi anlamında.John suspects there is something Lea is not telling him.
Köyün tamamı okuma yazma bilmektedir.Every teacher of anything should read this book.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.When you can read and write in Afghanistan, you will typically put a pen in your pocket.
Ebeveynlerimiz cahiller ve biz onlara okuma yazma öğretmek istiyoruz.Our parents are illiterate and we want to teach them how to read and write.
Çocuklarımız bize okuma yazma öğrettikleri için çok mutluyuz.We feel so nice that our children can teach us how to read and write.
Çin'deki yetişkinlerin okuma yazma oranı yüzde 77 Hindistan'da ise yüzde 48.The adult literacy rate in China is 77 percent as compared with 48 percent in India.
Kendisi okuma yazma bilmeyen bir kadınlaAnd the thing that the ordinary Afghan is most concerned with is --
Çocuklarımız okuma yazmayı çok hızlı öğreniyorlar, makine kullanmayı da öyle.Our children are growing up very quickly learning to read, learning to use machinery.
Basit soru, okuma yazma bilmiyorsanız, kontakt bilgilerinizi nasıl yönetirsiniz ?Simple question: if you can't read and write, how do you manage your contact information?
Kolej okuma yazması olmayan 12 yalınayak mimar tarafından metrekaresi 16,5 dolara inşa edildi.It was built by 12 Barefoot architects who can't read and write, built on $1.50 a sq. ft.
Bir diş hekimimiz var. Kendisi bir büyükanne, okuma yazması olmayan bir diş hekimi.We have a dentist -- she's a grandmother, illiterate, who's a dentist.
Okuma yazma oranı çok düşükken bazı şeyleri kuklalarla anlatırdık.Where the percentage of illiteracy is very high, we use puppetry.
Böylece, biz şuan okuma yazma bilen biriyle muhatap oluyoruzA scribe had a priestly status.
Calasan iki yaşında okuma yazmayı öğrenmiş ve bilgisayarlara ilgisini keşfetmişti.At the age of two, he learned to read and write and discovered an interest in computers.
BH'de okuma yazma oranı büyüyen bir sorunIlliteracy in BiH a growing problem
BH nüfusunun %10'undan oldukça fazlası okuma yazma bilmiyor.Well over 10% of the population in BiH is illiterate.
1991 yılında yapılan son nüfus sayımına göre, yetişkinlerin %9,9'u okuma yazma bilmiyor.According to the last census conducted in 1991, 9.9% of adults are illiterate.
Kampanya çerçevesinde binlerce yetişkine okuma yazma öğretildi.During the campaign, thousands of adults were taught to read and write.
Tutuklananlardan 8 tanesi okuma yazma bilmediğinden mütevellit kendini savunamadı ve idam edildi.Since 8 of those arrested were illiterate, they could not defend themselves and were executed.
Dijital okuryazarlık, geleneksel okuma yazma biçimlerinin yerini tutmaz.Digital literacy does not replace traditional forms of literacy.
GBGEM yetişkin kadınlar içinde okuma yazma öğrenim fırsatları sağlar. [4]GECPD also offers integrated adult literacy programs for women.[4]
1944'te Afganistan'ın Kabil kentinin Rika Khana semtinde okuma yazma bilmeyen bir ailede doğdu.He was born in 1944 in the Rika Khana neighbourhood of Kabul, Afghanistan, to illiterate parents.
Toplam nüfus için okuma yazma oranı yaklaşık% 100'dür.The literacy rate for the total population is about 100%.
15 yaş üstü nüfusun yüzde onundan azı okuma yazma bilmemektedir. [1]Less than ten percent of the population over the age of 15 is illiterate.[1]
"Yoksul ve okuma yazma bilmeyenler üzerinde soodkhuriler tarafından uygulanan tefecilik.usury perpetrated on the illiterate and the poor by soodkhuris (lit. `devourers of usury`).
Okuma yazma oranı 15 yaş ve üzeri Suriyelilerde erkeklerde %90,7, kadınlarda ise %82,2'dir.[1][2]The literacy rate of Syrians aged 15 and older is 90.7% for males and 82.2% for females.[305][306]
Bu nedenle okuma yazma oranı düşüktür.Somit bietet die Lektüre Lesegenuss.
Beş yaşında okuma yazma öğrendi.Mit fünf Jahren konnte er schon lesen.
Köyün tamamı okuma yazma bilmektedir.Eine Stadt lernt schreiben.
Bu sır Hanna'nın okuma yazma bilmiyor oluşudur.Onkel Salim kann aber nicht lesen.
Geleneksel okuma yazma biçimleri üzerine kuruludur.Es wird die traditionelle Schreibweise verwendet.
7-15 yaş arası eğitim ve öğretimin mecburi olduğu ülkede okuma yazma bilenlerin oranı yaklaşık % 100’dür.Etwa 15–25 Prozent besitzen Lese- und Schreibfähigkeit in der Muttersprache.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod