okulların ile cümle
okulların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Saraybosna, Ljubljana'da Müzik Okullarına devam etmiştir.She attended Secondary Music School in Sarajevo and in Ljubljana, Slovenia.
Doğu felsefi okullarından (taoizm ve özellikle Budizm'den) etkilenmiştir.[1][2]He has been influenced by Eastern philosophical schools (taoism and especially buddhism).[1][2]
Kanada'daki yatılı okulların listesi (en)List of Indian residential schools in Canada
Eğitimini Fransız ve Osmanlı okullarında aldı.[1]He received his education in French and Ottoman schools.[1]
Armenak, mezun olduktan sonra Sasun ve Taron Ermeni okullarında öğretmenlik yaptı.After his graduation, Armenak has worked as a teacher in the Armenian schools of Sasun and Taron.
Tutarsız olan ilk eğitimi, kısmen devlet okullarında kısmen de evde gerçekleşti.His early education was inconsistent, undertaken partly in public schools, and partly at home.
Hyman, Fort Dodge'daki devlet okullarına gitti.Hyman attended public schools in Fort Dodge.
Daha sonra Pirlepe, Bitolya, Veles ve Selanik'te ilk Bulgar kız okullarının kurulmasını sağladı.[1]She later founded the first Bulgarian girls’ schools in Prilep, Bitolya, Veles, and Thessaloniki.[3]
Kalachakra-Tantra’nın öğretileri Gelug okullarında da büyük bir öneme sahiptir.Auch die Lehren des Kalachakra-Tantra sind in der Gelug-Schule von großer Bedeutung.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.Viele dieser Schulen werden auch von afghanischen Mädchen besucht.
Özel okullar devlet okullarından daha küçüktür.Die Klassen sind wesentlich kleiner als an staatlichen Schulen.
Bugün bu okullar diğer okulların ayrılmaz bir parçası haline gelmişlerdir.Heute existiert sie nur als Bestandteil anderer Schulen.
Okul, Almanya'daki en önemli film okullarından bir tanesidir.Sie gilt als eine der ersten Filmschulen in Deutschland.
Türk okullarına karşı kampanyaAm Beispiel türkischer Nachmittagsschulen.
1930 yılında farklı okulların birleşmesi ile kurulmuştur ve bugün 7 fakülte ile eğitime devam etmektedir.In ihrer jetzigen Form existiert sie seit 1970 und beinhaltet heute neun Fakultäten.
Bu ilköğretim okullarından 14’ünde taşımalı eğitim yapılmaktadır.14) angehalten, indem sie sie in Lehrschulen schicken sollten.
Turаn'ıñ 1., 2. numaralı okullarında 18 yıl görev yaptı.In der Armee XXI dauert die Rekrutenschule 18 Wochen.
Öyle ki paralı olduğu halde dahi halk bu okulların açılması için baskı uygulayacaktı.Er gab an, dass der Staat mit diesen Mitteln lieber Schulen bauen sollte.
Avrupa’daki salsa okullarının çoğu bu stile dayanır.In Europa beziehen sich viele Tanzschulen auf diesen Stil.
Trakya'daki Yahudi okullarına diğer Türk okulları gibi devlet bütçesinden yardım edildi.Die Gelder wurden für den Unterhalt kirchlicher Schulen in Trinidad verwendet.
Okulların sayısı 38.000’i bulur.Die Studentenzahl beläuft sich auf ca. 83.000.
Okulların kendi imkânları dahilinde tiyatro çalışmaları vardır.Theaterklassen haben zusätzlichen Unterricht im Fach Theater.
Vitеbsk ilе Mоskovаnı okullarında Rusça dil öğretmenliği yapmıştır.Rudnowa studierte in Moskau Sprachen.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.C'est l'une des plus célèbres écoles de Nouvelle-Zélande.
Bavyera ve Rumen okullarının dayattığı akademik yönergeleri kabul edemedi.Il se montre incapable d'accepter les règles académiques imposées par l'école bavaroise et l'école roumaine.
Bugünün İngiliz devlet okullarını Thomas Arnold'un müdürlüğünü yaptığı dönemdeki Rugby şekillendirmiştir.Il fit ses études à la public school de Rugby du temps où Thomas Arnold en était le directeur.
Devlet ortaeğitim okullarında da eğitim ücretsizdir.L'enseignement secondaire général est également gratuit dans les écoles publiques.
Özellikle dil okullarının bunda etkisi vardır.Parmi celles-ci, les écoles de langues.
Böylece kendi okullarını ve yargı sistemlerini, imparatorluk içinde kurabildiler.Il décida ainsi d’établir des écoles à travers son royaume.
Bu konuda basın-yayın ve okulların rolü çok önemlidir.L'impact dans la presse et la mémoire collective est considérable.
İngiliz ve Amerikan okullarındaki eğitim sistemini inceleme fırsatı buldu.Il partage sa scolarité entre des écoles américaines et britanniques.
Okulların hepsi Azerbaycan'ın Millî Eğitim Bakanlığı (Millî Təhsil Nazirliyi) tarafından idare edilmektedir.L'éducation en Azerbaïdjan est réglementée par le Ministère de l'éducation de l'Azerbaïdjan.
The Study ve Westmount High School okullarında eğitim görmüştür.Elle va à l'école The Study de Westmount.
St Benedict Catholic School ve Performing Arts College okullarında eğitim almıştır.Il a étudié à l'école St Benedict's School (en) et Performing Arts College.
Aynı zamanda Tüm ilk ve ortaöğretim okullarında ders kitaplarına konu olmuştur.Il prend également part à toutes les discussions relatives à l'enseignement primaire et secondaire.
Kendisi, Danimarka Kraliyet Balesi ve İsveç Kraliyet Balesi okullarının eski bir öğrencisidir.Elle commence ses études au Ballet royal danois et au Ballet royal suédois.
Okul korosunda şarkı söylediği Rosary Rahibe Okullarında eğitim gördü.Elle a chanté dans la chorale des écoles des Sœurs Rosaires où elle a suivi ses études.
Çoğu öğrenci mühendislik okullarına katılmıştı ama Einstein fiziği tercih etti.Besso se spécialisa en sciences de l'ingénieur, alors qu'Einstein étudia la physique.
Otuz Vietnamlı çocuk okullarına gitmek için her gün yüzerler.Treinta niños vietnamitas nadan todos los días para poder ir a su escuela.
Özel okulların devlet okullarından daha iyi olduğu söylenir, doğru mu?Dicen que las escuelas privadas son mejores que las públicas, ¿es cierto?
Okulların başkomiseri olarak Kırım'a döndü.Volvió a Crimea como superintendente de las escuelas.
Okulların hepsi Azerbaycan'ın Millî Eğitim Bakanlığı (Millî Təhsil Nazirliyi) tarafından idare edilmektedir.Todas las escuelas están controladas por el Ministerio de Educación Palestino.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Es una de las escuelas más grandes en Nueva Zelanda.
Amerikan okullarında sıklıkla söylenen "This Land Is Your Land" şarkısıyla da tanınır.Es universalmente conocido por su canción «This Land Is Your Land».
Avrupa’daki salsa okullarının çoğu bu stile dayanır.En la Europa continental, la mayor parte de las escuelas de baile se refieren a este estilo.
Azınlık okullarının bulunduğu yerlerde azınlık dillerinde eğitim görme olanağı bulunabilmektedir.En Lituania existe la posibilidad de seguir una educación en los idiomas minoritarios no oficiales.
Halkın geniş bir bölümü devlet okullarında eğitim almaktadır.La amplia mayoría de la población estudiantil atiende las escuelas públicas.
Bu olaydan sonra, film günümüze gelerek Margo ve Quentin'in daha olgun hallerine gelir okullarında.Después de este incidente, se ve a Quentin y a Margo en el último curso de instituto.
1917'de havacılık görevine başladı ve 8 üniversitede Birleşik Devletler Askeri Havacılık Okullarını kurdu.En 1917 se convirtió en aviador y organizó la Escuela Militar de Aeronáutica de los Estados Unidos.
Bu yoğunluk okulların açılması ile sona erer.Ese tipo de iniciativas en las escuelas deben acabar.
Kagyü okullarının asıl aktarımı Mahamudra’nın öğretilerinden oluşur.Propuestas para el desarrollo Las escuelas que tenemos Mapudungun.
Çağdaş okulların gelişimiyle mekteplerin sayısı azalmıştır.Il numero delle scuole cattoliche è in progressiva diminuzione.
İlk ve ortaöğrenimini devlet okullarında tamamladı.Realizzò i suoi studi primari e secondari in scuole pubbliche.
Özel okullar devlet okullarından daha küçüktür.Le rette scolastiche sono tuttavia inferiori che in altri paesi europei.
Birçok müzik okullarında öğretici olarak görev almıştır.Molti dei suoi amici musicisti insegnarono al college.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.Tra i premiati nelle sezioni scuole, anche i ragazzi di Addiopizzo di Palermo.
Okulların bu alan adı eklentisini kullanma zorunluluğu yoktur.Nessuna altra orchestra è autorizzato ad usare il suo nome.
2009'dan beri, hicab, devlet okullarında, üniversitelerde veya hükümet binalarında yasaklandı.Nyýazow lo ha reso obbligatorio in tutte le scuole, negli uffici pubblici.
Papaz okullarında yetişti, öğretmenlik yaptı.Da sacerdote predicò e insegnò in alcune scuole.
Bu konuda basın-yayın ve okulların rolü çok önemlidir.Un ruolo fondamentale in tal senso è svolto dalla scuola e dai mass media.
İlgili Sayfalar