Ana içeriğe geç
Sözlük

okulları ile cümle

okulları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok müzik okullarında öğretici olarak görev almıştır.Molti dei suoi amici musicisti insegnarono al college.
Bu okulların bir kısmına ayrıca Afgan mülteci kızlarda katılmakta.Tra i premiati nelle sezioni scuole, anche i ragazzi di Addiopizzo di Palermo.
Okulların bu alan adı eklentisini kullanma zorunluluğu yoktur.Nessuna altra orchestra è autorizzato ad usare il suo nome.
2009'dan beri, hicab, devlet okullarında, üniversitelerde veya hükümet binalarında yasaklandı.Nyýazow lo ha reso obbligatorio in tutte le scuole, negli uffici pubblici.
Papaz okullarında yetişti, öğretmenlik yaptı.Da sacerdote predicò e insegnò in alcune scuole.
Şehri, sokakları, binaları veya okulları adlandıran kişi siz olursunuz.A suo nome sono intitolate piazze, strade, istituti e ospedali.
Bu konuda basın-yayın ve okulların rolü çok önemlidir.Un ruolo fondamentale in tal senso è svolto dalla scuola e dai mass media.
Kendisi, Danimarka Kraliyet Balesi ve İsveç Kraliyet Balesi okullarının eski bir öğrencisidir.Она была ученицей в Датском и Шведском королевских балетах.
Eyalet okulları ücretsizdir.Все государственные школы являются бесплатными.
1930'larda Kürt okulları için kitaplar yazdı.В 1930-е годы написал ряд учебников для курдских школ.
Bugün bile bu okulların hangi gruba ait oldukları belli değildir.Однако не ясно, каким школам принадлежали все эти монастыри.
Okulların sayısı 38.000’i bulur.Общее число учащихся достигает 83 тысяч.
Özel Çakabey Okulları resmî sitesi.Сравнение частных школ Хатчинсона.
Tahsilin tamamı ise yatılı bölge okullarıyla karşılanır.Все сборы от таких акций идут на организацию школ для собак.
Şehirde birçok yüksek meslek okulları bulunmaktadır.В городе находится много крупных высших учебных заведений.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Также организация финансирует и управляет еврейскими школами в разных странах.
1900'de Avrupa okullarına yalnızca 13.000 işi gitti.К 1909 году на 30 тысяч жителей в городе было 19 учебных заведений.
Zen, diğer Budist okulların arasından aydınlanma amacıyla yapılan meditasyona verdiği önemle ayırt edilir.Дзэн использует медитации, но в понимании, отличном от понимания других буддийских школ.
BSU birçok yabancı ülkelerin yüksek okulları ile çok yönlü ilişkiler kurmuştur.У Паритека множество партнерских соглашений с другими иностранными университетами.
Nazi Almanyası'nın işgali altında bulunan Polonya'da okulların kapatılması nedeniyle okula devam edemedi.Из-за оккупации немцами посёлка школу не закончил.
Bu okulların destekçileri tarafından günümüzdeki okulların özgünlüğüne büyük değer verilmektedir.Идея победы любой ценой глубоко укоренилась в школах того времени.
Helenistik dönem boyunca birçok şehir devleti halk okulları açtı.خلال الفترة الهلنستية، أنشأت بعض الدول المدينة المدارس العامة .
Şehrin birçok ünlü Fininin okuduğu okulları ve akademileri ile tanınıyor.تشتهر المدينة بالمدارس والأكاديميات حيث درس بها العديد من مشاهير الفنلنديين .
Afganistan Anayasası 43. maddesine göre, devlet okulları parasızdır ve ilköğretim zorunludur.بحسب الفصل 43 من دستور الكونغو الديمقراطية لعام 2005، فإن التعليم مجاني وإجباري.
Birincil - Kamuya ve özel sektöre ait (Özel olarak adlandırılan Hazırlık Okulları).الابتدائي :- المملوك للقطاع العام والخاص (حيث تسمى المملوكة للقطاع الخاص بالمدارس التحضيرية).
Türk Okulları tabiri farklı anlamlara gelebilmektedir.لكن في مدارس لندن هناك اختلاف واضح.
Azınlık okullarının bulunduğu yerlerde azınlık dillerinde eğitim görme olanağı bulunabilmektedir.يمكن أن يتم التعليم بلغات الأقليات عندما تتوفر المدارس الخاصة بهذا الأمر.
Küçük Salinger, Manhattan'ın Batı Yakası'nda devlet okullarına devam etti.داوم سالينغر في المدارس الحكومية في الجانب الغربي بمنهاتن.
Yahudi çocukların Türk okullarına gitmesine izin verildi.ومنع المسؤولون الألمان الأطفال اليهود من الحضور بالمدارس الألمانية.
Büyük müzikbilimi okulları yöntemleriyle birbirinden ayrılırlar.كل من هذه المدارس تمارس الموسيقى مع بعض الفروق الدقيقة.
Yerel yönetim devlet okulları ve devletçe fonlanan okulların politikayı uygulamasından sorumludur.وتتولى السلطات المحلية (LA) مسئولية تنفيذ سياسات التعليم العام والمدارس الحكومية على المستوى المحلي.
İlde 266 ilköğretim okullarında toplam 87.359 öğrenci okumaktadır.يوجد في مراكز إسكي شهر 266 مدرسة ابتدائي ويبلغ مجموع التلاميذ في تلك المدارس 87.359 تلميذ.
Japon okulları ayrıca disiplini öğütler ki bu da işgücüne avantaj katar.كما شجعت المدارس اليابانية الانضباط وأخلاق العمل لدى الطلاب ، وهي فائدة أخرى في تشكيل قوة عمل فعالة.
Bu tesislerde ayrıca spor okulları da açılmaktadır.ويطلق أيضًا على مدارس الغابات مدارس الطبيعة.
Alaska'daki tek okulları budur.هي المدرسة التركية الوحيدة في قطر.
Halk okullarının babası olarak bilinir.يعتبر أب نظام المدارس العامة الفنلندي.
Diğer şehirlerde hemşirelik okulları da vardır.Há também escolas de enfermagem em várias outras cidades.
Yeni bir patrik seçildi, ilahiyat okulları açıldı, binlerce kilisede ibadet edilmeye başladı.Um novo patriarca foi eleito, escolas teológicas foram abertas, e milhares de igrejas voltaram a funcionar.
Bu düşünce okullarının ikisi de neoklasik sentez ile ilişkilidir.Ambas as escolas de pensamento estão associadas à síntese neoclássica.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Na época de sua fundação quase todas as escolas de música eram focadas no ensino da música clássica.
1945 yılında Şili katolik okulları federasyonunu kurar ve onun ilk başkanı olur.Em 1945, ele fundou a Federação de Escolas Católicas no Chile e tornou-se seu primeiro presidente.
Japon okulları ayrıca disiplini öğütler ki bu da işgücüne avantaj katar.As escolas japonesas também encorajavam a disciplina, outro benefício em formar uma força de trabalho efetiva.
Hükümet camileri kapattı ve din okullarını din karşıtı müze haline getirdi.O governo fechou muitas mesquitas e escolas religiosas se tinham tornado museus anti-religiosos.
Okulların başarı oranı son yıllarda yükseliş göstermektedir ve bu başarı devam etmektedir .Nos últimos anos, os avanços científicos têm sido consideráveis e irão certamente continuar.
Bu amaçla “sağırlar” okulları kurulmuştur.Eis as ideias com que se formou a escola conservadora.
"Kadıköylülere yaz spor okulları"."As escolas campeãs".
8 Yıllık İlköğretim Okullarında OKS hazırlık kursları açılmıştır.Oito submarinos da classe estão abertas para visitação pública.
1982 yılında Meslek Yüksek Okulları üniversitelere bağlandı.Em 1982, foi retirada a obrigatoriedade do ensino profissional nas instituições de ensino médio.
İlköğretim okulları yasası, okul ve aile arasındaki işbirliği temeline dayanmaktadır.Neste contexto, se coloca antes de mais o tema da colaboração entre a família e a instituição escolar.
Eser ABD'de birçok halk kütüphanesinde yasaklandı ve okulların müfredatından çıkarıldı.Várias escolas públicas dos Estados Unidos, proibiram às crianças de assistirem a série.
Yeni Zelanda'nın en büyük okullarından biridir.Het is een van de grootste scholen van Nieuw-Zeeland.
Bu geleneğin okulları geleneksel olarak 4 büyük ve 8 küçük olmak üzere 12 okula ayrılmıştır.De kagyütraditie is traditioneel onderverdeeld in vier grote en acht kleinere scholen.
EDHEC, Financial Times tarafından 2015 yıllarında Avrupa İşletme Okulları arasında 25. sırada gösterilmiştir.In 2015 plaatste de Financial Times EDHEC als 25e in de rangschikking van European Business Schools.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Het gemeentebestuur investeert veel geld in computers en multimedia op de scholen.
Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi.De bedoelde dichters vormden echter nooit bewust een school.
ESSEC, Financial Times tarafından 2015 yıllarında Avrupa İşletme Okulları arasında 16. sırada gösterilmiştir.In 2015 plaatste de Financial Times ESSEC als 16e in de rangschikking van European Business Schools.
Wellesley Koleji ABD'nin benzerleri arasinda en saygı gören okullarındandır.Clemson is een van de meest gerespecteerde universiteiten in Amerika.
1900'de Avrupa okullarına yalnızca 13.000 işi gitti.In 1900 gingen slechts 1500 Indonesiërs naar Europese scholen, tegen 13.000 Europeanen.
Bu yoğunluk okulların açılması ile sona erer.Het verhaal eindigt met de heropening van de scholen.
PVO'nun kendine ait komuta merkezi, askeri okulları, radar ve ses birimleri vardır.De eenheid had haar eigen lijn van commando, scholen en radar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
okulları ile cümle - Sayfa 6 - okulları kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App