Çift, okuldan tanışmakta idi ve Paris'e gitmeden önce evlenmişlerdi.Begge hadde imidlertid ‘lært sine forretninger’ og giftet seg i Hamburg.
Geezer ilk grubu Rare Breed'i okuldan arkadaşı Ozzy Osbourne ile 1967 yılında kurdu.Butler startet sitt første band, Rare Breed, sammen med Ozzy Osbourne på høsten 1967.
Daha sonra bu okuldan ayrılıp devlet okuluna yazıldı.Dørst etter dette gikk hun på den offentlige skole.
Furuta Yashio-Minami Lisesi'nde öğrenciydi ve okuldan çıktıktan kısa bir süre sonra kaçırıldı.Furuta merupakan siswi SMA Yashio-Minami dan ia diculik tak lama setelah meninggalkan sekolah.
Harry Potter'ın okula başlamasından bir yıl önce okuldan mezun olmuştur.Ia lulus dari Hogwarts setahun sebelum Harry Potter mulai bersekolah di sana.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.George Costanza, dimainkan oleh Jason Alexander, adalah teman Jerry dari masa sekolah.
Bazı üniversitelerde başlayan eylemler, sayısız tutuklama ve okuldan atılmalarla sonuçlandı.Protes terjadi di beberapa pusat universitas sehingga banyak penangkapan dan pengusiran.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Clay Jensen pulang dari sekolah dan menemukan kotak misterius yang tergeletak di teras rumahnya.
Onu okuldan attırabilmek için bir sebep arar.Kalau ketauan bisa dikeluarkan dari sekolah.
72 bölgeye dağıtılmış 112 okuldan oluşmaktadır ve 2.9 milyon kişiye hizmet vermektedir.Nó bao gồm 109 trường đại học được tổ chức thành 72 khu vực, cung cấp giáo dục cho 2,9 triệu người dân.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Cậu thiếu niên Clay Jensen trở về nhà sau giờ học thì tìm thấy một chiếc hộp bí ẩn nằm trên hiên nhà mình.
Kasım 1911'de okuldan mezun olarak Ocak 1912'de Teğmenliğe atandı.Ông tốt nghiệp vào tháng 11 năm 1911 và được phong chức trung úy vào tháng 1 năm 1912.
Yine de bu öğrenciler okuldan ihraç edilmiştir.Vì thế, chúng cũng bị tán xạ bởi từ trường.
Okuldan mezun olduktan sonra babasına gitti ve Hiroshi Yamauchi ile görüşmek istediğini ona bildirdi.Sau sự kiện đó, cô đi học để ở gần với Hiyo.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Cha cô quyết định cho cô thôi học khi cô đang học dở lớp 8.
Bu okuldan 1922 yılında mezun oldu.Năm 1922, ông tốt nghiệp trường này.
Okuldan nefret ederim.私は学校が嫌いでした。
Anna Ahmatova, bu okuldan mezun oldu ve Annenski için "Benim tek öğretmenim" dedi.そこの卒業生にアンナ・アフマートヴァが居り、アンネンスキーを「唯一人の恩人」と呼んだ。
Oğlu Ümit, okuldan, dersten sıkılmış bir halde sürekli sulu oyunlar ve taklitler yapmaktadır.子を思ふ故にや、をや(親) つき(槻)の木の弓をもて、学文せざりし子に をしへ(教え)たり。
Bu yolda, okuldan arkadaşı Nihan'ı (Açelya Topaloğlu) da kendine ortak eder.奈々世 一葉(ななせ ことのは) 当クラスへ転校してきた少女。
Manastır tatil olunca iki arkadaşıyla beraber okuldan ayrılır.彼は私と友人2人一緒に学校から帰るの。
Dini bir okuldan mezun olduktan sonra tıp üzerine eğitim almaya başladı ancak 3'üncü yılında yarıda bıraktı.戦後医学を学び始めるが、1年半でやめた。
O yıl Yahudi olduğu için okuldan gönderilmiştir.同年、ユダヤ人であることを理由に退職させられた。
Her salı okuldan sonra iki saat birlikte şarkı yazma çalışmaları yapmaya başladılar.2人は毎週火曜日の放課後、2時間の作曲セッションを行なった。
Yine de bu öğrenciler okuldan ihraç edilmiştir.生徒らは放校処分となった。
Bir gece vedalaşmadan eşyalarını toplar ve okuldan ayrılır.ある日引っ越すことになり、立花に別れを告げないまま転校する。
Okuldan geliyorum.進学校出身。
Tek amacı kızını kötülüklerden korumak ve onun okuldan mezun olduğunu görmektir.自分の悪癖が発覚することを恐れ、彼女を高校に通学させる。
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.勉強や学問を憎む。
Bu son okuldan mezun olan ilk kız öğrencilerden biridir (1971).小学1年生(7歳)の女の子。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.学校の周りを走る。
Okuldan mezun olduğunda iş yaşamı onu bekliyordu.大学卒業後は家業を継ぐ予定であった。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.昴所就讀的學校。
On dört yaşına kadar düzenli olarak akşamları okuldan kaçarak tiyatroya katılıyordu.在不到14岁时,他就常常在晚上逃学去戏院看戏。
Okuldan nefret eder, tembeldir ve güç gerektiren işleri yapmayı sevmez.爱读书,害羞,不愿主动使用能力。
Sonrasında Kuzey Carolina Sanat Okuluna geçiş yapan Dane, o okuldan da 2008 senesinde mezun olmuştur.後來,轉至北卡羅來納藝術大學法學院,他於2008年畢業。
Ben Sabah Alışveriş Yaparken Okuldan Tanıdığım Eski Bir Arkadaşımı Gördüm.某天去餐廳吃飯時曾碰到在那個店工作過的員工。
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.櫻野亞玖璃(桜野 亜玖璃(さくらの あぐり),聲:大久保瑠美) 祐的女朋友,音吹高中二年級生。
Bu süreçte okuldan atıldı.他被学院开除了。
Geçenlerde okuldan mezun oldu.现在已经从学校毕业。
Okuldan çeşitli kopmalar gerçekleşti.轉校後遭遇各種離奇的事情。
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.두원식 는 조선 후기 군산 지역(옛 옥구현)에 세거한 두릉 두씨 가문 출신 유학자이다.
Okuldan nefret ederim.그는 학교를 싫어했다.
Bir yıl sonra okuldan ayrıldı.학교는 1년 뒤에 중퇴했다.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.그는 곧 학교에서 제적당했다.
Bu kendine özgü sistem henüz karmaşa hâlindeydi ve okuldan ayrılma oranı çok yüksekti.이런 시험적인 시스템은 도입 초기였던 만큼 혼란스러웠고, 학교 중퇴자도 많았다.
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.제시카 러브조이(Jessica Lovejoy) 러브조이 부부의 딸로 신학교에 갔으나 성품이 바르지 못해 퇴학당했다.
Okuldan 2009'un Mayıs ayında mezun olmuştur.2009년 3월에 대학을 졸업했다.
16 yaşına geldiğinde oyuncu olmak için okuldan ayrıldı.16살 때 고등학교를 그만 두고 배우로 데뷔했다.
Bisbal okuldan erken yaşta ayrıldı çünkü müzikle daha ilgiliydi.ביסבל עזב את בית הספר בגיל צעיר בגלל התעניינותו במוזיקה.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.קליי ג'נסן חוזר הביתה מבית הספר יום אחד ומוצא חבילה מסתורית על המרפסת שלו.
Bir kolu alçıda küçük kız, annesi onu okuldan almaya gelmeyince eve tek başına gitmeye çalışır.זהו סיפורה של ילדה בת שש, שאמהּ לא באה לאסוף אותה מבית הספר והיא מתחילה ללכת לבדה בחזרה הביתה.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.הם נענשו בעונשים פיזיים כשלא מילאו את המטלות שלהם לשביעות רצון הדודה ונעדרו פעמים רבות מבית הספר.
Ancak 1988 yılında kötü notları yüzünden okuldan atılmıştır.ב-1988 סולק מן הלימודים בשל ציוניו הנמוכים.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.התלמיד הושעה מבית הספר באופן מיידי.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.בשל כך הוא גורש מבית הספר באזהרה.
William Dunbar: Başka bir okuldan gelen belalı bir tiptir.ויליאם דנבר (אביתר אדיר) - תלמיד שהגיע לפנימיה במהלך העונה השנייה.
Dizi Serena van der Woodsen'ın (Blake Lively) Connecticut'da kaldığı yatılı okuldan geri dönmesiyle başlar.הסדרה מתחילה עם שובה של סרינה ואן דר וודסן (בלייק לייבלי) משהות מסתורית בפנימייה בקורנוול, קונטיקט.
Bir Karşılaşma – Okuldan kaçan iki çocuk yaşlı bir adamla karşılaşır.Среща – Двама ученици бягат от училище и срещат старец.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Тийнейджърът Клей Дженсън се прибира от училище, когато намира мистериозна кутия на верандата пред дома си.