Ana içeriğe geç
Sözlük

okuldan ile cümle

okuldan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1995'te North Carolina School of the Arts adlı okuldan mezun olmuştur.Окончила в 1995 году школу искусств университета Северной Каролины.
Ancak okul müdüründen hırsızlık yapmakla suçlanarak okuldan atıldı.Был направлен в ​​исправительную школу за кражу.
Jackson bir süre sonra bu okuldan mezun oldu.وبعد فترة تخرجت جاكسون من هذة المدرسة.
Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu.وكانت على وشك الخروج من المدرسة بسبب هذه الرواية.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.بعد أن تركت المدرسة عملت في وظائف مختلفة، كالعمل في المقاهي وبيع المنتجات من باب إلى باب.
O sırada okul süresinin beş yıldan yedi yıla çıkması üzerine 1894’te okuldan ayrıldı.في هذه الاثناء كانت مدة التخرج من المدرسة تتراوح بين5الى 7سنين ، فترك المدرسة عام 1894.
1935 yılına kadar devam ettiği üniversiteyi bitirmeden okuldan ayrıldı.وانفصل عن الدراسة دون أن يُنهي تعليمه الجامعي الذي استمر فيه حتى عام 1935.
İkinci sınıfta okuldan ayrılarak evlendi, 1988 yılında eşinden ayrıldı.التحقت بالدور الثاني في الدراسة ومن ثم تنجح اخيرا في التاهل للسنة الثالثة من دراستها الثانوية في عام 1988.
Okuldan 1989 yılında mezun oldu.تخرجت من المعهد في عام 1989.
Cherry, on dört yaşında okuldan ayrıldı ve Londra'ya taşındı.ترك غالواي المدرسة في سن الرابعة عشرة، ولكنه ابتعث للدراسة في لندن وباريس.
Şu anda ilk okuldan sonra, orta eğitim için öğrenciler komşu Karaterzi mahallesine gitmektedirler.قبل افتتاح المدرسة، كان الطلاب يرتادون مدرسة ميلر المجاورة.
Okuldan, öğretmenlerinin taklitlerini yapması yüzünden atıldı.طرد من المدرسة بسبب أشعاره في النقد المدرسون.
Okuldan sonra bir mektup yazacak.سوف تكتب رسالة بعد المدرسة.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.A 11 de Setembro de 1995, Ryce de 9 anos de idade estava a ir para a escola de autocarro.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.George Costanza (Jason Alexander) — O melhor amigo de Jerry.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.Após deixar o colégio, teve vários empregos, como trabalhar em cafés e vendendo produtos de porta em porta.
Bu süreçte okuldan atıldı.Certa vez, ele foi expulso da escola.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Ela só foi à escola em tempo integral quando estava na oitava série.
Aynı zamanda, Faculdade de Medicina de Ribeirão Preto adlı okuldan mezun bir tıp doktoruydu.Foi também professor da Faculdade de Medicina de Ribeirão Preto.
Böylece Chihaya, okuldan arkadaşı Taichi Mashima ve Arata karuta ile oynamaya başlarlar.Agora, no colegio, Chihaya encontra novamente seu amigo de infância, Taichi Mashima.
1978'de bu okuldan mezun oldu.Licenciou-se em 1978.
Shingon dünyada Sanskritçe'nin siddham yazısını kullanmaya devam eden çok az sayıdaki okuldan biridir.A escola Shingon é um dos pouquíssimos ramos do budismo que ainda preserva o uso da escrita sânscrita siddham.
Rachel bunu üstlenir ve okuldan atılır.Rachel neemt de schuld op zich en wordt van school gestuurd.
Okuldan nefret ederim.Hij had een hekel aan de school.
Fakat diplomasını almadan bu okuldan da ayrıldı.Hij heeft zonder zijn diploma te halen de school verlaten.
Devrimci bildiri hazırladığı için okuldan sürüldü.Hij werd van school gestuurd wegens zijn revolutionaire activiteiten.
16 yaşına geldiğinde oyuncu olmak için okuldan ayrıldı.Op zestienjarige leeftijd stopte hij met schoolgaan om acteur te worden.
Lise çağında "yasaklı kitapları" okuduğu için Okuldan atılmıştır.Hij werd van school gestuurd wegens het bezit van verboden boeken.
Okuldan sonraki yaşamıyla ilgili ayrıntılar ise bilinmiyor.Omtrent de voorgeschiedenis van deze school is weinig bekend.
İlkokul eğitimini Tula'da bulunan 4 nolu ortaokul'da gördü, Aynı zamanda aynı okuldan 1959 yılında mezun oldu.Hij was in Toela leerling op middelbare school nummer 4 en behaalde zijn diploma in 1959.
Yul burada Genç Hristiyan Erkekler Organizasyonu'na (YMCA) ait bir okuldan mezun oldu.Cho sloot zich als jongeman aan bij de YMCA (Young Men Christian's Association).
Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu.Werd om deze reden van de universiteit gestuurd.
Yine de bu öğrenciler okuldan ihraç edilmiştir.Deze gegevens worden van uit de school meegegeven.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Chelsea nam hem op zijn achtste op in haar jeugdopleiding.
Okuldan sonra onun hakkında konuşalım.Laten we er na school over praten.
O, okuldan kovuldu.Hij werd van de school weggestuurd.
İkinci yılında okuldan ayrıldı.In het tweede jaar heeft hij de school verlaten.
Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.Tom tennist vaak met Mary na schooltijd.
Okuldan geldim, sonra arkadaşlarımla dışarı çıktım.Ik kwam van de school terug, daarna ging ik met mijn vrienden uit.
Tom okuldan bahsetmek istemediğini söylüyor.Tom zegt dat hij niet over school wil praten.
Çocuklarım okuldan hoşlanıyor.Mijn kinderen vinden de school leuk.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.George Costanza (Jason Alexander) — George jest najlepszym przyjacielem Jerry'ego.
Cooper, 2013 yılında okuldan mezun olduktan sonra WWE'ye katıldı.Cooper przyłączył się do WWE w 2013 po ukończeniu koledżu.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Clay Jensen, uczeń szkoły średniej, znajduje pudełko zostawione pod drzwiami swojego domu.
Cherry, on dört yaşında okuldan ayrıldı ve Londra'ya taşındı.W wieku 14 lat rzuciła szkołę i przeniosła się do Londynu.
Lise çağında "yasaklı kitapları" okuduğu için Okuldan atılmıştır.Z powodu czytania nielegalnych książek został wydalony ze szkół.
Her salı okuldan sonra iki saat birlikte şarkı yazma çalışmaları yapmaya başladılar.Zaczęły się spotykać w każdy czwartek po szkole spędzając na pisaniu po dwie godziny.
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.Nie lubi się uczyć i odrabiać prac domowych.
Okuldan nefret eder ve çalışmayı hiç sevmez.Nie lubił szkoły i nie dbał o oceny.
Bu süreçte okuldan atıldı.Został za to wydalony ze szkoły.
Bu okuldan mezun öğrenciler gerek ulusal gerekse uluslararası olimpiyatlarda birçok madalya kazanmışlardır.Uczniowie odnoszą liczne sukcesy w olimpiadach przedmiotowych na szczeblu krajowym.
Craig McCracken ve Rob Benzetti ile okuldan arkadaştılar.Pascal Flach i Benjamin Buss znali się ze szkoły.
Okuldan arkadaşı Sarah'a (Adams) aşıktır.Kocha się w swoim koledze ze szkoły, Markusie.
Okuldan aldığı eğitimden sonra ek olarak öğretmen olan annesinden eğitim alıyordu.Edukację kontynuował w domu dzięki swojej matce, z wykształcenia nauczycielce.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Hennes pappa tog henne ur skolan när hon gick i åttan.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.George Louis Costanza (spelad av Jason Alexander) är Jerrys vän sedan skolåldern.
Partiden ve okuldan kargaşa içinde ayrılırlar.Detta orsakar kaos både i laget och i skolan.
Okuldan sonraki yaşamıyla ilgili ayrıntılar ise bilinmiyor.Skolans vidare öden är inte kända.
Penkkarit kutlamaları okuldan okula değişiklik gösterir.Förändringens vindar blåser genom polisskolan.
İkisi de okuldan çok yakın arkadaş çıkarlar ve Sigara İçmez okulun doktoru olur.Hon röker väldigt mycket, till och med i korridorerna på skolan där man inte får röka.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod