Tom okuldan sonra çocukları gelip alacak.Tom recogerá a los niños después de la escuela.
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.Ayer algunos chicos tuvieron que salir antes de clase.
Annem-babam beni okuldan aldı.Mis padres me recogieron de la escuela.
Okuldan ayrılmak zorundayım.Tengo que irme de la escuela.
Okuldan sonra bir mektup yazacak.Escribirá una carta después de clase.
Okuldan sonra boş musun?¿Estás libre después de clase?
Okuldan sonra onun hakkında konuşalım.Hablemos de eso después de clase.
Üniformalar okuldan okula değişir.Los uniformes cambian de escuela a escuela.
Okuldan sonra tenis oynayacak mısın?¿Vas a jugar al tenis después de la escuela?
Okuldan sonra bir mektup yazmayı planlıyor.Piensa escribir una carta después de clase.
Okuldan sonra beyzbol oynayacaklar.Jugarán al béisbol después de la escuela.
Her cumartesi okuldan sonra tenis oynadık.Todos los sábados jugábamos al tenis después de clase.
Çocukları okuldan sen alabilir misin?¿Puedes recoger tú a los niños de la escuela?
Tom okuldan nefret eder.Tom odia la escuela.
Tom'u okuldan almaya gitmeliyim.Tengo que ir a recoger a Tom de la escuela.
Bu okuldan nefret ediyorum.Odio esta escuela.
Tom henüz okuldan dönmedi.Tom todavía no ha vuelto de la escuela.
Çocukken genellikle okuldan sonra beyzbol oynardım.De niño solía jugar al béisbol después de la escuela.
Okuldan eve dönerken iki ekmek aldım.Compré dos panes cuando volvía de la escuela.
Bir Karşılaşma – Okuldan kaçan iki çocuk yaşlı bir adamla karşılaşır.Un encuentro – Dos muchachos que faltan a clase se encuentran con un extraño anciano.
Roth’un senaryosu, Forrest’ın bir bankta oturup oğlunun okuldan dönmesini beklemesiyle başlıyordu.El libreto de Roth comenzaba con Gump sentado en un banco a la espera del regreso de su hijo del colegio.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.El 11 de septiembre de 1995, Ryce, de 9 años de edad, estaba viajando en el autobús de la escuela.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Sin embargo pronto dejó la escuela.
O yıl Yahudi olduğu için okuldan gönderilmiştir.La expulsión de la escuela por ser judío.
Jackson bir süre sonra bu okuldan mezun oldu.Oye, Carlos, ¿por qué tuviste que salirte de la escuela esta mañana?
Daha sonra bu okuldan ayrılıp devlet okuluna yazıldı.Esta vez fue enviado a una escuela pública.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.Por ello fue castigado con la expulsión de la escuela.
Bir yıl sonra okuldan ayrıldı.Sin embargo, se escapó de la escuela un año más tarde.
Ders okuldan okula da farklılıklar içerebilir.Pueden necesitar ayuda especial en la escuela.
1959 yılında Bu okuldan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu.En 1959 se convirtió en profesor de dicha escuela.
Kasım 1911'de okuldan mezun olarak Ocak 1912'de Teğmenliğe atandı.En esta Escuela obtuvo el grado de Teniente en Campaña el 11 de abril de 1937.
Bu sırada Müdür Wood işini bitirmiş, okuldan çıkmaktadır.Comienza con el director de la escuela saliendo de su oficina.
Sağlık sorunları nedeniyle eğitimine bir süre ara veren Pura, 1948 yılında okuldan mezun oldu.Debido a su grave estado de salud se retiró de la enseñanza en 1923.
Okuldan geçen hafta ayrıldı.Ha lasciato la scuola la settimana scorsa.
Tom sınavda kopye çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.Tom fu sorpreso a copiare durante l'esame e venne espulso dalla scuola.
Tom okuldan kovuldu.Tom è stato espulso da scuola.
Okuldan sonra onun hakkında konuşalım.Parliamone dopo la scuola.
Okuldan sonra genellikle ne yaparsın?Che fai di solito dopo la scuola?
Okuldan nefret ederim.Io la scuola la odio.
14 yaşında okuldan ayrıldı ve 15 yaşında "Hispano Norteamericano Comité" 'den burs kazandı.A 14 anni abbandonò la scuola e a 15 vinse una borsa di studio del Comité Hispano Norteamericano.
Cooper, 2013 yılında okuldan mezun olduktan sonra WWE'ye katıldı.Cooper si è unito alla WWE alla fine del college nel 2013.
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.Glucklich ist, wer vergißt (Felice è colui che dimentica) op.
Okuldan nefret eder, tembeldir ve güç gerektiren işleri yapmayı sevmez.Detesta lavorare e faticare oltre il necessario.
Ardından okuldan kaçar.Si dimette dalla scuola.
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.Adora il giardinaggio e la scuola.
Okuldan eve az önce geldiler.Они только что пришли домой из школы.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.Вернувшись домой из школы, она принялась помогать матери на кухне.
Okuldan sonra hemen eve gideceğini biliyorsun.Ты же знаешь, что сразу после школы ты должна приходить домой!
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.Джордж Костанза (Джейсон Александер) — лучший друг Джерри ещё со школьных времён.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Её отец забрал её из школы, когда она была в восьмом классе.
Okuldan nefret ederim.Я ненавидел школу.
1979 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Yevlakh havaalanında pilot olarak atandı.После окончания этой школы в 1979 году, он был назначен пилотом в Евлахском аэропорту.
Okuldan aldığı eğitimden sonra ek olarak öğretmen olan annesinden eğitim alıyordu.Позже она посещала уроки танцев, которые давал преподаватель её матери.
Onu okuldan attırabilmek için bir sebep arar.Сначала она заводит разговор про то, почему его выгнали из школы.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Молодой парень Клэй Дженсен однажды находит на пороге коробку со своим именем.
Okuldan sonra koşar adım yanıma geldi.После школы по стопам пошел сын.
1898'de okuldan ayrıldı ve bir yıl boyunca askerlik hizmetini yaptı.В 1898 году окончил университет и год служил в армии.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.Вскоре был исключён из школы.
Buradaki bir yıllık eğitiminin ardından, oyunculuk kariyerini sürdürmek amacıyla okuldan ayrıldı.Спустя год после поступления он бросил учёбу, чтобы заняться актёрской карьерой.
Okuldan mezun olduktan sonra Tarım Teknikleri kolejinde eğitimine devam etdi.После окончания средней школы учился в сельскохозяйственном техникуме.