Bu okulda iken çok güzel bir sesi olduğu anlaşıldığı için müzik eğitimine teşvik edildi.音楽学校で声楽を学んだ後に、演技を学ぶようになった。
Bu okulda önemli başarılar elde etmiştir.この学校でツツは優秀な成績をあげた。
Cimarosa o şehirde bulunan manastırların birine bağlı olan bir parasız okulda eğitime başladı.紋四郎は、 戸代部落で私塾を開いていた僧のもとで勉強した。
O okulda çalışıyor.彼女は学校で働いています。
Gelip o gün okulda neler olduğu ile ilgili şeyler yazıyordu.她会写那一天在学校发生的事。
Okulda onu herkes sever.学 校里所有的男生都喜欢她。
Örnek öğrencidir ve okulda aktif biridir.是個品學兼優的學生。
Okuldan kaçıyor, orada okuyordum.昴所就讀的學校。
O, 3 sene bu okulda rus dilinde eğitim almış.在大學期間曾經學過三年俄文。
Okuldaki en komik kişilerden biridir.是课程中最有趣的了。
On dört yaşına kadar düzenli olarak akşamları okuldan kaçarak tiyatroya katılıyordu.在不到14岁时,他就常常在晚上逃学去戏院看戏。
Okuldan nefret eder, tembeldir ve güç gerektiren işleri yapmayı sevmez.爱读书,害羞,不愿主动使用能力。
Sonrasında Kuzey Carolina Sanat Okuluna geçiş yapan Dane, o okuldan da 2008 senesinde mezun olmuştur.後來,轉至北卡羅來納藝術大學法學院,他於2008年畢業。
Altı yaşında aktör olmaya karar veren Huston okulda Peter Pan isimli oyunda ilk rolünü oynamıştır.休斯頓立志成為一名演員,在六歲的時候,他曾在學校的話劇《彼得潘》上擔任主角。
Ben Sabah Alışveriş Yaparken Okuldan Tanıdığım Eski Bir Arkadaşımı Gördüm.某天去餐廳吃飯時曾碰到在那個店工作過的員工。
Bu sistem birçok okulda uygulanmaktadır.此模式后来被不少学校效仿。
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.櫻野亞玖璃(桜野 亜玖璃(さくらの あぐり),聲:大久保瑠美) 祐的女朋友,音吹高中二年級生。
Bu süreçte okuldan atıldı.他被学院开除了。
Geçenlerde okuldan mezun oldu.现在已经从学校毕业。
Heykeli, Riksoord'daki ilkokulun önündedir ve 15 Mayıs 1940'ta bu okulda teslimiyeti imzalamıştı.他的雕像至今仍树立在雷松德(英语:Rijsoord)小学的门前,他于1940年5月15日在那里签署了荷兰投降书。
Okulda halen birçok spor etkinliği yapılmaktadır.大學也有很多體育設施。
Sözü edilen bu durumlar okulda gösterilen “sistem dil bilgisinin” asıl noktalarıdır.而其中最為爭議的就是學校課堂語言的問題。
1858-1866 yılları arasında, Cernauti'deki okulda öğrenim gördü.从1858年到1866年,他在塞尔纳迪上学。
Okulda Hıristiyanlık propogandası yapıldığı iddia edildi.基督教宣道會宣基小學
Bu okulda önemli başarılar elde etmiştir.”,“我在这个学校很有进步。
Yeni okulda her gün gösteriler düzenleniyor.每年舉行大學戲劇表演。
Asıf Şevket Şam Üniversitesi'nde okurken aynı okulda okuyan Büşra Esad ile tanışmıştı.與士郎在同一個學園讀書的美女魔術師。
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.馬蒂不停纏繞佐治,說服他帶羅蘭去學校舞會。
Okulda 4 kadrolu öğretmen mevcuttur.学校教授,即此四种。
Nouhad utangaç ve okulda çok arkadaşı olmayan bir çocuktu.是個不良少年,學校成績不好,也沒什麼朋友。
O okulda 5 yıl okumuştur.他在日本共留学5年。
Okulda 2 yıllık IB Diploma Programı uygulanmaktadır.学生们在这里进行为期两年的IB国际文凭课程学习。
Okulda, anasınıfı dahil olmak üzere tüm sınıflar mustakildir.包括华语学校在内的所有学校都被国有化。
Bir okulda müdürlük yapmaktadır.在學校當任班長。
İmkanları oldukça gelişmiş olup okulda spor salonu ve oldukça büyük bir kütüphane mevcuttur.学校办学条件优越,各种教学设施齐全,有堪称省内中学一流的图书馆和体育馆。
Okulda üç enstitü vardır.校内有三座天文台。
Katolik bir okulda okudu.她在一所天主教学校学习。
Ayrıca okulda bir amfi tiyatro vardır.大学也有一个剧团。
Günde altı saat geçirdiği bu okulda desen tekniklerine giriş yapar.不过学校放假时我会每天练3小时。
Okuldan çeşitli kopmalar gerçekleşti.轉校後遭遇各種離奇的事情。
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.두원식 는 조선 후기 군산 지역(옛 옥구현)에 세거한 두릉 두씨 가문 출신 유학자이다.
Okuldan nefret ederim.그는 학교를 싫어했다.
Aile evde, Rusça, İbranice ve Yidiş konuşurdu ve Peres, okulda Lehçe öğrendi.가족은 집안에서 히브리어, 이디시어와 러시아어를 썼으며, 페레스는 학교에서 폴란드어를 배웠다.
KIC dünyanın farklı yerlerinde toplam 42 okulda İngilizce eğitimi, sınav hazırlık kursları sunar.KIE는 전 세계 42곳에서 영어강좌, 대학교 및 시험 준비과정과 대학예비과정을 제공하고 있다.
Bir yıl sonra okuldan ayrıldı.학교는 1년 뒤에 중퇴했다.
Hangi Üniversitede, Okulda?".“드라마속 학교, 어디에 있나요”.
Okulda tam gün eğitim yapılmaktadır."하루 종일 학교에 있는 것은 정말 이상했어요.
Okulda 8. Sınıfa kadar eğitim verilmektedir.그리고 그곳에서 8학년까지 재학했다.
Çok geçmeden okuldan ayrılmak zorunda kaldı.그는 곧 학교에서 제적당했다.
Okulda Hıristiyanlık propogandası yapıldığı iddia edildi.일찍이 기독교계 학교에서 교사로 재직하였다.
Okulda çok başarılıdır, hatta okulun en iyisidir.학교는 밥도 중요하지만 선생님이 제일 중요하다.
Okulda kendinden çok emindir.학교에서 인기짱인 여자아이.
Bu kendine özgü sistem henüz karmaşa hâlindeydi ve okuldan ayrılma oranı çok yüksekti.이런 시험적인 시스템은 도입 초기였던 만큼 혼란스러웠고, 학교 중퇴자도 많았다.
Artık Oscar okuldaki tek yalnız balık olduğunu anlar.학교내에서 마키오의 정체를 아는, 유일한 인물.
1752'de İskoçyalı bir rahip olan William Douglas'ın eğitim verdiği yerel bir okulda eğitime başladı.1752년 제퍼슨은 스코틀랜드 출신 목사인 윌리엄 더글라스가 운영하던 학교에 입학하였다.
1858-1866 yılları arasında, Cernauti'deki okulda öğrenim gördü.1858년부터 1866년까지 그는 체르너우치(Cernăuţi)의 학교에 다녔다.
Öğretmenlik mesleğinin en uzun dönemini bu okulda geçirdi.그는 그 대학교 사상 가장 오랜 기간 동안 총장을 맡았다.
Okulda üç enstitü vardır.학교 세 곳도 생겼다.
Hiçbir zaman Çekçe konuşamadı ve okulda öğrenmeyi reddetti.그녀는 한 번이라도 말하는 것이 나온적이 없고, 학교에서도 보이지 않는다.
Aynı zamanda bu okulda Grekçeden birçok yazma eser Süryaniceye çevrilmiştir.또한 일본의 고등학교 과정에서 이 소설을 다루는 학교가 많다.