Ana içeriğe geç
Sözlük

okulda ile cümle

okulda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu roman yüzünden neredeyse okuldan atılıyordu.وكانت على وشك الخروج من المدرسة بسبب هذه الرواية.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.بعد أن تركت المدرسة عملت في وظائف مختلفة، كالعمل في المقاهي وبيع المنتجات من باب إلى باب.
Che Guevara burada, ertesi gün öldürüleceği okulda bir gece tutsak olarak kalmıştır.حبس تشي غيفارا في المدرسة، حيث قتل في اليوم التالي.
Uzun yıllardır ilk kez bir okulda bulunuyordu ve utangaçtı, sınıf arkadaşlarıyla iyi geçinemiyordu.وهذه كانت المرة الأولى التي تمكث في المدرسة لعدة سنوات، وكانت على دراية وعدم راحة مع زميلاتها.
Bizler okulda biftek istediğimizde kaşıkla bebek maması ile doyurulanlarız!لقد قمتم بإطعامنا السميد في المدرسة حينما أردنا أن نأكل اللحم...
Bir süre sonra aynı okulda asistan olarak göreve başladı.و بعد فترة وجيزة بدأت العمل كمساعدة في المدرسة نفسها.
Welch sıklıkla doğaçlama şarkı söylediği için okulda problemler yaşardı.وولش غالبا ما حصل في ورطة في مدرسة للغناء مرتجلة.
Yazar, ilköğrenimini Rehber-i Terakki isimli özel okulda tamamladı.أنهى الكاتب تعليمه الإبتدائي في مدرسة خاصة تسمى رحبر التراكي.
Okulda akıcı Rusça konuşmayı öğrendi ve matematikteki yeterliliğinde ödül aldı.المدرسة, تعلمت اللغة الروسية بطلاقة، وتم منحها جوائز لكفاءتها في اللغة الروسية والرياضيات.
Okulda bir yardımcı doçent ve 21 öğretim görevlisi bulunmaktadır.إصابة مدرس و11 عاملا بالمدرسة.
Okuldayken basketbol takımının kaptanıydı.كنت في فريق كرة السلة في المدرسة.
O sırada okul süresinin beş yıldan yedi yıla çıkması üzerine 1894’te okuldan ayrıldı.في هذه الاثناء كانت مدة التخرج من المدرسة تتراوح بين5الى 7سنين ، فترك المدرسة عام 1894.
Carter ilkokulu Frank D. Miles Elementary School isminde bir okulda Florida'da okudu.كان يذهب كارتر إلى ممدرسة فرانك د مايلز الابتدائية ومدرسة راسكين في فلوريدا.
1935 yılına kadar devam ettiği üniversiteyi bitirmeden okuldan ayrıldı.وانفصل عن الدراسة دون أن يُنهي تعليمه الجامعي الذي استمر فيه حتى عام 1935.
İki yıl sonra aynı okulda açılan Tiyatro Bölümü'nde asistan olarak göreve başladı.و بعد عامين بدأت سيفدا شينير العمل كمساعد مدرس في قسم المسرح الذي أفُتتح في المدرسة نفسها.
KIC dünyanın farklı yerlerinde toplam 42 okulda İngilizce eğitimi, sınav hazırlık kursları sunar.تقدم دورات في اللغة الإنجليزية وامتحانات الاعداد للجامعة والدورات الأكاديمية في 42 موقعا في جميع أنحاء العالم.
1959-1962 yılları arasında Londra’da bir okulda Türk Dili ve Edebiyatı okutmanı olarak çalıştı.ومابين اعوام(1962_1959) قظ عمل كمحاضر للادب واللغه التركيه قى مدرسه ب لندن .
İkinci sınıfta okuldan ayrılarak evlendi, 1988 yılında eşinden ayrıldı.التحقت بالدور الثاني في الدراسة ومن ثم تنجح اخيرا في التاهل للسنة الثالثة من دراستها الثانوية في عام 1988.
Okuldan 1989 yılında mezun oldu.تخرجت من المعهد في عام 1989.
Ve okuldaki tüm öğrencilerin içinde onu küçük düşürürdü.طوال فترة المدرسة، وصفه أصدقاؤه بالخجل.
Okulda 8. Sınıfa kadar eğitim verilmektedir.التعليم إلزامي حتى الصف الثامن.
Polis araştırması Pekka'nın okulda sıkça zorbalığa uğradığını doğruladı.أكدت تحقيقات الشرطة أن أوفينن قد تعرض مراراً للتنمر في المدرسة.
Bu sistem birçok okulda uygulanmaktadır.يُستخدم هذا النموذج في مدارس الولايات المتحدة بكثرة.
Sen de kimsin?") yazan tişörtler, birçok okulda yasaklandı.وقد مُنعت التيشرتات المكتوب عليها "أنا أكون بارت سمبسون "، "وانت من تكون " في الكثير من المدارس .
Cherry, on dört yaşında okuldan ayrıldı ve Londra'ya taşındı.ترك غالواي المدرسة في سن الرابعة عشرة، ولكنه ابتعث للدراسة في لندن وباريس.
Şu anda ilk okuldan sonra, orta eğitim için öğrenciler komşu Karaterzi mahallesine gitmektedirler.قبل افتتاح المدرسة، كان الطلاب يرتادون مدرسة ميلر المجاورة.
Okulda, yetişkinlerin devam ettiği derslere katılmasına da izin verildi.كما يأكل تلاميذ المدارس نفس الأشياء التي يأكلها البالغون.
Mısır'da yüksek okulda okuduktan sonra Kenya'da Nairobi Üniversitesi'nde kısa bir süre siyaset bilimi okudu.درست إيمان في المدرسة الثانوية في مصر لتقيم لاحقاً في كينيا حيث درست العلوم السياسية في جامعة نيروبي.
Okuldan, öğretmenlerinin taklitlerini yapması yüzünden atıldı.طرد من المدرسة بسبب أشعاره في النقد المدرسون.
Okuldaki spor ve kültürel olaylara ev sahipliği yapmaktadır.وتمارس في هذه المدارس الأنشطة الرياضية والثقافية المختلفة وتعنى بالتربية الريفية.
Bu yüzden okulda çalıştığı ilk ay eline 13 lira geçti.وقد خصم منه في أول شهر 13 ليرة لتأخره.
Böylece okulda hem sabah hem de akşam eğitim görülür.المدرسة تعمل على فترتين منفصلتين صباحية ومسائية.
Ertesi gün okulda, Bart sınıfta teste girmemek için bayılır.في اليوم التالى بالمدرسة ،يهرب بارت من الاختبار عن طريق افتعال المرض.
Okuldan sonra bir mektup yazacak.سوف تكتب رسالة بعد المدرسة.
Bugün okulda ilk günü.اليوم هو اول يوم في المدرسة
Bart'ın okulda kötü olmasının bizim için önemli olduğu düşünüyorum.Eu acho que é importante para nós que Bart seja mal na escola.
Okulda bulunan öğretmenler ve öğrenciler farklı ülkelerden gelmişlerdir ve her birinin kendi hikâyesi vardır.Os professores e alunos da escola vêm de diferentes países e cada um tem suas próprias histórias.
Che Guevara burada, ertesi gün öldürüleceği okulda bir gece tutsak olarak kalmıştır.Che Guevara ficou detido numa escola, onde foi executado no dia seguinte.
Kahire'de doğdu, birçok öğretmenin İtalyan olduğu bir okulda çalıştı.Nascido no Cairo estudou em uma escola dos salesianos em que muitos professores eram italianos.
Meg okulda popüler biri haline gelir ve o yılın andacı Lando'ya adanır.Meg se torna popular na escola e seu anuário é dedicado a Lando.
11 Eylül 1995 Pazartesi günü, dokuz yaşındaki Jimmy, okuldan otobüse biniyordu.A 11 de Setembro de 1995, Ryce de 9 anos de idade estava a ir para a escola de autocarro.
Christiane Paul - Anke Wenger, Rainer Wenger'in onunla birlikte aynı okulda öğretmenlik yapan karısı.Christiane Paul como Anke Wenger, esposa de Rainer e professora na mesma escola que ele.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.George Costanza (Jason Alexander) — O melhor amigo de Jerry.
Okulda akıcı Rusça konuşmayı öğrendi ve matematikteki yeterliliğinde ödül aldı.Na escola, aprendeu a falar russo fluentemente, e foi premiada por sua proficiência em russo e Matemática.
Okulda Uryū, en yüksek notları alan öğrencidir.Na Escola, Uryū é o aluno com maior pontuação.
Okulda resimleri ve kompozisyonları ile çeşitli ödüller aldı.Recebeu vários prémios na escola com as suas pinturas e composições.
Gelip o gün okulda neler olduğu ile ilgili şeyler yazıyordu.Vocês nunca vão acreditar no que aconteceu na escola hoje!
Welch sıklıkla doğaçlama şarkı söylediği için okulda problemler yaşardı.Welch frequentemente se envolvia em confusão na escola por cantar de improviso.
1970 yılında okul ve üniversite arasında kısa bir süre Kenya'da bir okulda öğretmenlik yaptı.Em 1970, entre a escola e a universidade, ensinou momentaneamente em uma escola no Quênia.
Okuldan ayrıldıktan sonra kafelerde çalışmak, kapıdan ürün satışı gibi çeşitli işler yaptı.Após deixar o colégio, teve vários empregos, como trabalhar em cafés e vendendo produtos de porta em porta.
Hangi Üniversitede, Okulda?"."E ao Colégio, nada?
Evde ve okulda hep bela peşinde.Enquanto isso, enfrenta problemas na escola e em casa.
Bu süreçte okuldan atıldı.Certa vez, ele foi expulso da escola.
Okulda 8. Sınıfa kadar eğitim verilmektedir.Estudou até a oitava série.
O da eskiden bu okulda okuyordu.Ela ainda estava na escola naquele momento.
Arabasına saldırıldı ve okuldaki dolabına hasar verildi.O carro abre-alas quebrou na armação da escola.
Bir dönem özel bir okulda öğretmenlik yapmıştır.Tornou-se por fim numa escola particular.
Okulda oldukça popülerdir ve herkesle iyi anlaşır.No colégio é muito querida por todos.
Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır.Preocupa-se muito em ser popular em sua escola.
Okulda iyi bir öğrenci olarak dikkat çekti.Na escola foi considerado um aluno brilhante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod