Ana içeriğe geç
Sözlük

okulda ile cümle

okulda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köyün içme suyu şebekesi vardır. ancak kanalizasyon şebekesi yoktur sadece okulda foseptik bulunmaktadır.Una de las niñas más jóvenes necesita ir al baño, pero por supuesto no hay baño para mujeres en el estadio.
Kasım 1911'de okuldan mezun olarak Ocak 1912'de Teğmenliğe atandı.En esta Escuela obtuvo el grado de Teniente en Campaña el 11 de abril de 1937.
Okulda çok başarılıdır, hatta okulun en iyisidir.A la escuela, nuestro mejor esfuerzo.
Okulda laboratuvar mevcuttu.Material de laboratorio escolar.
Bu sırada Müdür Wood işini bitirmiş, okuldan çıkmaktadır.Comienza con el director de la escuela saliendo de su oficina.
Sağlık sorunları nedeniyle eğitimine bir süre ara veren Pura, 1948 yılında okuldan mezun oldu.Debido a su grave estado de salud se retiró de la enseñanza en 1923.
1858-1866 yılları arasında, Cernauti'deki okulda öğrenim gördü.Desde 1884 hasta 1886 enseñó en la Escuela de Valencia.
Okuldan geçen hafta ayrıldı.Ha lasciato la scuola la settimana scorsa.
Tom sınavda kopye çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.Tom fu sorpreso a copiare durante l'esame e venne espulso dalla scuola.
Tom okuldan kovuldu.Tom è stato espulso da scuola.
Okuldan sonra onun hakkında konuşalım.Parliamone dopo la scuola.
Tom'un bugün okulda neden olmadığını bilmem gerekiyor.Devo sapere perché Tom era assente da scuola oggi.
Pazartesi okulda görüşürüz.Ci vediamo lunedì a scuola.
Okuldan sonra genellikle ne yaparsın?Che fai di solito dopo la scuola?
Hangi Üniversitede, Okulda?"."Immaginate che inferno, a scuola?"
Okuldan nefret ederim.Io la scuola la odio.
Okulda Uryū, en yüksek notları alan öğrencidir.A scuola, Uryū è lo studente con il più alto punteggio.
14 yaşında okuldan ayrıldı ve 15 yaşında "Hispano Norteamericano Comité" 'den burs kazandı.A 14 anni abbandonò la scuola e a 15 vinse una borsa di studio del Comité Hispano Norteamericano.
Sen ne cehennemsin?") yazan tişörtler, birçok okulda yasaklandı.Who the hell are you?") fu vietata in molte scuole pubbliche.
Cooper, 2013 yılında okuldan mezun olduktan sonra WWE'ye katıldı.Cooper si è unito alla WWE alla fine del college nel 2013.
Grubun okuldaki yıl sonu partisinde çalmasına fırsat verilir.Vi è la possibilità di partecipare al Ballo di fine anno della scuola.
Uzun yıllardır ilk kez bir okulda bulunuyordu ve utangaçtı, sınıf arkadaşlarıyla iyi geçinemiyordu.Era la prima volta che tornava a scuola dopo diversi anni, ed era a disagio con i suoi compagni di classe.
Ceren (Merve Çağıran) (Fi), Duru'nun okuldan en yakın arkadaşı.Glucklich ist, wer vergißt (Felice è colui che dimentica) op.
Babası çileli hayattan sonra eve döndükten sonra, yerel bir okulda İngilizce öğretti.Sopravvisse allo sterminio e, dopo essere tornato a casa, insegnò inglese nelle scuole locali.
Bu okulda üç yıl kaldıktan sonra, bir Fransız hocayla beraber yurtdışına gitti.Dopo aver trascorso più di tre anni al college, egli iniziò a viaggiare all'estero con un tutore francese.
Okuldaki spor ve kültürel olaylara ev sahipliği yapmaktadır.A scuola avvengono i festival di atletica e quello culturale.
Okuldan nefret eder, tembeldir ve güç gerektiren işleri yapmayı sevmez.Detesta lavorare e faticare oltre il necessario.
Bu okulda tanıştığı Zoltán Kodály ile birlikte bölgenin halk müziklerini derledi.Lì incontrò Zoltán Kodály con cui raccolse molta musica popolare dalla regione.
Aynı zamanda okuldaki yabancı öğrenci sayısı da önemli bir yüzdeye sahiptir.Anche i professori del liceo sembrano avere una vita abbastanza complicata.
200 kadar öğrenci ücretsiz olarak okumaya başladı ve 100 yeni öğrencinin de, okulda eğitim görmeye başladı.La regina prendeva due ore di lezioni al giorno e anche i giovani principi divennero suoi allievi.
Okuldaki bir öğretmendir.È un insegnante della scuola.
Ardından okuldan kaçar.Si dimette dalla scuola.
İlk defa bu okulda kendi oluşturduğu yeni tarzda öğretimi uyguladı.È prima generazione nello stile da lui insegnato.
Okulda üç enstitü vardır.L'istituto comprende tre scuole.
Okuldaki diğer banyolar sadece duş özelliğine sahiptir.Tutti gli alunni sono alloggiati in camera singola con bagno individuale.
Bununla birlikte filmin galasına okuldaki sınavvıları nedeniyle katılamadı.A causa della chiamata alle armi non riesce a terminare gli studi all’Accademia.
Annesi Sandra o okulda bir İngilizce öğretmeniydi.La madre, Claudia, è anche la professoressa di inglese nella scuola.
Okuldan ve ev ödevlerinden nefret eder.Adora il giardinaggio e la scuola.
Adam gönderildiği okulda Jake adında bir maymunla tanışır ve Jake onun en iyi arkadaşı olur.Qui fa la conoscenza della scimmia ragno Jake, un combinaguai che diventerà il suo migliore amico.
Her bir öyküde Meltem'in okulda, evde ve mahallede yaşadıkları anlatılıyor.I telefilm raccontano le sue avventure a scuola, a casa e nel quartiere.
Okuldaki derslerine çok önem verir,kitapları sever.È abbastanza impacciata negli sport e ama leggere libri.
Ailenin Oklahoma'da kalan tek çocuğudur, yerel bir okulda öğretmenlik yapar.La loro figlia unica, Midori, fa la maestra in una città vicina.
Okuldaki en çekici kızdır.È la ragazza più carina a scuola.
Okulda pek çok arkadaşı vardır ve bunların hepsi hayalettir.A scuola ha molte ammiratrici e un fan club.
Bir sonraki eğitim-öğretim yılında ise aynı okulda lise öğrenimine başlamıştır.Inizia quindi un nuovo anno scolastico, questa volta alle scuole superiori.
Okulda Fransızca öğrendiğini biliyorum.Мне известно, что ты изучаешь французский в школе.
Okuldan eve az önce geldiler.Они только что пришли домой из школы.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.Вернувшись домой из школы, она принялась помогать матери на кухне.
Bugün okulda kötü bir şey oldu mu?Что-то плохое произошло сегодня в школе?
O, okulda Latince öğrendi.Она изучала латынь в школе.
Tom'un neden bugün okulda olmadığını biliyor musun?Ты знаешь, почему Тома не было сегодня в школе?
Türkiye'de her okulda Atatürk büstü zorunludur.В Турции в каждой школе обязателен бюст Ататюрка.
Okuldan sonra hemen eve gideceğini biliyorsun.Ты же знаешь, что сразу после школы ты должна приходить домой!
Okulda birinci sınıf öğrencileri Noel süslemeleri yapıyorlar.В школе первоклассники мастерят рождественские украшения.
George Costanza (Jason Alexander) – George okuldan beri Jerry’nin en iyi arkadaşıdır.Джордж Костанза (Джейсон Александер) — лучший друг Джерри ещё со школьных времён.
O, 3 sene bu okulda rus dilinde eğitim almış.В течение трех лет он получает в этой школе образование на русском языке.
Babası onu, sekizinci sınıfa gittiği sıralarda bütünüyle okuldan aldı.Её отец забрал её из школы, когда она была в восьмом классе.
Okuldan nefret ederim.Я ненавидел школу.
Daha sonra uluslararası bir okulda eğitim gördü (Korea Kent Foreign School).Посещала корейскую школу для иностранцев (Korea Kent Foreign School).
Okulda onu herkes sever.Его любит вся школа.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
okulda ile cümle - Sayfa 28 - okulda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App