William okula hiç gitmedi ve evde annesi tarafından eğitildi.Nechodil do štátnej školy, vyučovala ho matka.
Yedinci sınıfa kadar okula gitmiş ve sonra eğitimine mektuplarla devam etmiştir.Do sedmega razreda se je šolala v javni šoli, potem pa je s šolanjem nadaljevala preko dopisovanja.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.V šolo ni hodil redno.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Otroci so povedali, da bodo oni šli k njej v šolo.
Spor bursunu kaybedince parası olmadığı için okula devam edemedi.Zaradi pomanjkanja denarja ni mogla nadaljevati šolanja.
Aksi takdirde seviye değişimleri ya da okula dahil olma işlemi gerçekleşmez.Ravno zaradi tega ne moremo govoriti o njihovem skupnem slogu ali šoli.
On iki yaşında iken, ailesi Stoke Newington'a taşındılar ve Sewell ilk kez burada okula gitti.Ko je dopolnila dvanajst let, se je družina preselila v Stoke Newington, Anna pa je prvič šla v šolo.
Burada tekrar okula başladı.Tu je nadaljevala šolanje.
Bir çocuk 4 veya 5 yaşında okula gitmeye başlar.Deček je šel zdoma v šolo s 6 ali 7 leti.
Gençken, okula giderken sabah gökyüzü maviydi ve bana gökyüzü siyah gibi geliyordu.Nebo, zaradi lomljenja Sončeve svetlobe izgleda modro, ponoči pa je temno.
Eğitim hakkının engellenmesine karşı, "Öğrenci kimliği olan herkes okula" şiarını ortaya atar.Tako je katerikoli priden študent protiprimer izjavi »vsi študentje so leni«.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.Otroci so v šolo prihajali peš.
O zamanlarda, okula kabul edildiğinde, sıra dışı bir şekilde gençti, sadece 14 yaşındaydı.Tada būdamas 14 metų, jis buvo neįprastai jaunas.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Skaityti pradėjo dar neidamas į mokyklą.
Erkek öğrencilerin de okula alınacak olması lisenin isminin değiştirilmesini gündeme getirdi.Pakeitus mokyklos vardą, pakeista ir mokyklos emblema.
Okula internet, Kasım 2008'de nihayet gelmiştir.1998 m. gruodžio mėn. įkurta mokyklos interneto svetainė.
Annesini hep okula çağırırlardı.Dėl to mama buvo kartą pakviesta į mokyklą.
Okula kitapsız ve formasız gidiyorlar.Gimnazijoje užtikrinama formaliojo ir neformaliojo ugdymo dermė.
Örneğin aşağıdaki cümlelerdeki "tüm" kelimeler basit halidedir: Ben dün okula gitmedim.Papildinys gali būti reiškiamas ir ne vienu žodžiu: Mus visus įkurdino mokyklos bendrabutyje.
Okula kaydını yaptırarak; üç yıl boyunca öğrenim gördü.Po trejų metų studijų jo mokinys jį nugalėjo.
Hızlı yürürse zamanında okula varabilir.Ekspozicija sparčiai augo, kol ilgainiui mokykloje nebeužteko vietos.
William okula hiç gitmedi ve evde annesi tarafından eğitildi.Jis niekada nelankė mokyklos – tėvai jį mokė namuose.
Servis iptal olduğu için okula babamla gideceğim.Savo šeimos ir draugų padedamas baigia mokyklą.
Okula geç kalma.Nevėluok į mokyklą.
Kenji ile aynı okula gidiyorum.Aš einu į tą pačią mokyklą kaip Kenji.
O çoğu zaman okula geç kaldı.Ji paprastai vėluodavo į mokyklą.
Tom yarın bizim okula geliyor.Tomas rytoj ateina į mūsų mokyklą.
Okula zamanında vardım.Buvau mokykloje laiku.
Geç kalktı ve okula geç kaldı.Vėlai atsikėlė ir pavėlavo į mokyklą.
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.Labai vėlai atsikėliau ir pavėlavau į mokyklą.
Okula başladıktan kısa bir süre sonra Lawrance üç tekerlekli bisikletinden düştü ve kolunu kırdı.Läinud äsja kooli, kukkus Bragg kolmerattalise ratta pealt ning murdis käeluu.
Bugün ise tüm yerleşim birimleri okula kavuşmuştur.Nüüdseks on kõik hooned kogudusele tagastatud.
11 yaşına kadar tam zamanlı olarak okula gitmemiştir.Pidevalt hakkas ta koolis käima alles 11-aastaselt.
Okula gitmek yerine evde eğitim almayı tercih etti.Kooliskäimise asemel õpetati teda kodus.
Saldırgan, 18 yaşındaki Pekka-Eric Auvinen, o günün sabahı okula yarı otomatik bir silah ile girdi.Tulistajaks osutus 18-aastane sama kooli õpilane Pekka-Eric Auvinen.
Böylece bu küçük kızların okula devam etmeleri için daha fazla vakitleri oluyor.Lubada lastele rohkem aega kooliskäimiseks.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Seal läks poiss kooli.
‘Minna Citron, 95, Eseri iki okula dağıtılmış sanatçı.’Lavastaja Lembit Peterson, IX lennu diplomilavastus, Ugala teater.
1992 yılında okula kız öğrenciler de alınmaya başlamıştır.Alles aastast 1952 õpivad koolis ka tütarlapsed.
Vĕrenekensem şkula kayrăś = Öğrenciler okula gittiler.Mihkel Kärmas: jah, mind kiusati koolis.
Çünkü ilköğretim zorunlu olmasına rağmen sadece 5 Müslüman çocuktan biri okula gidiyordu.Kuigi kõik õpilased pidid valima ühe instrumendi, oli Sarah ainus, kes õppis laulma.
Polonya'da bazı okularda grev süreleri üç yıla kadar çıkmıştı.Keenias lõppes kolm nädalat kestnud õpetajate streik.
Okular, 2005 Google Summer of Code proje yarışmasında başlamıştır.Alates aastast 2005 on Inkscape osalenud Google Summer of Code'i projektis.
Okula silah getirir ve bazı öğrencileri rehin alır.Tartu ülikooli üliõpilaskonda ning õppejõude tabasid repressioonid ja küüditamine.
Diana 7 yaşındayken okula başladı.Henry läks kooli 6-aastaselt.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.100 milionów dzieci chodzi do szkoły, lecz nie umie czytać. 125 milionów dzieci nie zna matematyki.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.100 милиона деца, които ходят на училище, но не могат да четат, 125 милиона, които не могат да смятат.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.100 миллионов ходят в школу, но не умеют читать, 125 миллионов не знают даже основ арифметики.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.100 מיליון ילדים שהולכים לבית ספר אבל לא יודעים לקרוא, 125 מיליון שלא יודעים מתמטיקה בסיסית.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.또, 학교에 다니면서도 글을 읽지 못하는 1억 명의 아이들이 있었고, 기본적인 셈을 못 하는 1억 2500만 명의 아이들이 있었습니다.
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.1億人の子供たちは 文字を読めず 算数の基礎ができません また学校教育にあてられた2500億ルピーの
100 milyon çocuk okula gidiyor fakat okuyamıyor, 125 milyonu basit matematik işlemlerini yapamıyor.Também soubemos que dos 250 mil milhões de rupias indianas que estavam atribuídas à escola governamental.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.2015년에는 학교에 가고 싶어하는 15세 미만의 모든 어린이들은 원하는 학교에 통학할 수 있게 될 것입니다.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.2015-re minden 15 évnél fiatalabb gyerek, aki akar tanulni, tanulhat.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Chaque enfant jusqu'à l'âge de 15 ans qui veut une place à l'école sera en mesure d'en avoir une en 2015.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Elk kind tot 15 jaar dat een plek op een school wil zal er een kunnen krijgen in 2015.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Každé dítě do věku 15 let, které chce chodit do školy, bude mít tu možnost v roce 2015.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Každému dieťaťu do pätnásteho roku, ktoré bude chcieť navštevovať školu to bude v roku 2015 umožnené.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Ogni bambino fino ai 15 anni che desidera un posto a scuola potrà averlo nel 2015.
15 yaşından küçük olan ve okula gitmek isteyen her çocuk 2015 yılında bunu yapabilecek.Orice copil până la vârsta de 15 ani care vrea sa meargă la şcoală va putea să o facă în 2015.