Yarın okula gitmek istemiyorum.(나는 매일 학교에 간다) I will go to school tomorrow.
1961-1971 yıllarında burada okula gitti.1961–1962년에는 시카고 대학교에 있었다.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.그리고 다음 날, 미즈호는 학교와 연습에 모습을 비추지 않고, 그 후로도 더 이상 모습을 보이지 않는다.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.취미는 오토바이 운전으로, 학원에도 오토바이로 통학한다.
Çocuklar, altı yaşına ulaştıklarında Ağustos ayında okula başlarlar.아이들은 6살 때 초등학교에 입학하며 6년간 다닌다.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.(아이들은 학교에 와야 한다.)
Okula başvurduklarında ise okul müdürü mahkeme'ye gidip yaşını büyültmelerini söylemiştir.그가 학부모의 밤에서 설명회를 하고 있을 때 경찰이 출동하자 그는 다급히 학교를 뛰쳐나오고, 학교 교장에게는 항의가 빗발친다.
Ayrıca Alican bu sezonda okula gitmiştir.기록에 따르면 그는 여름 학교에도 출석해야만 했다.
Dinî günler ve pazar günleri dışında öğrenciler her gün okula giderdi.학생들은 종교 축제나 장날 외에는 매일 학교에 갔으며, 여름 방학도 있었다.
Yedinci sınıfa kadar okula gitmiş ve sonra eğitimine mektuplarla devam etmiştir.스튜어트는 7학년까지 학교를 다녔고, 그 이후로 통신교육을 받았다.
Çocukların okula başlamasıyla birlikte üstbiliş becerilerindeki gelişim de hızlanır.발육이 빨라 형과 같이 학교생활을 시작한다.
Okul görevlileri White'ın annesine onu okula göndermemesi gerektiğini söylediler.백인 지주는 그녀의 어머니에게 흑인들은 교육이 필요하지 않다고 말했다.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.학교를 다닌 적도 없었다.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.학교에 등교하지 않고 거리를 배회하고 있다.
Oğlu Arthur okula gittiği için büyükannesi ile birlikte kaldı.알렉스는 부모님에게 학교를 갔다며 거짓말을 한다.
Kasaba başbakan Margaret Thatcher'ın doğum yeri ve Isaac Newton'un okula gittiği yer olarak tanınır.마거릿 대처 전 영국 총리의 출생지이며 아이작 뉴턴이 다녔던 학교가 있는 곳이기도 하다.
Okula gidiyorum.나는 학교에 가요.
Ben okula gidiyorum.나는 학교에 가요.
Çocukların okula gitmesi gerekiyordu.הילדים הורשו ללכת לבית הספר.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.בבוקר שאחרי מרגו לא מגיעה לבית ספר, וכך במשך 3 ימים.
Okula geri dönerek müzik anlayışını geliştirmeyi planlıyordu.הוא תיכנן לחזור ללימודים ולשפר את הידע שלו במוזיקה.
11 yaşına kadar tam zamanlı olarak okula gitmemiştir.היא לא למדה באופן סדיר בבית הספר עד להיותה בת 11.
Öğrenciler Hogwarts Express ile okula gelirler.לבית הספר מגיעים ברכבת המכונה "הוגוורטס אקספרס".
O dün okula gitmemiş.הוא לא למד בבית ספר תיכון.
1937 yılında da okula tekrar döndü.בשנת 1937 חזר להלחין.
1956 yılında, kırk siyahi öğrenci beyaz öğrencilerin okuduğu bir okula başvuruda bulundu.בשנת 1956 הפנו ארבעים תלמידים אפרו-אמריקאים בקשה לעבור לבתי ספר לבנים.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.היא מעולם לא זכתה ללמוד בבית הספר.
On iki yaşında iken, ailesi Stoke Newington'a taşındılar ve Sewell ilk kez burada okula gitti.כשהייתה בת 12 עברה משפחתה לגור בסטוק ניואינגטון, שם החלה לראשונה ללמוד בבית ספר.
Sağlık durumundan dolayı okula devam edememiş, evde özel öğretmenler tarafından eğitilmişti.עקב מחלתו לא למד בבית ספר אלא באמצעות מורה פרטי.
Şahıs eklerini yüklem olan sözcük alır: Okula gidiyor musunuz?האבא צועק :"קום, אתה צריך ללכת לבית-ספר".
Böylece, giriş sınavını geçen Marić, 1892 yılında onuncu sınıftan okula başladı.מאריץ' עברה את מבחני הכניסה, ונכנסה לכיתה י' בשנת 1892.
Ernie Macmillan, Harry ile aynı yıl okula başlayan bir Hufflepuff öğrencisidir.ארני מקמילן לומד באותה שכבה עם הארי.
Pacific Coast Academy (PCA) adlı okula artık kız öğrenciler de kabul edilmektedir.הדמויות הראשיות לומדות בפנימייה בשם PCA - Pacific Coast Academy, בה מתרחשת העלילה.
1992 yılında okula kız öğrenciler de alınmaya başlamıştır.ב-2007, החל בית הספר לקבל גם בנות.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.הבנים התקבלו ללימודים החל מגיל ארבע.
Daha sonra kardeşi Charlotte ile birlikte Brüksel'deki özel bir okula devam etmiştir.יחד עם אחיו פתח בית ספר בבסרביה.
Hiç okula gitmediği için Türkçe öğrenememiştir ve okuma yazması yoktur ancak Arapça bilmektedir.העם הפשוט לא ידע לקרוא כלל, אך דיבר מצרית.
On bir yaşında yatılı okula gönderildi ve okulun yemekleri kötü ve de disiplini çok sertti.Той е изпратен в интернат на единадесетгодишна възраст, където храната е лоша и дисциплината сурова.
O dün okula gitmemiş.Не е учил в колеж.
Yedinci sınıfa kadar okula gitmiş ve sonra eğitimine mektuplarla devam etmiştir.Посещава училище до седми клас, след което минава на домашно обучение.
Cézanne Aix-en-Provence'da doğmuş ve orada okula gitmiştir.Сезан е роден в Екс ан Прованс и там започва училище.
Dinî günler ve pazar günleri dışında öğrenciler her gün okula giderdi.Учениците ходели на училище всеки ден, освен по време на религиозни празници и пазарни дни.
Okula kitapsız ve formasız gidiyorlar.Той израства без училище и остава неграмотен.
Nancy okula gitmek üzere Glen ile birlikte arabaya biner.Двамата с Рин ходят заедно на училище.
O dün okula gitmemiş.U školi se nije istaknuo.
Taşımalı olarak çevre köylerden okula öğrenciler de gelir.U školu dolaze i djeca iz susjednih sela.
Justin Finch-Fletchley, Harry ile aynı yıl okula başlayan Muggle doğumlu bir Hufflepuff öğrencisidir.Justin Finch-Fletchley na istoj je godini kao i Harry.
Okula Essex'de gitti.Studirao je na Sveučilištu u Essexu.
Ernie Macmillan, Harry ile aynı yıl okula başlayan bir Hufflepuff öğrencisidir.Ernie Macmillan na istoj je godini kao i Harry.
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.U slobodno vrijeme, McMahon voli surfati, voziti bicikl i kuhati.
Pacific Coast Academy (PCA) adlı okula artık kız öğrenciler de kabul edilmektedir.Fitness studio i bazen susjednog Theresianuma (privatna srednja škola) dostupni su i za studente akademije.
Okula gidebilirler ve bir aileye ait olma duygusuna sahiptirler.Žude za pažnjom i potreban im je osjećaj pripadnosti obitelji.
Japon lise öğrencileri yılda 35 hafta okula gider.Japanski srednjoškolci idu u školu 35 tjedana godišnje.
Daha sonra kardeşi Charlotte ile birlikte Brüksel'deki özel bir okula devam etmiştir.Neskôr spolu so sestrou Charlottou navštevovala súkromnú školu v Bruseli.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Písaniu sa začal venovať až po príchode na univerzitu.
Okula gitmek artık bir mecburiyet de değildi.Nedokončila ani povinnú školskú dochádzku.
Çok fakir olduğu için okula devam edememiştir.Kvôli chudobe však nemohol dokončiť strednú školu.
Burada tarım eğitimi veren bir okula göderildi.Neskôr tu bola zriadená poľnohospodárska škola.
Burada 2 yıl daha okula gitti.Za univerzitu hral ešte dva roky.
1968–1969 öğretim yılında okula 12 derslikli bir bina eklenmiştir.V školskom roku 1962/63 sa začalo vyučovať v novopostavenej školskej budove s 13 učebňami.