Ana içeriğe geç
Sözlük

okula ile cümle

okula kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Okulun büyümesindeki en büyük sebep ise okula ait mal varlığının olmasıdır.Den viktigste årsaken til at kvinner ble gitt adgang til studenthjemmet var økonomi.
Gorki yalnızca birkaç ay okula gidebilir.Men Gu gikk bare tre år på skole.
On yıl kadar kaldığı bu okula sonunda öğretmen olur.Hun gikk nå inn i en tiårsperiode som lærer.
UNESCO’ya göre, gelişmekte olan ülkelerde engelli çocukların %90’ı okula gitmiyor.Fødselsregistrering via SMS: halvparten av alle barn i utviklingsland registreres ikke ved fødselen.
Okula başlayan çocuk çok mutludur.Alle gutter som har begynt på skolen kan bli medlemmer.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.Ia tidak pernah datang ke sekolah.
Veliaht Prens Lee Shin ile aynı okula gitmektedir.Dia menghadiri sekolah yang sama dengan Lee Shin, pangeran mahkota Korea Selatan.
Japon gazetelerinde yayınlanan haberlere göre İsviçre'de Bern yakınlarında okula gitti.Menurut laporan yang dimuat dalam surat kabar Jepang, Kim pernah bersekolah di Bern, Swiss.
Harry Potter'ın okula başlamasından bir yıl önce okuldan mezun olmuştur.Ia lulus dari Hogwarts setahun sebelum Harry Potter mulai bersekolah di sana.
Yerel okula gitti ama burada köylü çocukları ile olan ilişkileri onu zorladı.Namun dia tetap bersekolah dan bergaul dengan anak-anak desa perjuangan tersebut.
Kırsal güneyde Ostrobothnia'da bir tavuk çiftçisinin kızı olarak büyüdü ve Jalasjärvi'de okula gitti.Ia tumbuh di pedesaan Ostrobothnia Selatan, sebagai putri dari peternak ayar, dan bersekolah di Jalasjärvi.
Daha sonra öğrencilerin okula geri alınacağı açıklandı.Mahasiswa dijamin akan pulang dengan aman.
O zamanlarda, okula kabul edildiğinde, sıra dışı bir şekilde gençti, sadece 14 yaşındaydı.Seperti biasa pada saat itu, dia masih sangat muda - hanya sembilan tahun.
Orada 7 Seas High adlı okula giderler.Ia saat ini bersekolah di SMA Negeri 7 Tangerang Selatan.
Öğrenciler Hogwarts Express ile okula gelirler.Akibatnya, mereka ketinggalan Hogwarts Express.
Bu okula kaydı, Ruslaşma tehlikesi olarak görüldüğü için Türk cemaatince tenkit edildi.Pameran ini ditutup oleh polisi karena dianggap radikal.
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.Setiap hari pagi-pagi sekali ia sudah berangkat ke sekolah.
Okula geri dönene kadar da beraber yaşayacaklardır.Ia senang bekerja sampai lupa sekolah kembali.
Okuduğu okula isimi verilir. ^ "MƏMMƏDOV SEYMUR QƏHRƏMAN oğlu". veten-ugrunda.az.Namanya dijadikan nama perguruan tinggi, yaitu STAI DR.KHEZ. Muttaqien (STAI Muttaqien) di Purwakarta.
1924 yılında okula gitmeye başladı.Ia lulus kuliah pada tahun 1924.
Öğrenci öğretmen olarak kısa bir girişten sonra devam ettiği okula öğretmen oldu.Kariernya dimulai sebagai seorang guru sesudah pendidikan menengah yang singkat.
Burada gündüzleri okula gidip geceleri çalışıyordu.Ia kuliah sewaktu siang, dan menulis pada malam hari.
Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi.Ia mulai bekerja sebelum tamat belajar di sekolah.
Burada tekrar okula başladı.Hari ini mereka sudah mulai kembali sekolah.
Daha sonra okullara isim verilince okula ünlü yenilikçi III. Selim'in ismi verilmiştir.Pada perkembangannya selanjutnya sekolah ini dikenal dengan nama SMAN 3 Teladan.
Okula kısa bir süre devam edebildi.Pun di sekolah ini tak lama.
Zlatoust'ta askeri okula gönderildi.Jadi Vince dikirim ke sekolah militer.
Okula gidebilirler ve bir aileye ait olma duygusuna sahiptirler.Chúng có thể đến trường và vẫn có cảm giác thuộc về một gia đình.
Japon gazetelerinde yayınlanan haberlere göre İsviçre'de Bern yakınlarında okula gitti.Theo báo cáo được công bố lần đầu tiên trên các tờ báo của Nhật Bản, ông đã đi học ở Thụy Sĩ gần Bern.
Kırsal güneyde Ostrobothnia'da bir tavuk çiftçisinin kızı olarak büyüdü ve Jalasjärvi'de okula gitti.Cô lớn lên ở nông thôn miền Nam Ostrobothnia, con gái của một nông dân chăn nuôi gà, và đi học ở Jalasjärvi.
1821'de Edward, Bury St Edmunds'da okula gönderildi.Năm 1821, ông được đi học ở Bury St Edmunds.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.Cô đã không bao giờ học đại học.
On bir yaşında yatılı okula gönderildi ve okulun yemekleri kötü ve de disiplini çok sertti.Vào năm 11 tuổi ông được gửi vào trường nội trú, nơi có đồ ăn nghèo nàn và kỷ luật khắt khe.
Kadınların okula alınmasına ise ilk olarak 1895 yılında izin verildi.Phụ nữ đã được phép ghi danh vào trường kể từ năm 1895.
11 yaşına kadar tam zamanlı olarak okula gitmemiştir.Bà không đi học toàn thời gian cho đến khi bà mười hai tuổi.
Sinds wanneer ga je al naar school?: Ne zamandan beri okula gidiyorsun?(Anh công tác ở trường này bao lâu rồi ?)
Okula başladıktan kısa bir süre sonra Lawrance üç tekerlekli bisikletinden düştü ve kolunu kırdı.Một thời gian ngắn sau khi đến trường, khi ông 5 tuổi, William Lawrence Bragg bị ngã xe đạp và bị gãy tay.
Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Trong khi đi học, anh đã phải đi làm thêm ở một lò bánh.
Fakat mahallede okula giden çocuk bulunmamaktadır.Nhưng mà trẻ con ở đó không có được đi học.
Sabahları okula gidildi, öğleden sonra yürüyüşler düzenlendi.Buổi sáng ông đi học, buổi chiều ông phụ mẹ kế làm ruộng.
İlkokul, okula bağlı olarak dört, beş veya altı yıldır.Cấp tiểu học kéo dài đến lớp bốn, năm hoặc sáu, tùy theo trường học.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.Nhưng khi đến nơi, thay cho việc vào học thì Ông lại được cử đi dạy!
Orada 7 Seas High adlı okula giderler.Theo đó, anh có tên trong cấp 7 về tình trạng sức khỏe.
Kızlarla yaşıttır ve onlarla aynı okula gider.Họ sống chung phòng và đi học cùng lớp.
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.Chẳng hạn: Sáng nay bạn An đi học.
Okula mı gidiyorsunuz?Thế mày có đi học không?"
Kanae sörf yapmayı sever ve okula bir motorsikletle gider.Kanae thích lướt sóng và đi xe máy tới trường. Cô ấy không biết mình muốn làm gì trong tương lai.
Dokuz yaşındayken Holstein Hohenfeld'e yatılı olarak bir okula gönderildi.Lên 9 tuổi, ông vào học nội trú ở Hohenfelde tại Holstein.
Hiçbir zaman okula gitmemiştir.学校に通った事はない。
O dün okula gitmemiş.(私は昨日学校へ行った。
Burada gündüzleri okula gidip geceleri çalışıyordu.昼間は働き夜は勉強した。
Servis iptal olduğu için okula babamla gideceğim.反乱時に父と一緒に村を出たために中学は中退。
Kasaba başbakan Margaret Thatcher'ın doğum yeri ve Isaac Newton'un okula gittiği yer olarak tanınır.以前、イギリスの首相を勤めたマーガレット・サッチャーの生誕地として、またアイザック・ニュートンが通った学校があることで知られている。
Örneğin: Arkadaşım okula geleceğini söyledi.本人曰く、塾に通っているらしい。
Okula gitmeleri hep ertelenmiştir.放課後はいつも居残り。
Benim de okula devam edebilmem mümkün değildi.学校にも通わせてもらえなかった。
1992 yılında okula kız öğrenciler de alınmaya başlamıştır.1992年 男子学生が入学。
Burada tekrar okula başladı.彼はここでもまた学校を設立した。
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.午前授業日は登校便のみ運転。
Örneğin aşağıdaki cümlelerdeki "tüm" kelimeler basit halidedir: Ben dün okula gitmedim.その他にもアニメ『耳をすませば』を元にした「私、高校には行かない。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
okula ile cümle - Sayfa 42 - okula kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App